Ana içeriğe geç
Sözlük

divan ile cümle

divan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Birlik yasalarının uygulanmasını Adalet Divanı’nın kontrolü altında denetler.Nadzoruje przestrzeganieprawa Unii pod kontrolą Trybunału Sprawiedliwości.
Birlik yasalarının uygulanmasını Adalet Divanı’nın kontrolü altında denetler.Onder de controle van het Hof van Justitie ziet zij toe op de toepassing van hetrecht van de Unie.
Birlik yasalarının uygulanmasını Adalet Divanı’nın kontrolü altında denetler.Se valvoo unionin oikeuden soveltamista tuomioistuimen valvonnassa.
Birlik yasalarının uygulanmasını Adalet Divanı’nın kontrolü altında denetler.Skrbi za uporabo prava Unije pod nadzorom Sodišča.
Birlik yasalarının uygulanmasını Adalet Divanı’nın kontrolü altında denetler.Supervisará la aplicación del Derecho de la Unión bajo el control del Tribunal de Justicia.
Birlik yasalarının uygulanmasını Adalet Divanı’nın kontrolü altında denetler.Supraveghează aplicarea dreptului Uniunii sub controlul Curţii de Justiţie.
Dava taraflaræ ulusal mahkemeden Avrupa Adalet Divanæ'na baルvurulmasænæ talep edebilirler.Organizacje moザna takザe odszukaア poprzez portal internetowy www.ngo.pl zawierajッcy bazy danych organizacji.
Dava yerinde ise, Adalet Divanıilgili tasarrufun geçersiz olduğunu ilan eder.Ce recours n’est recevable que si l’institution, organe ou agence en cause a été préalablement invitée à agir.
Dava yerinde ise, Adalet Divanıilgili tasarrufun geçersiz olduğunu ilan eder.Dacăacţiunea este întemeiată, Curtea de Justiţie declarăactul contestat nul şi neavenit.
Dava yerinde ise, Adalet Divanıilgili tasarrufun geçersiz olduğunu ilan eder.Musí poskytovat veškeré záruky nezávislosti.
Dava yerinde ise, Adalet Divanıilgili tasarrufun geçersiz olduğunu ilan eder.Toto ustanovenie platí, za tých istých podmienok na orgánya agentúry únie, ktoré neplnia.
Dava yerinde ise, Adalet Divanıilgili tasarrufun geçersiz olduğunu ilan eder.Tuomioistuintekee ratkaisunsa kuukauden kuluessa kyseisestä toteamuksesta.
Divan, bu saptamanın tarihinden itibaren bir ay içinde karara varır.Če tega ne storita, se šteje, da akt ni bil sprejet.
Divan, bu saptamanın tarihinden itibaren bir ay içinde karara varır.Curtea hotărăşte în termen de o lunăde la data acestei constatări.
Divan, bu saptamanın tarihinden itibaren bir ay içinde karara varır.Dicho reglamento se someterá a la aprobación del Consejo de Ministros.
Divan, bu saptamanın tarihinden itibaren bir ay içinde karara varır.Může se také sejít zvlastního podnětu.
Divan, bu saptamanın tarihinden itibaren bir ay içinde karara varır.Onderafdeling 2DE EUROPESE RAAD
Divanın üstünde uzanacağım ve battaniyemle takılacağımJe vais m'allonger sur le canapé, juste me relaxer dans mon peignoir
Divanın üstünde uzanacağım ve battaniyemle takılacağımאני אשכב על הספה, רק ארגע לי בשמיכה שלי.
İcra, yalnızca Adalet Divanı’nın bir kararıyla askıya alınabilir.2.Sem prejuízo do disposto no artigo III-332.º, a lei europeia fixa as disposições específicas para o efeito.
İcra, yalnızca Adalet Divanı’nın bir kararıyla askıya alınabilir.A bizottság tagjait öt évre nevezik ki. Megbízatásuk megújítható.
İcra, yalnızca Adalet Divanı’nın bir kararıyla askıya alınabilir.Die Urteile des Gerichtshofes sind gemäß Artikel III-307 vollstreckbar.
İcra, yalnızca Adalet Divanı’nın bir kararıyla askıya alınabilir.El Banco Europeo de Inversiones tendrá personalidad jurídica.
İcra, yalnızca Adalet Divanı’nın bir kararıyla askıya alınabilir.Kommissionen kan ligeledes afgive udtalelse på egetinitiativ.
İcra, yalnızca Adalet Divanı’nın bir kararıyla askıya alınabilir.L’esecuzione forzata può essere sospesa soltanto in virtù di una decisione della Corte digiustizia.
İcra, yalnızca Adalet Divanı’nın bir kararıyla askıya alınabilir.Rådet skall lämna Europaparlamentet en fullständig redogörelse för grunderna försin ståndpunkt.
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.Cît stă împăratul la masa lui, nardul meu îşi răspîndeşte mirosul.
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.Cuando el rey estaba en su diván, mi nardo liberó su fragancia
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.Da der König sich herwandte, gab meine Narde ihren Geruch.
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.Dokiaľ sedel kráľ za svojím stolom, môj nardus vydával svoju vôňu.
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.Dokler je kralj sedel pri omizju svojem, je vonjala narda moja vonjavo svojo.
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.Dotąd, pokąd król jest u stołu, szpikanard mój wydaje wonność swoję.
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.Dotud, dokudž král stolí, nardus můj vydává vůni svou.
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.Enquanto o rei se assentava � sua mesa, dava o meu nardo o seu cheiro.
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.왕이 상에 앉았을 때에 나의 나도 기름이 향기를 토하였구나
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı."Kuninkaan istuessa pöydässään tuoksui minun nardukseni kaiken aikaa.
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.»Medan konungen håller sin fest, sprider min nardus sin doft.
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.Mentre il re è nel suo recinto, il mio nardo spande il suo profumo
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.Mikor a király az õ asztalánál ül, nárdusnak jóillatja származik én tõlem.
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.Min Nardus spreder sin Duft, mens Kongen er til Bords;
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.Så lenge kongen satt ved sitt bord, gav min nardus sin duft.
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.Sementara rajaku di pembaringannya, semerbak wangi narwastuku
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.Tandis que le roi est dans son entourage, Mon nard exhale son parfum.
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.Trong khi vua ngự bàn ăn , Cam tòng hương tôi xông mùi thơm nó ra .
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.Trong khi vua ngự bàn ăn, Cam tòng hương tôi xông mùi thơm nó ra.
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.Zolang de koning aan tafel zit, kun je de geur van mijn nardusparfum ruiken.
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.Ενοσω ο βασιλευς καθηται εις την τραπεζαν αυτου, ο ναρδος μου διαχεει την οσμην αυτου.
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.Докато царят седи на трапезата си, Нардът ми издава благоуханието си.
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.Мирровый пучок – возлюбленный мой у меня, у грудей моих пребывает.
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.עד שהמלך במסבו נרדי נתן ריחו׃
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.ما دام الملك في مجلسه افاح نارديني رائحته.
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.王 正 坐 席 的 時 候 、 我 的 哪 噠 香 膏 發 出 香 味
Kral divandayken, Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.王正 坐席 的 時候 、 我 的 哪 噠 香膏 發出 香味
Nihayet divandan kalktım... ...ve yeni bir gezi planlamaya başladım.Cuối cùng tôi cũng rời ghế sofa, bắt đầu lên kế hoạch chuyến hành trình khác.
Nihayet divandan kalktım... ...ve yeni bir gezi planlamaya başladım.Eu acabei por sair do sofá, e comecei a planear outra expedição.
Nihayet divandan kalktım... ...ve yeni bir gezi planlamaya başladım.Eventualmente sí me levanté del sofá y empecé a planear otra expedición.
Nihayet divandan kalktım... ...ve yeni bir gezi planlamaya başladım.Finalmente sono sceso da quel divano, ed ho cominciato a pianificare un'altra spedizione.
Nihayet divandan kalktım... ...ve yeni bir gezi planlamaya başladım.Ich habe mich irgendwann vom Sofa erhoben und angefangen, eine andere Expedition zu planen.
Nihayet divandan kalktım... ...ve yeni bir gezi planlamaya başladım.M-am dat până la urmă jos de pe canapea, şi am început să planific încă o expediţie.
Nihayet divandan kalktım... ...ve yeni bir gezi planlamaya başladım.Saya akhirnya bangkit dari sofa, dan mulai merencanakan ekspedisi selanjutnya.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod