diyar ile cümle
diyar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İşte, Hintlilerin bir de yaşayanlar diyarını Ölüler diyarından ayıran bir nehri vardı.Tudjátok, az indiaiaknak is volt egy folyójuk, amely az élőket elválasztotta a holtak birodalmától.
İşte, Hintlilerin bir de yaşayanlar diyarını Ölüler diyarından ayıran bir nehri vardı.Vedete, anche gli Indiani hanno un fiume che separa la terra dei vivi dalla terra dei morti.
İşte, Hintlilerin bir de yaşayanlar diyarını Ölüler diyarından ayıran bir nehri vardı.Vedeți dvs, și indienii aveau un râu care separa lumea viilor de cea a morților.
İşte, Hintlilerin bir de yaşayanlar diyarını Ölüler diyarından ayıran bir nehri vardı.Víte, také Indové mají řeku jež odděluje říši živých od říše mrtvých.
İşte, Hintlilerin bir de yaşayanlar diyarını Ölüler diyarından ayıran bir nehri vardı.Voyez-vous, les Indiens aussi avaient une rivière qui séparait le monde des vivants de celui des morts.
İşte, Hintlilerin bir de yaşayanlar diyarını Ölüler diyarından ayıran bir nehri vardı.Widzicie, Hindusi także mieli rzekę oddzielającą krainę żywych od krainy umarłych.
İşte, Hintlilerin bir de yaşayanlar diyarını Ölüler diyarından ayıran bir nehri vardı.Βλέπετε, οι Ινδοί είχαν επίσης έναν ποταμό που διαχωρίζει τη γη των ζωντανών από τη γη των νεκρών.
İşte, Hintlilerin bir de yaşayanlar diyarını Ölüler diyarından ayıran bir nehri vardı.У индусов тоже была река, отделяющая землю живых от земли мертвых.
İşte, Hintlilerin bir de yaşayanlar diyarınıOs indianos também tinham um rio que separa a terra dos vivos da terra dos mortos.
İşte, Hintlilerin bir de yaşayanlar diyarınıאתם מבינים, להודים יש גם נהר
İşte, Hintlilerin bir de yaşayanlar diyarınıكما ترون، للهنود أيضا نهر
İşte, Hintlilerin bir de yaşayanlar diyarını生と死の場所を分ける川があります
İşte ortasu komünitesinin diyarına girdiniz.A vtedy ste vstúpili do ríše spoločenstva stredných hĺbok..
İşte ortasu komünitesinin diyarına girdiniz.Bây giờ bạn đã vào đến vương quốc của cộng đồng sinh sống nơi mực nước trung bình.
İşte ortasu komünitesinin diyarına girdiniz.Dotarliście do świata zwierząt śródoceanicznych.
İşte ortasu komünitesinin diyarına girdiniz.E ora siete nel regno delle acque semi-profonde.
İşte ortasu komünitesinin diyarına girdiniz.És itt lépünk be a középső vízrétegek birodalmába.
İşte ortasu komünitesinin diyarına girdiniz.Et maintenant vous êtes entré dans le royaume de la communauté de mi-profondeur.
İşte ortasu komünitesinin diyarına girdiniz.Jetzt haben Sie das Reich der Tiefsee-Gesellschaften erreicht.
İşte ortasu komünitesinin diyarına girdiniz.이제 여러분은 중층(mid-water)의 세계에 도달한 것입니다
İşte ortasu komünitesinin diyarına girdiniz.Nu ben je het rijk van de midwatergemeenschap binnengedrongen.
İşte ortasu komünitesinin diyarına girdiniz.Olet saapunut välivesien valtakuntaan.
İşte ortasu komünitesinin diyarına girdiniz.Şi acum ai intrat în regatul comunităţii de la mijlocul apei.
İşte ortasu komünitesinin diyarına girdiniz.Vstupujeme do říše společenstva středních hloubek.
İşte ortasu komünitesinin diyarına girdiniz.Y ahora uno ha entrado al reino de la comunidad de las aguas medias.
İşte ortasu komünitesinin diyarına girdiniz.Вече си влязъл в царството на общността от средните води.
İşte ortasu komünitesinin diyarına girdiniz.Начинается мир обитателей средних вод.
İşte ortasu komünitesinin diyarına girdiniz.ואתה נכנס לעולם של קהילת איזור הביניים.
İşte ortasu komünitesinin diyarına girdiniz.والان تكونون دخلتوا عالم اخر من مجتمع وسط المياه
İşte ortasu komünitesinin diyarına girdiniz.領域です 中深海の生物についてだけでも
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?(87:13) разве во мраке познают чудеса Твои, и в земле забвения – правду Твою?
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?(88:13) Tes prodiges sont-ils connus dans les ténèbres, Et ta justice dans la terre de l`oubli?
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?Adakah yang mengetahui keajaiban-Mu dalam kegelapan, atau kebaikan-Mu di negeri tempat orang dilupakan
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?Ali se mar v temini spoznajo čuda tvoja in pravičnost tvoja v pozabljenja deželi?
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?Beszélik-é a koporsóban a te kegyelmedet, hûségedet a pusztulás helyén?
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?Či sa bude rozprávať o tvojej milosti v hrobe? O tvojej pravde v zahynutí?
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?Er dit Under kendt i Mørket, din Retfærd i Glemselens Land?
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?Förtäljer man i graven om din nåd, i avgrunden om din trofasthet?
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?Izali opowiadane będzie w grobie miłosierdzie twoje? a prawda twoja w zginieniu?
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?I zdali bude ohlašováno v hrobě milosrdenství tvé, a pravda tvá v zahynutí?
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?Kerrotaanko haudassa sinun armostasi, manalassa sinun uskollisuudestasi?
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?"흑암 중에서 주의 기사와, 잊음의 땅에서 주의 의를 알 수 있으리이까"
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?Mon der fortelles i graven om din miskunnhet, i avgrunnen om din trofasthet?
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?¿Será conocida en las tinieblas tu maravilla, y tu justicia en la tierra del olvido
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?Serão conhecidas nas trevas as tuas maravilhas, e a tua justiça na terra do esquecimento?
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?Si celebra forse la tua bontà nel sepolcro, la tua fedeltà negli inferi
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?Sînt cunoscute minunile Tale în întunerec, şi dreptatea Ta în ţara uitării?
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?Spreekt men in het graf over Uw liefde en goedheid? Blijkt Uw trouw waar lichamen vergaan?
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?Μηπως θελουσι γνωρισθη εν τω σκοτει τα θαυμασια σου και η δικαιοσυνη σου εν τω τοπω της ληθης.
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?Ще се познаят ли в тъмнината чудесните Ти дела, И правдата Ти в земята на забравените?
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?היודע בחשך פלאך וצדקתך בארץ נשיה׃
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?هل تعرف في الظلمة عجائبك وبرك في ارض النسيان
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?你 的 奇 事 、 豈 能 在 幽 暗 裡 被 知 道 麼 . 你 的 公 義 豈 能 在 忘 記 之 地 被 知 道 麼
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?你 的 奇事 、 豈 能 在 幽暗 裡 被 知道 麼 . 你 的 公義豈 能 在 忘 記 之 地 被 知道 麼
Karanlıkta yaşayan halk, Büyük bir ışık gördü. Ölümün gölgelediği diyarda Yaşayanlara ışık doğdu.››흑암에 앉은 백성이 큰 빛을 보았고 사망의 땅과 그늘에 앉은 자들에게 빛이 비취었도다 하였느니라
Karanlıkta yaşayan halk, Büyük bir ışık gördü. Ölümün gölgelediği diyarda Yaşayanlara ışık doğdu.››Lid, kterýž bydlil v temnostech, viděl světlo veliké, a sedícím v krajině a stínu smrti, světlo vzešlo jim.
Karanlıkta yaşayan halk, Büyük bir ışık gördü. Ölümün gölgelediği diyarda Yaşayanlara ışık doğdu.››ľud, ktorý sedel vo tme, uzrel veliké svetlo, a sediacim v krajine a v tôni smrti vzišlo svetlo.
Karanlıkta yaşayan halk, Büyük bir ışık gördü. Ölümün gölgelediği diyarda Yaşayanlara ışık doğdu.››люде сидячі в темряві побачили сьвітло велике, й тим, що сидять у країні й тїнї смертній, зассяло сьвітло.
Karanlıkta yaşayan halk, Büyük bir ışık gördü. Ölümün gölgelediği diyarda Yaşayanlara ışık doğdu.››народ, сидящий во тьме, увидел свет великий, и сидящим в стране и тени смертной воссиял свет.
Karanlıkta yaşayan halk, Büyük bir ışık gördü. Ölümün gölgelediği diyarda Yaşayanlara ışık doğdu.››העם ההלכים בחשך ראו אור גדול וישבי בארץ צלמות אור נגה עליהם׃