Diyalog, bir tiyatro oyununun sergilenmesi gibi şekillendirilmiştir.Har dikterna varit tänkta att framföras som ett skådespel?
Diyalogları sırasında üç kere bir duvar bilmecesi hakkında konuşurlar.Under turen får man via högtalarsystemet information om nationalparken på olika språk.
diyalog : iki ya da daha çok kişinin karşılıklı konuşmasına denir.Samtal är ett utbyte av information mellan två eller flera människor.
Baş kahramanın sınıfı mevcut diyalog seçeneklerinin sayısını da etkileyebilir.Клас головного героя може також впливати на кількість доступних опцій діалогу.
İngiliz dilindeki dünyada bu 27 sayfalık belge, konu ve diyalogların ayrıntılı beyanını içeriyor.Цей 27-ми сторінковий документ на англійській мові містить у собі докладний опис сюжету та діалоги.
Barton'ın eserlerindeki bazı diyaloglar da Odets'in Awake and Sing! oyununu akla getirir.Лінії діалогу у роботи Бартона нагадують п'єсу Одетса «Пробудися і співай!».
Öteki filme göre daha diyalog ağırlıklı ve vahşetten uzaktır.Дехто каже, що фільм задовгий, надто вульгарний, чи навіть жорстокий.
Bazı gergin diyaloglardan sonra çatışma başlar.Після обрання хранителів починаються декілька тактів обговорень.
Birçok filmini senaryosuz, sigara paketi arkasına diyalog yazarak çekti.Některé obrazy maloval na víka krabic od doutníků.
diyalog : iki ya da daha çok kişinin karşılıklı konuşmasına denir.Interpersonální komunikace je vzájemná komunikace mezi dvěma nebo více jedinci.
Bir sanatçı olarak umarım bu düşünmeye ve diyalog kurulmasına neden olur.Ca artistă, sper că acest lucru să provoace cugetare și dialog.
Diyaloglardan sonra Gaga ve Beyoncé, çölün ortasındaki restorana gidiyorlar.După un schimb de dialoguri, Gaga și Beyoncé călătoresc prin deșert pentru a se opri la un restaurant.
İletişimde bulunan kişiler görsel ya da işitsel işaretler yoluyla diyalog kurabilirler.În interior, spațiile pentru călători vor beneficia de asemenea de un sistem de informații sonore și vizuale.
Brooks, tüm diyaloglarını doğaçlama yaptı.Harris oprește apoi toate comunicațiile.
Doom 3 oyununun senaryosu ve diyalogları Matthew J. Costello tarafından yazılır.A játék történetét és a párbeszédeket Matthew J. Costello írta.
Filmde çok az diyaloga yer verilmiştir.Műsorán kevés rajzfilm szerepel.
Kücük Hippias diyalogunda Sokrates ve Hippias arasında yalan üzerine tartışma geçer.Ezt a mondatot erősen vitatták a hiphopban és a médiában.
Benden insanlarla sıcak diyalog kurmamı istediler.Tarkoituksena oli saada Hentusen seuraksi aiempaa aktiivisempaa väkeä.
Doom 3 oyununun senaryosu ve diyalogları Matthew J. Costello tarafından yazılır.Pelin käsikirjoittajana toimi muun muassa Doom 3:n käsikirjoittanut kirjailija Matthew J. Costello.
Daha sonra, Meletos ile soru cevap şeklinde gelişen diyaloga girer.Tämän jälkeen Meliton käy läpi pääsiäiseen liittyvän mysteerin rakenteen.
Filmde çok az diyalog vardır.Elokuvassa on runomittainen kerronta.
Platon'un diyaloglarında ismi geçmektedir.Μετάφρασε σε απλοελληνικά το σύγγραμμα του Πλατίνα.
Günümüzde filmin sadece dokuz dakikalık açılış klibi ve beş dakikalık diyalog sahneleri elde kalmıştır.Det var – og er stadig den dag i dag – et granulatprodukt, med en kogetid på blot fem minutter.
Platon, ruhun ölümsüzlüğünü tartışmacı bir şekilde kanıtlamaya çalışmıştır (Phaidon diyalogu).Theologia Platonica de immortalitate animae ("Platons teologi om sjælens udødelighed").
Her skeçte benzer diyaloglar yaşanır.Så godt som alle sprog har denne type stavelse.
Diyalogda, Sokrates Callias’a oğlu Hipponicus’u eğitim alması için Aspasia’ya göndermesini öğütler.I dialogen anbefaler Sokrates at Kallias skulle sende sin sønn Hipponikos til Aspasia for å få instruksjoner.
Diyalogları sırasında üç kere bir duvar bilmecesi hakkında konuşurlar.På Terschelling snakkes det tre dialekter av to språk.
Bu diyalogda daha çok iftira olmasının yanı sıra Perikles’in biyografisine dair anekdotlar da bulunur.Denne dialogen inneholder mye sladder, men også anekdoter om Perikles' biografi.
Bu durum ise yalnızca diyalog, uzlaşı ve demokratik müzakere yoluyla mümkündür.Og at dette bare kan skje med fredelige og demokratiske midler.
Harry Potter Çataldili konuşarak onlarla diyalog kuruyordur.I den første talen vi bevitner gjennom Harry Potter går talen hans slik: .
Platon, ruhun ölümsüzlüğünü tartışmacı bir şekilde kanıtlamaya çalışmıştır (Phaidon diyalogu).Theologia Platonica de immortalitate animae (Platons teologi om sjelens udødelighet).
Benden insanlarla sıcak diyalog kurmamı istediler.Han etablerte mange vennskap med lokale folk.
Sokrates felsefesinin ana temalarını ele alan başlıca kaynak Sokrates'in Savunması adlı diyalogdur.I dette er Sokrates grunnleggeren av politisk filosofi.
Benden insanlarla sıcak diyalog kurmamı istediler.Aku membuat upaya untuk lebih berkomunikasi dengan orang-orang di hidupku.
Diyalog ve İşbirliği İslami Konferansı Gençlik Forumu, (ICYF-DC) İstanbul, Türkiye.Hội nghị Diễn đàn Thanh niên Hồi giáo về Đối thoại và Hợp tác (ICYF-DC), tại Istanbul, Thổ Nhĩ Kỳ.
Romanda diyaloglar önemli bir yer tutar.Văn học chữ Nôm giữ một vị trí quan trọng.
Benden insanlarla sıcak diyalog kurmamı istediler.Đổng Trác tàn bạo nên kết oán với nhiều người.
Diyalogların çoğu Kürtçe olan filmde çoğunlukla profesyonel olmayan oyuncular rol aldı.Phần lớn những diễn viên mà ông sử dụng trong phim là những diễn viên không chuyên nghiệp.
Diyaloglara sadece görev alırken rastlanır.在職時は独語担当。
Doğaçlama yapılacak diyalogların yanı sıra otuz beş sayfalık senaryo oluşturdular.スペシャル版を除いて、全35回。
İnsan iyice bunaldığı anlarda thumos'u ile diyalog kurabilir.網切(あみきり) 人間の執着心からできた意糸(イト)を刈って食料とする妖怪。
Diyaloglardan sonra Gaga ve Beyoncé, çölün ortasındaki restorana gidiyorlar.ガガとビヨンセの車内での対話の後、2人は砂漠をドライブして食堂に寄る。
Diyalogların sadece en önemlileri yazılır.各語派に含まれる言語は、主要なものだけ記した。
Ben eylemimi daha çok Maleviç ile bir diyalog olarak görüyorum."僕も謙二先輩のような多ジャンルで活躍したい」とのこと。
Diyalog ve İşbirliği İslami Konferansı Gençlik Forumu, (ICYF-DC) İstanbul, Türkiye.伊斯蘭會議對話與合作青年論壇(ICYF-DC),位於土耳其伊斯坦布爾。
Filmde çok az diyalog vardır.本剧中的语言很少。
Oyundaki diyalogların tamamı sesli değildir.遊戲的配音員沒有公開。
Hükümet, sadece atanmış öğrenci temsilcileriyle görüşmeyi kabul ederek bu diyalog talebini geri çevirdi.並認為由於教育部拒絕公開審核小組名單等訊息,故遭高等行政法院判定違法。
İnsan iyice bunaldığı anlarda thumos'u ile diyalog kurabilir.”俶扰之际,人无横酷者,由公一言也。
Bulucu "Get Info" diyalog kullanarak bir uygulamanın dilini değiştirmek artık mümkün değildir.응용 소프트웨어의 언어를 "정보 수집" 창으로 바꿀 수 없다.
Benden insanlarla sıcak diyalog kurmamı istediler.그들은 최고의 만두를 선보여 사람들로부터 호응을 얻었다.
Öteki filme göre daha diyalog ağırlıklı ve vahşetten uzaktır.לסיפור המבצר פן אחר, אכזרי לא פחות.
Belirgin diyaloglar yoktur.אין תגובה מילולית.
Diyalogda, Sokrates Callias’a oğlu Hipponicus’u eğitim alması için Aspasia’ya göndermesini öğütler.בדיאלוג על כל פנים, ממליץ סוקרטס שקאליאס ישלח לאספאסיה את בנו, היפוניקוס, לשם קבלת הוראות.
Coelho, UNESCO'nun Kültürlerarası Diyaloglar programında danışman olarak görev yapmaktadır.Там работи като преводач за ЮНЕСКО.
Görev süresi boyunca dinler ve mezhepler arası diyalog konusunda çalışmalarda bulunmuştur.Cijeli svoj radni i poslijeradni vijek bavio se polimerima.
Filmde çok az diyalog vardır.Vo filme je na literárnu adaptáciu slov veľmi málo.
Belirgin diyaloglar yoktur.Cudzie jazyky sa neučil nikto!
Harry Potter Çataldili konuşarak onlarla diyalog kuruyordur.Každý vie, že Harry Potter hovoril pravdu.
Diyaloglar arasında ilk sırayı Platon’un yazdığı diyaloglar alır.Začetke znakovnega jezika je opisal že Platon.