Ana içeriğe geç
Sözlük

diyar ile cümle

diyar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.L'altro aveva la diarrea.
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.Le second patient avait une diarrhée.
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.Ten druhý měl velký průjem.
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.Ο άλλος νόμιζα ότι είχε διάρροια.
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.В іншого була сильна діарея.
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.Другият страдаше от диария.
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.У другого была сильная диарея.
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.לחולה האחר היה שילשול חריף
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.الاخر كان مصاباً بالإسهال.
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.水分補給の輸液点滴を指示した上で
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››Aku marah dan bersumpah, 'Mereka tak akan masuk ke negeri itu untuk mendapat istirahat bersama Aku.'
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››Am jurat dar în mînia Mea că nu vor intra în odihna Mea!``
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››Assim jurei na minha ira: Não entrarão no meu descanso.
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››Como juré en mi ira: "¡Jamás entrarán en mi reposo!
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››Così ho giurato nella mia ira: Non entreranno nel mio riposo
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››daß ich auch schwur in meinem Zorn, sie sollten zu meiner Ruhe nicht kommen."
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››In Zijn toorn heeft Hij Zichzelf plechtig beloofd hen nooit in Zijn rust te laten leven. (A)
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››Jakom przysiągł w gniewie moim, że nie wnijdą do odpocznienia mojego.
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››ja niin minä vihassani vannoin: `He eivät pääse minun lepooni`."
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››Je jurai donc dans ma colère: Ils n`entreront pas dans mon repos!
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››내가 노하여 맹세한 바와 같이 저희는 내 안식에 들어오지 못하리라 하셨다 하였으니
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››Nầy là lời thề mà ta lập trong cơn thạnh nộ , rằng : Chúng_nó sẽ chẳng hề vào sự yên_nghỉ của ta .
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››Nầy là lời thề mà ta lập trong cơn thạnh nộ, rằng: Chúng nó sẽ chẳng hề vào sự yên nghỉ của ta.
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››så jeg svor i min Vrede: Sandelig, de skulle ikke gå ind til min Hvile" -
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››så jeg svor i min vrede: Sannelig, de skal ikke komme inn til min hvile!
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››Så svor jag då i min vrede: De skola icke komma in i min vila.»
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››tako da sem prisegel v jezi svoji: Ne pridejo v pokoj moj!“
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››Takže jsem přisáhl v hněvě svém, že nevejdou v odpočinutí mé.
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››takže som prisahal vo svojom hneve: Nevojdú do môjho odpočinku!
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››Úgy hogy megesküdtem haragomban, hogy nem fognak bemenni az én nyugodalmamba.
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››ουτως ωμοσα εν τη οργη μου, δεν θελουσιν εισελθει εις την καταπαυσιν μου
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››посему Я поклялся во гневе Моем, что они не войдутв покой Мой.
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››так що поклявсь я в гнїві моїм: Чи (коли) ввійдуть вони в відпочинок мій.
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››אשר נשבעתי באפי אם יבאון אל מנוחתי׃
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››حتى اقسمت في غضبي لن يدخلوا راحتي.
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››我 就 在 怒 中 起 誓 說 、 他 們 斷 不 可 進 入 我 的 安 息 。
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››我 就 在 怒中 起誓 說 、 他 們斷 不 可 進入 我 的 安息 。
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.A sír és a meddõ asszony, a föld meg nem elégszik a vízzel, és a tûz nem mondja: elég!
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.Dødsriget og det golde Moderliv, Jorden, som aldrig mættes af Vand, og Ilden, som aldrig får nok.
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.gli inferi, il grembo sterile, la terra mai sazia d'acqua e il fuoco che mai dice: «Basta!»
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.Grob in maternica neplodna, zemlja, ki se ne napoji vode, in ogenj, ki ne pravi: Dovolj.
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.Grób, i żywot niepłodny, ziemia też nie bywa nasycona wodą, a ogieó nie mówi: Dosyć.
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.곧 음부와 아이 배지 못하는 태와 물로 채울 수 없는 땅과 족하다 하지 아니하는 불이니라
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.o Seol, a madre estéril, a terra que não se farta d'água, e o fogo que nunca diz: Basta.
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.peklo a život neplodnej; zem sa nenasýti vody, a oheň nepovie: Dosť.
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.Peklo a život neplodné, země též nebývá nasycena vodou, a oheň neříká: Dosti.
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.Tức là âm phủ, người đờn bà son sẻ, Ðất không no đủ nước, Và lửa mà chẳng hề nói: Ðủ rồi!
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.Tức_là âm_phủ , người đờn bà son_sẻ , Ðất không no_đủ nước , Và lửa mà chẳng hề nói : Ðủ rồi !
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.tuonela, hedelmätön kohtu, maa, joka ei saa kylläänsä vedestä, ja tuli, joka ei sano: "Jo riittää".
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.Ο αδης, και η στειρα μητρα η γη, ητις δεν χορταινει απο υδατος, και το πυρ, το οποιον δεν λεγει, Αρκει.
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.Адът и неплодната утроба, Земята, който не се насища с вода, И огънят, който не казва: Стига;
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.Преисподняя и утроба бесплодная, земля, которая не насыщается водою, и огонь, который не говорит: „довольно!"
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.שאול ועצר רחם ארץ לא שבעה מים ואש לא אמרה הון׃
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.الهاوية والرحم العقيم وارض لا تشبع ماء والنار لا تقول كفا
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.就 是 陰 間 和 石 胎 、 浸 水 不 足 的 地 、 並 火
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.就是 陰間 和 石胎 、 浸水 不足 的 地 、 並火
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Caminho de Seol é a sua casa, o qual desce �s câmaras da morte.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Casa ei este drumul spre locuinţa morţilor, drumul care pogoară spre locaşurile morţii.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Cesty pekelné dům její, vedoucí do skrýší smrti.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Dom jej jest jako drogi piekielne, wiodące do gmachów śmierci.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
diyar ile cümle - Sayfa 27 - diyar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App