Ardından röportaj yapması teklif edildi ve ilk iş için Diyarbakır gitmesi söylendi.He was invited for a month's trial and said it was the first time he had left Scotland.
23 Ağustos 2005 yılında Imperia Online'ın ilk diyarı ağda başlar.On August 23, Imperia Online’s Realm 1 goes live.
Diyarbakır Havalimanı, 1952'de açıldı.Ørlandet Radio opened in 1952.
1865 - Lewis Carroll'un Alis Harikalar Diyarında adlı romanı yayımlandı.1865 Lewis Carroll's Alice's Adventures in Wonderland is published.
Alice Harikalar Diyarında adlı oyunun İngilizce versiyonunda Alice rolünü oynadı.She played the role of Alice in an English language production of Alice in Wonderland.
Birçok nesile hiç tanınmamış diyarları tanıttı.There are a lot of hills, but no known mountains.
Babası jandarma astsubayıydı ve 20 yıldan fazla sürede Diyarbakır'da görev yapmıştı.He was primarily a batsman for Essex and was captain for nearly 20 years.
Min Dît filminin çekimleri Diyarbakır'da gerçekleştirildi ve 35 mm kamera ile kaydedildi.Film could now be rewound into the feed cassette in the camera as in other 35 mm cameras.
Bu dünya Alis Harikalar Diyarında esas alınarak yapılmış gibi görünüyor.It's like Alice in Wonderland.
Macera Diyarı Parkı:Oyuncaklarla dolu bir eğlence mekanıdır.An adventure playground affords a play area for children.
Başkenti Hasankeyf, daha sonra da Diyarbakır olarak belirlenmiştir.He was good at sailing and later appointed as general.
"Kuşlar,senin uzak diyarlara gittiğini söylediler bana."The local guides told them they have moved into the mountains.
Drizzt Do'Urden Unutulmuş Diyarlar (Forgotten Realms) kurulumunda yer alan hayali bir kahramandır.Drizzt Do'Urden is a Drow in the Forgotten Realms fantasy world.
Gölgeler diyarında ölü, yeryüzünde sürdüğü yaşamı sürer.The Earth's shadow is the shadow that the Earth casts on its atmosphere.
Diyarbakır demiryolu ağına bağlıdır.The area belongs to Railway.
Ve gene bir dirilme olacağından ölüler diyarı diye bir yer de kalmayacaktır.He does not return there until after his resurrection from the dead.
Diyarbakır Askerî Mahkemesi olayın dikkatsizlik sonucu gerçekleştiği hükmüne vardı.The High Court of Justice held the Order in Council was invalid.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.It's hard to study a bluefin on its turf, the entire Pacific realm.
İşte ortasu komünitesinin diyarına girdiniz.And now you've entered the realm of the mid-water community.
Beş yıl önce, Alis Harikalar Diyarında-vari bir deneyim yaşadım.Five years ago, I experienced a bit of what it must have been like to be Alice in Wonderland.
Orası, bu kutup diyarına gerçekten takıntılı hale geldiğim yerdir.And that's where I became truly obsessed with this polar realm.
Kırmızıyı alırsan eğer harikalar diyarında kalır ve aslında ne kadar da derinde olduğunu görürsün.Take the red pill, you stay in wonderland and I show you how deep the rabbit hole goes.
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.The other one had a lot of diarrhea.
Şimdi unutlmuş CarderPlanet diyarına hoş geldiniz.Welcome to the now forgotten realm of CarderPlanet.
["'Alis Harikalar Diyarında' (2010)"] ["Görsel Efektler dalında Akademi Ödülü Adaylığı"]["'Alice in Wonderland' (2010)"] ["Academy Award Nominee for Visual Effects"]
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.So this little ant that's crawling here, it's like it's in a little Willy Wonka land.
Burası, Sahil Sekoya ağacının diyarıdır.This is the realm of the Coast Redwood tree.
Pamuk Prenses, Pinokyo ve Alis Harikalar Diyarında gibi hikayelerin tamamı halk hikayeleridir.Stories like Snow White, Pinnochio and Alice in Wonderland were all taken from the public domain.
Bu yabani diyar kızım için uygun yer değildir."The wild is no place for my daughter!"
Dunedain'in tüm efendileri Elrond'un diyarında yetişmiştir.All the Chieftains of the Dúnedain have been fostered for a time in Elrond's halls.
Uzak diyarlarda gözlere ve kulaklara ihtiyacın var, ve Hithlin'de bir kolcu garnizonuna.You need eyes and ears in distant lands, and the Ranger post at Hithlin is unmanned.
RAB öldürür de diriltir de, Ölüler diyarına indirir ve çıkarır."Yahweh kills, and makes alive. He brings down to Sheol , and brings up.
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.The cords of Sheol were around me. The snares of death caught me.
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.As the cloud is consumed and vanishes away, so he who goes down to Sheol shall come up no more.
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,before I go where I shall not return from, to the land of darkness and of the shadow of death;
Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin? Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?They are high as heaven. What can you do? They are deeper than Sheol . What can you know?
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,If I look for Sheol as my house, if I have spread my couch in the darkness,
Umut benimle ölüler diyarına mı inecek? Toprağa birlikte mi gireceğiz?››Shall it go down with me to the gates of Sheol , or descend together into the dust?"
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.They spend their days in prosperity. In an instant they go down to Sheol .
Kuraklık ve sıcağın eriyen karı alıp götürdüğü gibi Ölüler diyarı da günahlıları alıp götürür.Drought and heat consume the snow waters, so does Sheol those who have sinned.
Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.Sheol is naked before God, and Abaddon has no covering.
İnsan onun değerini bilmez, Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.Man doesn't know its price; Neither is it found in the land of the living.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.For it is a fire that consumes to destruction, and would root out all my increase.
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?For in death there is no memory of you. In Sheol , who shall give you thanks?
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...The wicked shall be turned back to Sheol , even all the nations that forget God.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.The cords of Sheol were around me. The snares of death came on me.
Yaşam diyarında RABbin iyiliğini göreceğimden kuşkum yok.I am still confident of this: I will see the goodness of Yahweh in the land of the living.
Ama Tanrı beni Ölüler diyarının pençesinden kurtaracak Ve yanına alacak. _iSelaBut God will redeem my soul from the power of Sheol , for he will receive me. Selah.
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.For your loving kindness is great toward me. You have delivered my soul from the lowest Sheol .
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.For my soul is full of troubles. My life draws near to Sheol .
Sevgin mezarda, Sadakatin yıkım diyarında duyurulur mu?Is your loving kindness declared in the grave? Or your faithfulness in Destruction?
Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?Are your wonders made known in the dark? Or your righteousness in the land of forgetfulness?
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.Unless Yahweh had been my help, my soul would have soon lived in silence.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Therefore I swore in my wrath, "They won't enter into my rest."
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;The dead don't praise Yah, neither any who go down into silence;
Ölüm iplerine dolaşmıştım, Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı, Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.The cords of death surrounded me, the pains of Sheol got a hold of me. I found trouble and sorrow.
Yaşayanların diyarında, RABbin huzurunda yürüyeceğim.I will walk before Yahweh in the land of the living.
Göklere çıksam, oradasın, Ölüler diyarına yatak sersem, yine oradasın.If I ascend up into heaven, you are there. If I make my bed in Sheol , behold, you are there!
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına."As when one plows and breaks up the earth, our bones are scattered at the mouth of Sheol ."
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.let's swallow them up alive like Sheol , and whole, like those who go down into the pit.