diyar ile cümle
diyar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.그럼 이 작은 개미가 이 위를 기어다닌다면 윌리 웡카의 초콜릿 공장을 견학하는 기분이겠죠.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.Portanto esta formiguinha que está aqui a rastejar, é como se estivesse na terra do Willy Wonka em miniatura.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.Pour cette petite fourmi qui rampe ici, c'est comme si elle était au petit royaume de Willy Wonka.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.Takže pro toho mravence, který si tu leze, je to jako země Willyho Wonky.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.Ta mrówka żyje w miniaturowym świecie Williego Wonki.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.Vậy nên con kiến nhỏ đang bò ở đây, giống như nó đang ở trong vùng Willy Wonka nhỏ bé.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.Voor die kleine mier is het een soort Willy Wonka-land.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.Отже, ця маленька мураха, що повзає тут - це як у маленькій землі Віллі Вонка.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.Так что этот муравей, который ползёт здесь, можно сказать находится в волшебной стране Вилли Вонки.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.זה כמו דיסנילנד קטן בשבילן. זה לא כמו מה שאנו רואים.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.فهذه النملة الصغيرة، التي تزحف هنا، إنها تشبه وكأنها في أرض ويلي ونكا صغيرة.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.小さな 『夢のチョコレート工場』 であり 小さな 『ディズニーランド』 です 私たちとは見え方が違います
Bunu da götürürseniz ve ona bir zarar gelirse, bu acıyla ak saçlı başımı ölüler diyarına götürürsünüz.›A keď vezmete i tohoto odo mňa, a prihodí sa mu nejaké nešťastie, sprevadíte moje šediny v trápení do hrobu.
Bunu da götürürseniz ve ona bir zarar gelirse, bu acıyla ak saçlı başımı ölüler diyarına götürürsünüz.›En als jullie zijn broer nu ook nog van mij afnemen en hem iets overkomt, zal ik sterven van verdriet.'
Bunu da götürürseniz ve ona bir zarar gelirse, bu acıyla ak saçlı başımı ölüler diyarına götürürsünüz.›너희가 이도 내게서 취하여 가려한즉 만일 재해가 그 몸에 미치면 나의 흰머리로 슬피 음부로 내려가게 하리라 하니
Bunu da götürürseniz ve ona bir zarar gelirse, bu acıyla ak saçlı başımı ölüler diyarına götürürsünüz.›Tar I nu også denne fra mig, og det møter ham nogen ulykke, så sender I mine grå hår med sorg ned i dødsriket.
Bunu da götürürseniz ve ona bir zarar gelirse, bu acıyla ak saçlı başımı ölüler diyarına götürürsünüz.›Vezmete-li i tohoto ode mne, a přišlo by na něj něco zlého, tedy uvedete šediny mé s trápením do hrobu.
Bunu da götürürseniz ve ona bir zarar gelirse, bu acıyla ak saçlı başımı ölüler diyarına götürürsünüz.›если и сего возьмете от глаз моих, и случится с ним несчастье, то сведете вы седину мою с горестью во гроб.
Bunu da götürürseniz ve ona bir zarar gelirse, bu acıyla ak saçlı başımı ölüler diyarına götürürsünüz.›и ако ми отнемете и тоя, и му се случи нещастие, ще свалите бялата ми коса със скръб в гроба.
Bunu da götürürseniz ve ona bir zarar gelirse, bu acıyla ak saçlı başımı ölüler diyarına götürürsünüz.›ולקחתם גם את זה מעם פני וקרהו אסון והורדתם את שיבתי ברעה שאלה׃
Bunu da götürürseniz ve ona bir zarar gelirse, bu acıyla ak saçlı başımı ölüler diyarına götürürsünüz.›فاذا اخذتم هذا ايضا من امام وجهي واصابته اذيّة تنزلون شيبتي بشر الى الهاوية.
Bunu da götürürseniz ve ona bir zarar gelirse, bu acıyla ak saçlı başımı ölüler diyarına götürürsünüz.›現 在 你 們 又 要 把 這 個 帶 去 離 開 我 、 倘 若 他 遭 害 、 那 便 是 你 們 使 我 白 髮 蒼 蒼 、 悲 悲 慘 慘 的 下 陰 間 去 了 。
Bunu da götürürseniz ve ona bir zarar gelirse, bu acıyla ak saçlı başımı ölüler diyarına götürürsünüz.›現在 你 們 又 要 把 這個帶 去 離開 我 、 倘若 他 遭害 、 那 便 是 你 們使我 白髮蒼蒼 、 悲悲慘慘 的 下 陰間 去 了 。
Burası, Sahil Sekoya ağacının diyarıdır.Acesta este tărâmul arborelui "Coast Redwood" (bradul roșu de coastă).
Burası, Sahil Sekoya ağacının diyarıdır.Đây là vương quốc của loài Coast Redwood
Burası, Sahil Sekoya ağacının diyarıdır.Dit is het rijk van de kustmammoetboom.
Burası, Sahil Sekoya ağacının diyarıdır.Ez a tengerparti mamutfenyők birodalma.
Burası, Sahil Sekoya ağacının diyarıdır.이곳에는 미국산 삼나무가 무성합니다.
Burası, Sahil Sekoya ağacının diyarıdır. Latinca tür ismi, Sequoia sempervirens'tir.Este es el reino de la secuoya roja de California y su nombre de especie es Sequoia sempervirens.
Burası, Sahil Sekoya ağacının diyarıdır. Latinca tür ismi, Sequoia sempervirens'tir.Le Sequoia sempervirens est le plus grand être vivant terrestre.
Burası, Sahil Sekoya ağacının diyarıdır.Questo è il regno dellla Sequoia della California.
Burası, Sahil Sekoya ağacının diyarıdır.Sein Artenname ist Sequoia sempervirens.
Burası, Sahil Sekoya ağacının diyarıdır.To królestwo sekwoi wieczniezielonej.
Burası, Sahil Sekoya ağacının diyarıdır.Това е царството на крайбрежната секвоя.
Burası, Sahil Sekoya ağacının diyarıdır.Это - ареал Берегового Красного дерева.
Burası, Sahil Sekoya ağacının diyarıdır.זוהי ממלכתו של עץ הרדווד החופי.
Burası, Sahil Sekoya ağacının diyarıdır.هذا هو عالم شجرة السكويا الساحلية.
Burası, Sahil Sekoya ağacının diyarıdır.学名はセコイア センペルヴィレンス
Bu tam bir kargaşa dönemiydi. THE RESTLESS - HUZURSUZ DİYAR -Byla to doba extrémního chaosu.
Bu tam bir kargaşa dönemiydi. THE RESTLESS - HUZURSUZ DİYAR -Đây là thời đại cực kỳ hỗn loạn.
Bu tam bir kargaşa dönemiydi. THE RESTLESS - HUZURSUZ DİYAR -Fue una época de caos extremo.
Bu tam bir kargaşa dönemiydi. THE RESTLESS - HUZURSUZ DİYAR -Het was een periode van chaos.
Bu tam bir kargaşa dönemiydi. THE RESTLESS - HUZURSUZ DİYAR -Le chaos régnait en ces temps sombres.
Bu tam bir kargaşa dönemiydi. THE RESTLESS - HUZURSUZ DİYAR -Masa di mana terjadi kekacauan sangat hebat.
Bu unsur mimaride bir süredir kayıp, çünkü mimarinin tarafsızlaştırılmış olanın diyarı olduğunu düşünüyoruz.그러나 건축에서는 표현이라는 것이 많이 사라졌습니다. 왜냐면 건축은 중성적이라고 우리는 믿기 때문이죠.
Bu unsur mimaride bir süredir kayıp, çünkü mimarinin tarafsızlaştırılmış olanın diyarı olduğunu düşünüyoruz.זה היה חסר בחלק גדול מן הארכיטקטורה. כי אנו חושבים שהארכיטקטורה היא תחום מסורס,
Bu unsur mimaride bir süredir kayıp, çünkü mimarinin tarafsızlaştırılmış olanın diyarı olduğunu düşünüyoruz.نفتقده من زمن في كثير من معمارنا لاننا نظن ان العمارة هي مملكة المحايدين
Bu unsur mimaride bir süredir kayıp, çünkü mimarinin tarafsızlaştırılmış olanın diyarı olduğunu düşünüyoruz.なぜなら建築は中性性の領域、 意見を主張しない状態の領域、価値観を持たない
Bu yabani diyar kızım için uygun yer değildir."A selva não é lugar para filha minha!"
Bu yabani diyar kızım için uygun yer değildir."A vadon nem a lányomnak való!"
Bu yabani diyar kızım için uygun yer değildir."Det Vilde er ikke et sted for min datter!"
Bu yabani diyar kızım için uygun yer değildir."De wildernis is geen plaats voor mijn dochter!"
Bu yabani diyar kızım için uygun yer değildir."Die Wildnis ist kein Platz für meine Tochter!"
Bu yabani diyar kızım için uygun yer değildir."Divočina není dobré místo pro mou dceru!"
Bu yabani diyar kızım için uygun yer değildir."Divočina nie je dobré miesto pre moju dcéru!"
Bu yabani diyar kızım için uygun yer değildir."Dzicz to nie miejsce dla mojej córki!"
Bu yabani diyar kızım için uygun yer değildir."¡El bosque no es lugar para mi hija!"
Bu yabani diyar kızım için uygun yer değildir."Erämaa ei ole sopiva paikka tyttärelleni."
Bu yabani diyar kızım için uygun yer değildir."La foresta non è posto per mia figlia!"
Bu yabani diyar kızım için uygun yer değildir."La nature n'est pas une place pour ma fille !"