diyar ile cümle

diyar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Göklere çıksam, oradasın, Ölüler diyarına yatak sersem, yine oradasın.Se subir ao céu, tu aí estás; se fizer no Seol a minha cama, eis que tu ali estás também.
Göklere çıksam, oradasın, Ölüler diyarına yatak sersem, yine oradasın.Si je monte aux cieux, tu y es; Si je me couche au séjour des morts, t`y voilà.
Göklere çıksam, oradasın, Ölüler diyarına yatak sersem, yine oradasın.Si subo a los cielos, allí estás tú; si en el Seol hago mi cama, allí tú estás
Göklere çıksam, oradasın, Ölüler diyarına yatak sersem, yine oradasın.Εαν αναβω εις τον ουρανον, εισαι εκει εαν πλαγιασω εις τον αδην, ιδου, συ.
Göklere çıksam, oradasın, Ölüler diyarına yatak sersem, yine oradasın.Ако възляза на небето, Ти си там; Ако си постеля в преизподнята и там си Ти.
Göklere çıksam, oradasın, Ölüler diyarına yatak sersem, yine oradasın.אם אסק שמים שם אתה ואציעה שאול הנך׃
Göklere çıksam, oradasın, Ölüler diyarına yatak sersem, yine oradasın.‎ان صعدت الى السموات فانت هناك. وان فرشت في الهاوية فها انت.
Göklere çıksam, oradasın, Ölüler diyarına yatak sersem, yine oradasın.我 若 升 到 天 上 、 你 在 那 裡 . 我 若 在 陰 間 下 榻 、 你 也 在 那 裡
Göklere çıksam, oradasın, Ölüler diyarına yatak sersem, yine oradasın.我 若 升到 天上 、 你 在 那裡 . 我 若在 陰間 下榻 、 你 也 在 那 裡
Hiç bir fikri olmayan, değersiz bir eyalet gibi bir diyar.건축은 의견도 없고 가치도 없다고 믿고 있습니다.
Hiç bir fikri olmayan, değersiz bir eyalet gibi bir diyar.le royaume de ceux qui déclarent qu'ils n'ont pas d'opinion, ça n'a pas de valeur.
Hiç bir fikri olmayan, değersiz bir eyalet gibi bir diyar.תחום של מעין העדר-דיעה, שאין לו ערך משלו.
Hiç bir fikri olmayan, değersiz bir eyalet gibi bir diyar.مملكة طبقة ما ليس لها رأي ليس لها قيم
Hiç bir fikri olmayan, değersiz bir eyalet gibi bir diyar.領域のものと考えられているからです それでも、私は表現性、
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Beau apa despre care ştiu cǎ este murdarǎ, se îmbolnǎvesc de holerǎ, fac diaree, fac gǎlbinare şi mor.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Beben agua que saben que está sucia, y contraen cólera, diarrea, ictericia, y mueren.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Bevono l'acqua pur sapendo che è sporca, contraggono il colera, la dissenteria, l'itterizia e muoiono.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Họ uống nước mà họ biết là bẩn, họ mắc bệnh tả, tiêu chảy, bệnh vàng da và họ chết.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.물이 더러운 걸 알면서도 그 물을 마시고 콜레라, 설사병, 황달에 걸려서 결국 죽습니다.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Piją wodę, o której wiedzą, że jest brudna, nabawiają się cholery, dostają biegunki, żółtaczki i umierają.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Ze drinken water waarvan ze weten dat het vies is, ze krijgen cholera, diarree en geelzucht en sterven.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Πίνουν το νερό που γνωρίζουν ότι είναι βρώμικο, προσβάλλονται από χολέρα, διάρροια, ίκτερο και πεθαίνουν.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Вони свідомо п'ють брудну воду, захворюють на холеру, діарею, дістають жовтуху і помирають.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Они пьют воду, зная, что она загрезнена, они заболевают холерой, диареей или желтухой и они умирают.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Пият вода, за която знаят, че е мръсна, разболяват се от холера, получават диария, хващат жълтеница и умират.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.הם שותים מים שידוע שהם מלוכלכים, הם מקבלים כולרה, הם מקבלים שלשול, הם מקבלים צהבת והם מתים.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.فهم يشربون الماء الذي يعلمون انه معدٍ ويصابون بالكوليرا والاسهال واليرقان ومن ثم يموتون
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.コレラに感染し、下痢をし、黄疸を発症し 命を落とします 政府はきれいな水を提供できていません
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.Ei tunne ihminen sille vertaa, eikä sitä löydy elävien maasta.
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.El hombre no conoce el valor de ella; no se halla en la tierra de los vivientes
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.Halandó a hozzá vivõ utat nem ismeri, az élõk földén az nem található.
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.Hikmat tidak ada di tengah-tengah manusia; tak ada yang tahu nilainya yang sesungguhnya
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.Intet menneske kjenner dens verd, og den finnes ikke i de levendes land.
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.그 값을 사람이 알지 못하나니 사람 사는 땅에서 찾을 수 없구나
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.L`homme n`en connaît point le prix; Elle ne se trouve pas dans la terre des vivants.
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.L'uomo non ne conosce la via, essa non si trova sulla terra dei viventi
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.Mennesket kender ikke dens Vej, den findes ej i de levendes Land;
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.Neví smrtelný člověk ceny její, aniž bývá nalezena v zemi živých.
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.Người ta chẳng biết được giá trị nó; Nó không ở tại trên đất của loài sống.
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.Người_ta chẳng biết được giá_trị nó ; Nó không ở tại trên đất của loài sống .
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.Niemand weiß, wo sie liegt, und sie wird nicht gefunden im Lande der Lebendigen.
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.Nie wie człowiek śmiertelny ceny jej, ani bywa znaleziona w ziemi żyjących.
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.O homem não lhe conhece o caminho; nem se acha ela na terra dos viventes.
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.Omul nu -i cunoaşte preţul, ea nu se găseşte în pămîntul celor vii.
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.Priset för henne känner ingen människa; hon står ej att finna i de levandes land.
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.Smrteľný človek nezná jej ceny, ani sa nenajde v zemi živých.
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.Smrtni človek ne pozna njene cene, in v deželi živečih je ni najti.
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.Ο ανθρωπος δεν γνωριζει την τιμην αυτης και δεν ευρισκεται εν τη γη των ζωντων.
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.Не знает человек цены ее, и она не обретается на земле живых.
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.Човекът не познава цената й; И тя не се намира в земята на живите,
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.לא ידע אנוש ערכה ולא תמצא בארץ החיים׃
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.لا يعرف الانسان قيمتها ولا توجد في ارض الاحياء.
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.智 慧 的 價 值 無 人 能 知 、 在 活 人 之 地 也 無 處 可 尋
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.智慧 的 價值無 人 能知 、 在 活人 之地 也 無處可尋
İşte, Hintlilerin bir de yaşayanlar diyarınıCuando muere Rama, nace Krishna. Cuando muere Krishna, volverá eventualmente como Rama.
İşte, Hintlilerin bir de yaşayanlar diyarını여러분들도 아시다시피 인도 사람에게도 산 자의 세상과
İşte, Hintlilerin bir de yaşayanlar diyarını Ölüler diyarından ayıran bir nehri vardı.Anda tahu, orang India juga memiliki sungai yang memisahkan dunia kehidupan dengan dunia kematian.
İşte, Hintlilerin bir de yaşayanlar diyarını Ölüler diyarından ayıran bir nehri vardı.Bạn thấy không, người Ấn Độ cũng có một con sông ngăn cách giữa cõi dương và cõi âm.
İşte, Hintlilerin bir de yaşayanlar diyarını Ölüler diyarından ayıran bir nehri vardı.De Indiërs hadden ook een rivier die het land van de levenden scheidt van het land van de doden.
İşte, Hintlilerin bir de yaşayanlar diyarını Ölüler diyarından ayıran bir nehri vardı.Sehen Sie, die Inder kannten auch einen Fluss, der das Land der Lebenden vom Land der Toten trennt.

İlgili Sayfalar