Divan 15 yargıçtan oluşur.O júri é composto de 30 experts.
Terkibibent, Divan edebiyatında bir şiir biçimi.É uma espécie de manifesto poético, em versos livres.
Divan-ı Hümayun (Bakanlar Kurulu) ve Yargıtay olarak kullanıldı.Ao mesmo tempo, os ordálios tinham natureza de prova e de juízo (divino).
İstanbul'dayken Divan toplantılarına katılırdı.Durante sua stadia em Viena frequentou as reuniões do Círculo de Viena.
Bu edebiyat tarihlerinde divan şairlerinin biyografileri, şiirlerinden örnekler bulunmaktadır.Nesse ponto, até as novelas bíblicas da Record fazem melhor.
Divan şairinin başarılı olabilmesi için dilin inceliklerini bilmesi gerekirdi.Era necessário aprender o idioma do gentio para poder catequizá-los.
Divan Oteli, İstanbul'da otel.Hotel Lambert, hotel na França.
Kayıtlarda Divanlardan özellikle Batı Karadeniz vilayetlerinde olduğu anlaşılmaktadır.Neste último, ocorreram inundações localizadas, especialmente nas partes ocidentais da província.
Abbâsîler divana "Divan-üs Saltanat" ve "Divan-ül Adl" adını vermişlerdir.Orações reduzidas de gerúndio apresentam verbo no particípio (-ado, -ido).
Ayrıca Beşiktaş JK Divan Kurulu üyesi olarak yer aldı.Como republicano, ganhou um lugar no Senado dos Estados Unidos.
Bir süre İngilizce dersleri de almasının ardından, Divan Üyesi oldu.Após apenas algumas partidas após sua chegada ao clube inglês, se tornou titular absoluto.
Yüksek Adalet Divanı tarafından verilen idam kararlarının onaylanmasıyla ilgili aleyhte oy kullanmıştır.Pedido de exercício do direito de resposta formulado pelo Conselho Superior de Magistratura.
İki resim divan minderlerinin desenlerindeki küçük farklılıklar dışında kompozisyon olarak tamamen aynıdır.À excepção pequenas diferenças na paisagem, as quatro pinturas são idênticas na sua composição.
Orta düzyazı ise, divan edebiyatının hemen hemen bütün klasik yazarlarının kullandığı bir türdür.A alegoria tem sido uma usada na literatura de praticamente todas as nações.
TBMM XIX. Dönem Başkanlık Divanı Kâtip Üyesidir.Ex-dançarina da Cia. Millennium.
Ivone katalogdan yeni bir divan siparişi verdi.Ivone fez o pedido de um sofá novo pelo catálogo.
Ayrıca 2001'den 2011'e kadar Yüksek Adalet Divanı bakanı olarak görev yaptı. [1] [2]Exerceu também a função de ministro do Superior Tribunal de Justiça de 2001 a 2011.[3][4]
Divan 15 yargıçtan oluşur.Het hof bestaat uit 15 rechters.
Divanda bir devletten iki yargıç bulunamaz.Er mogen geen twee rechters uit dezelfde staat tegelijk in het hof zitting nemen.
Bu divana katılanlar Kuran üzerine yemin ederek padişaha sadık olacaklarını bildirdiler.Zij beperken de beloften tot zaligheid tot hen die inwendig in het verbond begrepen zijn.
Divan-ı Pervane ise hüküm, nişan ve yarlıkların yazıldığı daire idi.Solwerd behoorde later tot de rechtstoel van Uitwierde en Solwerd.
Divan-ül Ceyş veya Divan-ü Cünd: Askeri işlerle meşgül olan yapı.Zentuinen of rotstuinen: Deze tuinen zijn bedoeld voor meditatie.
Divanın savcılık görevini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ya da vekili yürütür.Het openbaar ministerie wordt waargenomen door de procureur des Konings of zijn substituten.
Divana çıkıp bağırıp çağırdılar.Het waren zij die de macht maakten en kraakten.
Bu yüzden "divan şairi" tamlaması divan edebiyatçılarına işaret edebilir.Gehoopt werd dat de inzet van "wonderwapens" de grafstemming zou kunnen verlichten.
Ayrıca illerde birer küçük divan bulunurdu.Vroeger was er ook een kleine kruidenier.
Başkanlık Divanı idare amirliği yapmıştır.Hij beheerde het departement van Verzorging.
Basılı olmayan divanının bir nüshası Ankara'da bulunmaktadır.Een ander niet operationeel stel is in Ancona opgeslagen.
"Hayâlî" in Divan Şiiri Antolojisi. pp. 374–375.Homerische hymne aan Apollo V 300-374.
Divan-ı Harp tutanaklarının bir kısmı Taner Akçam tarafından yayımlanmıştır.Enkele van de koorboeken worden zoals gezegd tentoongesteld in het Zwanenbroedershuis.
Bundan dolayı bugüne kadar tam bir Yûnus Emre divanı ortaya konulamamıştır.Jusuf al-Azma nie podporządkował się temu rozkazowi.
Divan 15 yargıçtan oluşur.Składa się z 15 sędziów.
Divan sazı'na yakın büyüklükte, 9 ya da 6 tellidir.Mocniejsze ze skrzyniami o 6 lub 9 biegach.
Her divan belli bir nizama göre düzenlenir.Jest ona dobrze określona (istnieje dla każdego rozkładu).
2754 yılında yapılan bir divan buluşmasında Freca, oğlu Wulf için Kral Miğfer'in kızına talip oldu.W czasie jednej z narad w 2754 roku Trzeciej Ery zażądał ręki córki króla dla swego syna, Wulfa.
Bundan sonra Sadrazam bir divan toplantısı yaptı.Boecjusz wówczas wygłosił tam mowę powitalną.
İlk Divan'ı topladı ve vezirlik makamını oluşturdu.Wybudował on w Słupi dwór (stan surowy) i założył park.
1995 yılında Avrupa Adalet Divanı tarafından alınan kararla, Bosman kuralları uygulamaya geçmiştir.1995: Europejski Trybunał Sprawiedliwości wydał orzeczenie w tzw. sprawie Bosmana.
Divan şiirinin kullandığı ölçü aruzdur.O, jakże trudno wtedy układać dostojną poezję! (tłum.
Divan Müretteb bir divanı vardır.Załoga posiada komfortowe warunki pracy.
Ayrıkvadi’de Elrond'un Divanı'na katıldı ve Yüzük Kardeşliği’nin bir üyesi seçildi.Podsłuchiwał przebieg narady u Elronda, a następnie został wybrany na członka Drużyny Pierścienia.
Ak Divan’ın başıdır.Jest przywódcą (prezydentem) piekła.
Şair, kendi Divan'ını kaleme almıştır.Tytuł obroniła drużyna Kəpəz Gəncə.
Eyalet Divanı’na vali başkanlık ederdi."Rejestrował spółki, bywał prezesem".
Her gün toplanan Divan-ı Ali’ye vezir başkanlık ederdi.Na co dzień zarządzał księstwem starosta.
Divanü Lügati't - Türk.Obwód turczański – powiat turczański.
Bunun dolayı hakkında tahkikat açılmış ve Divan-ı Harb'e verilmiştir.Dzięki temu otrzymali szlachectwo oraz dopuszczenie do herbu Dołęga.
Hoca Dehhani bilinen ilk divan şairidir.Jest uważana za pierwszą znaczącą poetkę węgierską.
Orta düzyazı ise, divan edebiyatının hemen hemen bütün klasik yazarlarının kullandığı bir türdür.Zachowało się więcej średniowiecznych rękopisów jego utworów, niż jakiegokolwiek innego klasycznego pisarza.
Ama fetih yanlısı paşalar Divanda üstün geldiler.Wyczerpany pracą dla ojczyzny pada na kanapę.
Fakat Babiali tercüme odasına tercüman olarak girmeden önce divan şiiriyle de çok alakalıydı.Przed wstąpieniem do monasteru pracował w Posolskim Prikazie w charakterze tłumacza.
19. yüzıldan sonra Divan edebiyatı gittikçe zayıflamaya başladı.Przez cały XVIII w. sytuacja materialna wspólnoty stopniowo się pogarszała.
Bâkî, Osmanlı Divan edebiyatı şairi.Dziwactwa, osierocone melodie.
Divan 15 yargıçtan oluşur.Hovrätten består av 15 domare.
Ruh-i Sana : bu ilk divanidri.Vi är tiggare: detta är sant.
Bâkî de divanını padişahın emriyle düzenleyerek ona sundu.Själv hyste han högtflygande planer på att utvidga sin makt och trygga dess ärftlighet.
Bosman kuralları ya da Bosman kararları, 1995 tarihli bir Avrupa Adalet Divanı kararıdır.Bosmandomen var ett utslag och en direkt effekt i EG-domstolen från år 1995.
Uluslararası Adalet Divanı'ndaki özgeçmişiLista över internationella domstolar
Şiirleri yaşamının değişik dönemlerine göre sınıflandırıp kronolojik olarak divanında toplamıştır.Hon berättar om och kommenterar yttre händelser i sitt liv i kronologisk ordning.
Bir müddet Divan-ı Hümayun Kalemi'ne devam etmişse de, babasının vefatından sonra memuriyeti bırakmıştır.Därefter bosatte han sig på godset Hakunge som han ärvt från sin far.