direniş ile cümle

direniş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Allah'ın Süngüleri bu direnişin öyküsünü ve onun kahramanlarının anlatmaktadır.Historien om Guds projekt omfatter både Jesu og hans tilhængeres ord og handlinger.
Elya Süleyman, 2002 çıkışlı Kutsal Direniş (Divine Intervention) filmi ile tanınır.Divine Intervention er en film af Elie Suleiman fra 2002.
Yeni İmparator Alman orduları ile İtalya'yı istilaya başladı ve fazla direniş görmeden Calabria'ya kadar indi.Kejseren invaderede Syditalien og nåede helt ned til Calabrien uden at møde nævneværdig modstand.
Buna rağmen Osmanlı direnişi devam etti.På trods af det fortsatte modstanden.
Direniş mi?".Et slagsmål?"
Direnişçiler ise 22 partizan kaybetti.Damesingleturneringen havde deltagelse af 22 spillere.
Direniş grubu üyeleri onu defalarca öldürmeye çalıştı.Sikkerhedspolitiet forsøgte flere gange at true ham til tavshed.
Sonuç olarak Müttefik kuvvetleri kara içlerine doğru ilerledikçe çok az direnişle karşılaşmıştır.Derfor mødte de allierede styrker kun lidt modstand, da de rykkede længere ind i landet.
Geleneğin Direnişi.Udfordring af normaliteten.
1942 yılında Arnavutluk'a döndü, hemen Arnavutluk Komünist Partisi'ne ve Arnavutluk direnişine katıldı.I 1942 indgik han i den kommunistisk orienterede del af den albanske modstandsbevægelse.
Asi İttifakı, Galaktik İmparatorluk'a karşı kurulan askeri bir direniş güçüdür.Et af oprørsalliancens rumskibe bliver angrebet af Det Galaktiske Imperium.
1944 - II. Dünya Savaşı: Monte Cassino Muharebesinde, Alman direnişi kırıldı.1944 - 2. verdenskrig: Slaget om Monte Cassino indledes.
Konvoya direnişçiler havan topu, RPG ve makineli tüfekler ile saldırır.Når de angriber, bruger de RPG og skydevåben.
Daha sonra Almanlar, hapsi sırasında Fransız komünist direnişi ile temas ettiğini iddia etmişlerdir.Derefter foreslår han Rick, at de begge slutter sig til den franske modstandsbevægelse.
Kalede ise direniş sürdü.Hjemme mødte hertugen også modstand.
Ama nasıl bir direnişle karşılaşacakları hakkında hiçbir fikirleri yoktu.Men han havde endnu ikke gjort sig klart, hvilken livsbane han skulle vælge.
Küçük bir direnişle karşılaştı.De mødte kun begrænset modstand.
Silahlı direniş gösterildi ve Yunanlar geri çekilmek zorunda kaldı.Angrebet blev afvist, og de danske tropper måtte trække sig tilbage.
Monck hiçbir direnişle karşılaşmadan Londra'ya girer.Monck marsjerte inn i London uten at noen hindring.
Artık silahlı direniş zamanı gelmişti.Nederlagets time var kommet.
Küçük bir direnişle karşılaştı.De møtte liten motstand.
Bundan sonra Taliban güçleri direnişin kalbi olan güney Afganistan'da Kandahar civarına geri püskürtüldü.Samtidig var Taliban blitt drevet tilbake til sitt maktsentrum i det sørøstlige Afghanistan, omkring Kandahar.
1945 - II. Dünya Savaşı: Küçük bir Japon direnişi kaldıysa da Iwo Jima Muharebesi sona erdi.1945 – Andre verdenskrig: Slaget om Iwo Jima ender, men noen få japanske grupperinger gjør fremdeles motstand.
Küçük sabotaj eylemlerini teşvik etti ve Çek direnişi ile temas kurdu.Her støttet han mindre sabotasje og hadde kontakter innen den tsjekkiske motstandsbevegelsen.
Buna rağmen Osmanlı direnişi devam etti.Likevel fortsatte den polske motstandsbevegelsen.
Yerel Taliban liderleriyse bu planın tersini iddia etti ve gelen kuvvetlere karşı direniş yemini etti.Lokale Talibanledere var imot disse planene og kalte til motstand.
John Connor makinelere karşı insan direnişinin lideri konumundadır.John Connor, sønnen til Sarah, leder en menneskelig motstandskamp mot maskinene.
Howe ise, Washington’u atlatarak, direnişle karşılaşmadan Philadelphia’ya girdi.26. september utmanøvrerte Howe til slutt Washington og marsjerte inn i Philadelphia uten motstand.
Bu direniş hareketi sabotaj eylemleri şeklinde gerçekleşti.Disse reaksjonene kom etter omfattende sabotasjehandlinger fra motstandsbevegelsen.
Kral da direnişin imkânsız olduğunu anladı.Både kongen og regjeringen innså at fortsatt motstand var nytteløst.
Ruslar nehri büyük bir direnişle karşılaşmadan aştı.Russiske styrker rykket inn i landet uten å møte motstand.
Direniş hareketinde yer almış ve Fransız Özgürlük Ordusu'na girmiştir.Han greide å rømme og gikk inn i den franske motstandsbevegelsen.
Fakat Sovyet direnişi çok kuvvetliydi.Livet i Sovjetunionen viste seg imidlertid å være hardt.
1930 yılında Tibet ordusu herhangi büyük bir direnişle karşılaşmadan Garzê'yi işgal etti.I 1930 invaderte en tibetansk hær Garze og erobret området uten å møte særlig motstand.
Nazilerin Hollanda'yı işgalinden sonra Hollandalı direniş örgütüne üye oldu.Familien følte seg trygg til Nederland ble invadert.
Bu grup daha sonra cezaevi direniş hareketinin çekirdeğini oluşturacaktır.Bildet blir senere en inspirasjon i motstandskampen.
Mevzilenmiş olan direnişçiler ilerleyen birliklere zayiat verdirse de ilerleyişi durduramaz.Selv om angriperne klarer å omringe pinnsvinstillingene, fortsetter de å kjempe.
1996 yılında Çeçen direnişçiler ve Ruslar arasında ateşkes imzalanmıştır.2008 fortsatt spredt krigføring mellom russiske styrker og tsjetsjenske opprørere.
İlk büyük çaplı direniş Ulusal Kurtuluş Cephesi (EAM] tarafından örgütlenir.Den høyeste utmerkelse som deles ut av The Salvation Army (Frelsesarmeen, internasjonalt).
Bu sıralarda dağlarda direniş devam ediyordu.I Bergen fortsatte forberedelsene.
Bu duruma karşı ilk direniş 1963 yılındaki büyük grevde yaşandı.Initiativ til sterkere fellesforvaltning ble tatt i 1963.
Direniş sırasında Maurizio olarak biliniyordu.Corneliussen var involvert i motstandsarbeidet under krigen.
Anlaşıldığı kadarıyla birlikleri daha fazla direniş göstermemiştir.Det viste seg imidlertid at disse troppene ikke var villige til å kjempe videre.
Hiç direniş ile karşılaşmadılar.I begynnelsen møtte de ingen opposisjon.
Lombardlar genellikle hiçbir direniş görmeden kuzey İtalya'yı işgal etmişlerdi.Bangsa Lombard menduduki utara Italia, sebagian besar tanpa perlawanan.
Bu aynı, barışçı lider kendisinin ve halkının tutuklanmasına karşı direniş göstermedi.Pemimpin yang penuh damai ini pula membiarkan dirinya dan rakyatnya ditahan tanpa perlawanan.
1930 - 1940 yılları arasında Lefebvre, felsefe profesörü olarak çalıştı ve 1940'ta Fransız Direnişine katıldı.Sejak 1930-1940 Lefebvre menjadi professor filsafat, pada 1940 bergabung dengan Gerakan Perlawanan.
Direnişlerin sonuncusu Mora'nın kuzeybatısındaki Salmeniko'da yaşandı.Daerah terakhir yang bertahan adalah Salmeniko, di barat laut Morea.
1945 - II. Dünya Savaşı: Küçük bir Japon direnişi kaldıysa da Iwo Jima Muharebesi sona erdi.1945 - Perang Dunia II: Pertempuran Iwo Jima berakhir namun perlawanan Jepang masih berlanjut.
Amsterdam’da ve Hollanda’nın birçok yerinde, Yahudiler Hollanda direnişinin içinde yer aldı.Di Amsterdam dan wilayah lainnya di Belanda, banyak orang Yahudi yang aktif dalam melawan Nazi.
1952) Batı Trakya Türkleri Millî Direniş GünüJalan Nasional Jalur Pantai Utara 2015
Hobbesçu sistemini destekleyen Sreedhar, etik sivil direnişini kendine amaç edinmiştir.Kebijakan mendukung perang yang diambil Ebert membawa konsekuensi personal bagi dirinya.
2004 yılında Taliban yeniden organize olarak ABD ve Müttefiklerine karşı direnişe geçti.Pada tahun 2003, Pemerintah Indonesia dan masyarakat menolak kampanye militer pimpinan AS terhadap Irak.
Bu direniş yaklaşık bir ay sürmüştür.Perang itu berlangsung sekitar sebulan.
Şiddetle direnişe geçtiler.Họ đã kháng cự mãnh liệt.
Direniş, Sovyetler Birliğinin Birinci Sekreterinin çıkartma planını bırakmasına neden oldu.Sự phản đối của dân chúng khiến Liên bang Xô viết phải từ bỏ kế hoạch ban đầu loại bỏ vị Bí thư thứ nhất.
ABD Ordusu (3. Piyade, 7. Ordu) sivil nüfus direnişi olmadan 30 Mart 1945 tarihinde kasabaya girdi.Quân đội Hoa Kỳ (Đoàn bộ binh số 63, thuộc Quân đoàn số 7) tiến vào thành phố vào ngày 30 tháng 3 năm 1945.
Octavian ve Lepidus Sicilya'daki son direnişide kırmıştır.Cả Octavian và Lepidus đều tham gia chống lại Pompeius tại Sicilia năm 36 TCN.
Artık silahlı direniş zamanı gelmişti.Có lúc đó thời gian hành động quân sự quyết định.
1930 yılında Tibet ordusu herhangi büyük bir direnişle karşılaşmadan Garzê'yi işgal etti.Năm 1930, quân Tây Tạng của Đạt-lại Lạt-ma thứ 13 đã chiếm được Garzê mà không gặp phải kháng cự đáng kể nào.
İlgili Sayfalar