Mezarlar açıldı, ölmüş olan birçok kutsal kişinin cesetleri dirildi.والقبور تفتحت وقام كثير من اجساد القديسين الراقدين.
Mezarlar açıldı, ölmüş olan birçok kutsal kişinin cesetleri dirildi.墳 墓 也 開 了 . 已 睡 聖 徒 的 身 體 、 多 有 起 來 的
Mezarlar açıldı, ölmüş olan birçok kutsal kişinin cesetleri dirildi.墳墓 也 開 了 . 已 睡聖徒 的 身體 、 多 有 起來的
‹‹O burada yok, dirildi. Daha Celiledeyken size söylediğini anımsayın.Ei hän ole täällä, hän on noussut ylös. Muistakaa, kuinka hän puhui teille vielä ollessaan Galileassa,
‹‹O burada yok, dirildi. Daha Celiledeyken size söylediğini anımsayın.Ele não está aqui, mas ressurgiu. Lembrai-vos de como vos falou, estando ainda na Galiléia.
‹‹O burada yok, dirildi. Daha Celiledeyken size söylediğini anımsayın.Er ist nicht hier; er ist auferstanden. Gedenket daran, wie er euch sagte, da er noch in Galiläa war
‹‹O burada yok, dirildi. Daha Celiledeyken size söylediğini anımsayın.여기 계시지 않고 살아나셨느니라 갈릴리에 계실 때에 너희에게 어떻게 말씀하신 것을 기억하라
‹‹O burada yok, dirildi. Daha Celiledeyken size söylediğini anımsayın.Neníť ho tuto, ale vstalť jest. Rozpomeňte se, kterak mluvil vám, když ještě v Galilei byl,
‹‹O burada yok, dirildi. Daha Celiledeyken size söylediğini anımsayın.Ngài không ở đây đâu, song Ngài đã sống lại. Hãy nhớ khi Ngài còn ở xứ Ga-li-lê, phán cùng các ngươi thể nào,
‹‹O burada yok, dirildi. Daha Celiledeyken size söylediğini anımsayın.Nie maszci go tu, ale wstał: wspomnijcie, jako wam powiadał, gdy jeszcze był w Galilei,
‹‹O burada yok, dirildi. Daha Celiledeyken size söylediğini anımsayın.Niet ho tu, ale vstal. Rozpamätajte sa, jako vám hovoril, keď ešte bol v Galilei,
‹‹O burada yok, dirildi. Daha Celiledeyken size söylediğini anımsayın.Ni ga tu, nego vstal je. Spomnite se, kako vam je povedal, ko je bil še v Galileji,
‹‹O burada yok, dirildi. Daha Celiledeyken size söylediğini anımsayın.Nincs itt, hanem feltámadott: emlékezzetek rá, mint beszélt néktek, még mikor Galileában volt,
‹‹O burada yok, dirildi. Daha Celiledeyken size söylediğini anımsayın.No está aquí; más bien, ha resucitado. Acordaos de lo que os habló cuando estaba aún en Galilea
‹‹O burada yok, dirildi. Daha Celiledeyken size söylediğini anımsayın.Non è qui, è risuscitato. Ricordatevi come vi parlò quando era ancora in Galilea
‹‹O burada yok, dirildi. Daha Celiledeyken size söylediğini anımsayın.Nu este aici, ci a înviat. Aduceţi-vă aminte ce v'a spus pe cînd era încă în Galilea,
‹‹O burada yok, dirildi. Daha Celiledeyken size söylediğini anımsayın.δεν ειναι εδω, αλλ' ανεστη ενθυμηθητε πως ελαλησε προς εσας, ενω ητο ετι εν τη Γαλιλαια,
‹‹O burada yok, dirildi. Daha Celiledeyken size söylediğini anımsayın.Его нет здесь: Он воскрес; вспомните, как Он говорил вам, когда был еще в Галилее,
‹‹O burada yok, dirildi. Daha Celiledeyken size söylediğini anımsayın.И обзети от страх, те наведоха лицата си до земята; а мъжете им рекоха: Защо търсите живия между мъртвите?
‹‹O burada yok, dirildi. Daha Celiledeyken size söylediğini anımsayın.Нема Його тут, а встав. Згадайте, як Він промовляв до вас, ще бувши в Галилеї,
‹‹O burada yok, dirildi. Daha Celiledeyken size söylediğini anımsayın.איננו פה כי קם זכרנה את אשר דבר אליכן בעוד היותו בגליל לאמר׃
‹‹O burada yok, dirildi. Daha Celiledeyken size söylediğini anımsayın.ليس هو ههنا لكنه قام. اذكرن كيف كلمكنّ وهو بعد في الجليل
‹‹O burada yok, dirildi. Daha Celiledeyken size söylediğini anımsayın.他 不 在 這 裡 、 巳 經 復 活 了 . 當 記 念 他 還 在 加 利 利 的 時 候 、 怎 樣 告 訢 你 們
‹‹O burada yok, dirildi. Daha Celiledeyken size söylediğini anımsayın.他 不 在 這裡 、 巳經復 活了 . 當記 念 他 還在 加利利 的 時候 、 怎樣 告訢 你們
O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, Onun yattığı yeri görün.han er ikke her; han er opstanden, som han sa; kom og se stedet hvor han lå!
O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, Onun yattığı yeri görün.Han er ikke her; thi han er opstanden, sm han har sagt. Kommer hid, ser Stedet, hvor Herren lå!
O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, Onun yattığı yeri görün.Il n`est point ici; il est ressuscité, comme il l`avait dit. Venez, voyez le lieu où il était couché,
O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, Onun yattığı yeri görün.그가 여기 계시지 않고 그의 말씀하시던대로 살아나셨느니라 와서 그의 누우셨던 곳을 보라
O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, Onun yattığı yeri görün.Não está aqui, porque ressurgiu, como ele disse. Vinde, vede o lugar onde jazia;
O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, Onun yattığı yeri görün.Neníť ho tuto; nebo vstalť jest, jakož předpověděl. Pojďte, a vizte místo, kdež ležel Pán.
O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, Onun yattığı yeri görün.Ngài không ở đây đâu ; Ngài sống lại rồi , như lời Ngài đã phán . Hãy đến xem chỗ Ngài đã nằm ;
O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, Onun yattığı yeri görün.Ngài không ở đây đâu; Ngài sống lại rồi, như lời Ngài đã phán. Hãy đến xem chỗ Ngài đã nằm;
O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, Onun yattığı yeri görün.Nie maszci go tu; albowiem powstał, jako powiedział; chodźcie, oglądajcie miejsce, gdzie leżał Pan.
O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, Onun yattığı yeri görün.Niet ho tu, lebo vstal, tak ako povedal. Poďte, pozrite miesto, kde ležal Pán.
O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, Onun yattığı yeri görün.Ni ga tu; vstal je namreč, kakor je rekel. Pridite in poglejte mesto, kjer je ležal Gospod!
O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, Onun yattığı yeri görün.Nincsen itt, mert feltámadott, a mint megmondotta volt. Jertek, lássátok a helyet, a hol feküdt vala az Úr.
O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, Onun yattığı yeri görün.No está aquí, porque ha resucitado, así como dijo. Venid, ved el lugar donde estaba puesto
O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, Onun yattığı yeri görün.Non è qui. E' risorto, come aveva detto; venite a vedere il luogo dove era deposto
O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, Onun yattığı yeri görün.Nu este aici; a înviat, după cum zisese. Veniţi de vedeţi locul unde zăcea Domnul;
O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, Onun yattığı yeri görün.δεν ειναι εδω διοτι ανεστη, καθως ειπεν. Ελθετε, ιδετε τον τοπον οπου εκειτο ο Κυριος.
O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, Onun yattığı yeri görün.Его нет здесь - Он воскрес, как сказал. Подойдите, посмотрите место, где лежал Господь,
O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, Onun yattığı yeri görün.Нема Його тут; устав бо, як казав: Ідїть подивить ся на місце, де лежав Господь.
O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, Onun yattığı yeri görün.Няма Го тук; защото възкръсна, както и рече: дойдете и вижте мястото, гдето е лежал Господ.
O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, Onun yattığı yeri görün.איננו פה כי קם כאשר אמר באנה ראינה את המקום אשר שכב שם האדון׃
O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, Onun yattığı yeri görün.ليس هو ههنا لانه قام كما قال. هلم انظرا الموضع الذي كان الرب مضطجعا فيه.
O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, Onun yattığı yeri görün.他 不 在 這 裡 、 照 他 所 說 的 、 已 經 復 活 了 . 你 們 來 看 安 放 主 的 地 方
O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, Onun yattığı yeri görün.他 不 在 這裡 、 照 他 所 說 的 、 已 經復 活 了 . 你 們來 看 安放 主 的 地方
Oğlumun diri diri gömülmesinden dolayı halen çok acı çekiyorum.A stále trpím, protože můj syn je jako by byl pohřben zaživa.
Oğlumun diri diri gömülmesinden dolayı halen çok acı çekiyorum.Dan saya masih menderita, karena putra saya, seperti terkubur hidup-hidup.
Oğlumun diri diri gömülmesinden dolayı halen çok acı çekiyorum.E ainda sofro, por causa do meu filho é como se ele estivesse enterrado vivo.
Oğlumun diri diri gömülmesinden dolayı halen çok acı çekiyorum.E continuo a soffrire, perché per me è come se mio figlio fosse stato sepolto vivo.
Oğlumun diri diri gömülmesinden dolayı halen çok acı çekiyorum.Et j'en souffre toujours parce que mon fils, c'est comme s'il a été enterré vivant.
Oğlumun diri diri gömülmesinden dolayı halen çok acı çekiyorum.Ik lijd nog steeds, alsof mijn zoon levend begraven is.
Oğlumun diri diri gömülmesinden dolayı halen çok acı çekiyorum.저는 여전히 고통을 겪고 있습니다. 제 아들이 생매장을 당한 것과 같기 때문입니다.
Oğlumun diri diri gömülmesinden dolayı halen çok acı çekiyorum.Még mindig szenvedek, mert olyan, mintha a fiam elevenen lenne eltemetve.
Oğlumun diri diri gömülmesinden dolayı halen çok acı çekiyorum.Nadal cierpię, ponieważ mój syn, jest jakby pochowany żywcem.
Oğlumun diri diri gömülmesinden dolayı halen çok acı çekiyorum.Şi încă sufăr, fiindcă fiul meu e ca şi cum ar fi îngropat de viu.
Oğlumun diri diri gömülmesinden dolayı halen çok acı çekiyorum.Und ich leide immer noch, denn mein Sohn ist sozusagen lebendig begraben.
Oğlumun diri diri gömülmesinden dolayı halen çok acı çekiyorum.Và tôi vẫn đang đau khổ bởi vì con trai tôi như thể đang bị chôn sống.
Oğlumun diri diri gömülmesinden dolayı halen çok acı çekiyorum.Y todavía sufro porque mi hijo es como si estuviera enterrado vivo.