İşte bu, İsanın ölümden dirildikten sonra öğrencilere üçüncü görünüşüydü.耶 穌 從 死 裡 復 活 以 後 、 向 門 徒 顯 現 、 這 是 第 三 次
İşte bu, İsanın ölümden dirildikten sonra öğrencilere üçüncü görünüşüydü.耶穌從 死 裡復 活 以後 、 向 門徒 顯現 、 這是 第三 次
İşte İsa'nın dirildiği an.A cirkus sa mohol začať..
İşte İsa'nın dirildiği an.De hel breekt los.
İşte İsa'nın dirildiği an.Elszabadult a pokol.
İşte İsa'nın dirildiği an.브레이크가 풀린 것입니다.
İşte İsa'nın dirildiği an. Kömür madenleri bataklığa döndü.Zrobił się niezły kocioł.
İşte İsa'nın dirildiği an.O inferno soltou-se.
İşte İsa'nın dirildiği an.Si scatena l'inferno.
İşte İsa'nın dirildiği an.Tot iadul se dezlănțuie - un balamuc plutitor.
İşte İsa'nın dirildiği an.Разверзнувшийся ад, не иначе.
Kraliyet ailesinin yok olmaya yüz tutmuş tarihini dirilteceğiniz için... ...artık ölümden korkmuyorum.وهكذا ستصلحين تاريخ العائلة الملكية المنذثرة لن اشعر بأي اسف ان مت الان
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››A ki hisz én bennem, a mint az írás mondotta, élõ víznek folyamai ömlenek annak belsejébõl.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Celui qui croit en moi, des fleuves d`eau vive couleront de son sein, comme dit l`Écriture.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››chi crede in me; come dice la Scrittura: fiumi di acqua viva sgorgheranno dal suo seno»
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Cine crede în Mine, din inima lui vor curge rîuri de apă vie, cum zice Scriptura.``
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Den, som tror på mig, af hans Liv skal der, som Skriften har sagt, flyde levende Vandstrømme:"
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Den som tror på mig, av hans innersta skola strömmar av levande vatten flyta fram, såsom skriften säger.»
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Den som tror på mig, av hans liv skal det, som Skriften har sagt, rinne strømmer av levende vann.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››El que cree en mí, como dice la Escritura, ríos de agua viva correrán de su interior
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Joka uskoo minuun, hänen sisimmästään on, niinkuin Raamattu sanoo, juokseva elävän veden virrat."
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Kdor veruje v mene, kakor pravi pismo, reke žive vode poteko iz telesa njegovega.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Kdož věří ve mne, jakož dí Písmo, řeky z života jeho poplynou vody živé.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Kẻ nào tin ta thì sông nước hằng sống sẽ chảy từ trong lòng mình, y như Kinh Thánh đã chép vậy.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Kẻ nào tin ta thì sông_nước hằng sống sẽ chảy từ trong lòng mình , y_như Kinh_Thánh đã chép vậy .
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››나를 믿는 자는 성경에 이름과 같이 그 배에서 생수의 강이 흘러나리라 하시니
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Kto verí vo mňa, jako hovorí Písmo, rieky živej vody potečú z jeho vnútra.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Kto wierzy w mię, jako mówi Pismo, rzeki wody żywej popłyną z żywota jego.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Quem crê em mim, como diz a Escritura, do seu interior correrão rios de água viva.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Wer an mich glaubt, wie die Schrift sagt, von des Leibe werden Ströme des lebendigen Wassers fließen.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Οστις πιστευει εις εμε, καθως ειπεν η γραφη, ποταμοι υδατος ζωντος θελουσι ρευσει εκ της κοιλιας αυτου.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Кто верует в Меня, у того, как сказано в Писании, из чрева потекут реки воды живой.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Пак ги попита: Кого търсите? А те рекоха: Исуса Назарянина.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Хто вірує в мене, як рече писаннє, ріки води живої з черева його потечуть.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››המאמין בי כדבר הכתוב מבטנו ינהרו נהרי מים חיים׃
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››من آمن بي كما قال الكتاب تجري من بطنه انهار ماء حيّ.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››信 我 的 人 、 就 如 經 上 所 說 、 從 他 腹 中 要 流 出 活 水 的 江 河 來
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››信 我 的 人 、 就 如 經上 所說 、 從 他 腹中 要 流出 活水 的 江河來
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Den hop som var i følge med ham, vidnet da at han hadde kalt Lasarus ut av graven og opvakt ham fra de døde;
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Ðoàn dân ở cùng Ngài , khi Ngài kêu La-xa-rơ ra khỏi mộ và khiến từ kẻ chết_sống lại , đều làm_chứng về Ngài .
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Ðoàn dân ở cùng Ngài, khi Ngài kêu La-xa-rơ ra khỏi mộ và khiến từ kẻ chết sống lại, đều làm chứng về Ngài.
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.나사로를 무덤에서 불러내어 죽은 자 가운데서 살리실 때에 함께 있던 무리가 증거한지라
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Skaren, som var med ham, vidnede nu, at han havde kaldt Lazarus frem fra Graven og oprejst ham fra de døde.
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Świadczył tedy lud, który z nim był, iż Łazarza zawołał z grobu i wzbudził go od umarłych.
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Vtedy svedčil zástup, ktorý bol s ním, keď vyvolal Lazara z hrobu a vzkriesil ho z mŕtvych.
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Vydával pak o něm svědectví zástup, kterýž byl s ním, že Lazara povolal z hrobu a vzkřísil jej z mrtvých.
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.И настъпи в Ерусалим празникът на освещението на храма. Беше зима;
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Народ, бывший с Ним прежде, свидетельствовал, что Он вызвал из гроба Лазаря и воскресил его из мертвых.
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Сьвідкував же народ, що був із Ним, як Лязаря викликав із гробу й воскресив Його з мертвих.
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.ויעידו העם אשר היו אצלו בקראו אל לעזר לצאת מן הקבר ויער אתו מעם המתים׃
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.وكان الجمع الذي معه يشهد انه دعا لعازر من القبر واقامه من الاموات.
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.當 耶 穌 呼 喚 拉 撒 路 叫 他 從 死 復 活 出 墳 墓 的 時 候 、 同 耶 穌 在 那 裡 的 眾 人 、 就 作 見 證
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.當耶穌 呼喚 拉撒路 叫 他從死 復活 出墳 墓 的 時候 、 同耶穌 在 那裡 的 眾人 、 就 作 見證
Marta, ‹‹Son gün, diriliş günü onun dirileceğini biliyorum›› dedi.A Marta mu povedala: Viem, že vstane pri vzkriesení, v posledný deň.
Marta, ‹‹Son gün, diriliş günü onun dirileceğini biliyorum›› dedi.Disse-lhe Marta: Sei que ele há de ressurgir na ressurreição, no último dia.
Marta, ‹‹Son gün, diriliş günü onun dirileceğini biliyorum›› dedi.Gli rispose Marta: «So che risusciterà nell'ultimo giorno»
Marta, ‹‹Son gün, diriliş günü onun dirileceğini biliyorum›› dedi.Je sais, lui répondit Marthe, qu`il ressuscitera à la résurrection, au dernier jour.
Marta, ‹‹Son gün, diriliş günü onun dirileceğini biliyorum›› dedi.마르다가 가로되 마지막 날 부활에는 다시 살 줄을 내가 아나이다
Marta, ‹‹Son gün, diriliş günü onun dirileceğini biliyorum›› dedi.Marta le dijo: --Yo sé que resucitará en la resurrección en el día final
Marta, ‹‹Son gün, diriliş günü onun dirileceğini biliyorum›› dedi.Marta menjawab, "Saya tahu Lazarus akan hidup kembali bila orang mati dibangkitkan pada Hari Kiamat.