diyar ile cümle
diyar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Como la nube se deshace y se desvanece, así el que desciende al Seol no volverá a subir
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Cum se risipeşte norul şi trece, aşa nu se va mai ridica celce se pogoară în Locuinţa morţilor!
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Eine Wolke vergeht und fährt dahin: also, wer in die Hölle hinunterfährt, kommt nicht wieder herauf
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.felhõ eltünik és elmegy, így a ki leszáll a [sír]ba, nem jõ fel [többé].
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Jako niszczeje obłok i przemija, tak zstępujący do grobu nie wynijdzie;
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Jako zaniká oblak a ide ta, taký je aj ten, kto sostupuje do hrobu; nevyjde zase hore;
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Jakož oblak hyne a mizí, tak ten, kterýž sstupuje do hrobu, nevystoupí zase,
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.구름이 사라져 없어짐 같이 음부로 내려가는 자는 다시 올라오지 못할 것이오니
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Mây tan ra và mất thể nào, Kẻ xuống âm phủ không hề trở lên, cũng thể ấy.
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Mây tan ra và mất thể_nào , Kẻ xuống âm_phủ không hề trở_lên , cũng thể ấy .
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Pilvi häipyy ja menee menojaan; niin myös tuonelaan vaipunut ei sieltä nouse.
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Som Skyen svinder og trækker bort, bliver den, der synker i Døden, borte,
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Tal como a nuvem se desfaz e some, aquele que desce � sepultura nunca tornará a subir.
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Una nube svanisce e se ne va, così chi scende agl'inferi più non risale
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Zoals een wolk uiteen wordt gedreven en verdwijnt, zo verdwijnen ook de doden in hun graven.
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Καθως το νεφος διαλυεται και χανεται ουτως ο καταβαινων εις τον ταφον δεν θελει επαναβη
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Както облакът се разпръсва и изчезва, Така и слизащият в преизподнята* няма да възлезе пак;
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Редеет облако и уходит; так нисшедший в преисподнюю не выйдет,
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.כלה ענן וילך כן יורד שאול לא יעלה׃
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.السحاب يضمحل ويزول. هكذا الذي ينزل الى الهاوية لا يصعد.
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.雲 彩 消 散 而 過 、 照 樣 、 人 下 陰 間 也 不 再 上 來
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.雲彩 消散 而過 、 照樣 、 人 下 陰間 也 不 再上來
Bu alkahestry, Xing diyarından.De är alkahestry från landet Xing.
Bu alkahestry, Xing diyarından.Det er alkahestry fra landet Xing.
Bu alkahestry, Xing diyarından.È l'alkahestry, dalla terra di Xing.
Bu alkahestry, Xing diyarından.Esto es alkahestry, de la tierra de Xing.
Bu alkahestry, Xing diyarından.Isto é alcaestria, da terra de Xing.
Bu alkahestry, Xing diyarından.Tämä on alkahestrya Xingin maasta.
Bu alkahestry, Xing diyarından.To jest alkahestria z krainy Xing.
Bu alkahestry, Xing diyarından.Αλκαεστρία από το Ζινγκ.
Bu alkahestry, Xing diyarından.Это алкагестрия из страны Ксинг.
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››A tuto zase: Nevojdú do môjho odpočinku!
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››A tuto zase: Že nevejdou v odpočinutí mé.
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››A tu zasię: Że nie wnijdą do odpocznienia mego.
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››E ancora in questo passo: Non entreranno nel mio riposo
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››e outra vez, neste lugar: Não entrarão no meu descanso.
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››És ugyanabban ismét: Nem mennek be az én nyugodalmamba.
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››Et ici encore: Ils n`entreront pas dans mon repos!
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››här åter heter det: »De skola icke komma in i min vila.»
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››In tukaj zopet: „Ne pridejo v pokoj moj“.
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››ja tässä taas: "He eivät pääse minun lepooni".
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››또 다시 거기 저희가 내 안식에 들어오지 못하리라 하였으니
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››Lại một chỗ khác có chép rằng : Chúng_nó sẽ chẳng hề vào sự yên_nghỉ ta .
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››Lại một chỗ khác có chép rằng: Chúng nó sẽ chẳng hề vào sự yên nghỉ ta.
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››Og fremdeles på dette Sted: "Sandelig, de skulle ikke gå ind til min Hvile."
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››og på dette sted igjen: Sannelig, de skal ikke komme inn til min hvile.
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››Şi aici este zis iarăş: ,,Nu vor intra în odihna Mea!``
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››Toch kwamen de Israëlieten er niet, want God zei tenslotte: "Zij zullen nooit deel krijgen aan mijn rust." (B)
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››und hier an diesem Ort abermals: "Sie sollen nicht kommen zu meiner Ruhe."
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››Y otra vez dice aquí: "¡Jamás entrarán en mi reposo!
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››και εν τουτω παλιν Δεν θελουσιν εισελθει εις την καταπαυσιν μου.
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››И еще здесь: „не войдут в покой Мой".
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››І в сьому (місці) знов: "Чи коли ввійдуть у відпочинок мій."
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››ובמקום הזה אמר עוד אם יבאון אל מנוחתי׃
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››وفي هذا ايضا لن يدخلوا راحتي.
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››又 有 一 處 說 、 『 他 們 斷 不 可 進 入 我 的 安 息 。
Bu konuda yine diyor ki, ‹‹Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.››又 有 一 處說 、 『 他 們斷 不 可 進入 我 的 安息 。
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.Così per questa piccola formica che striscia qui è come se fosse nel mondo di Willy Wonka.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.Diese kleine Ameise krabbelt also hier, sie ist wie in einem kleinen Willy-Wonka-Land.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.Furnica se strecoară ca în lumea lui Willy Wonka.