direniş ile cümle

direniş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dêrsim merkezli Kürt aleviliği: Etnisite, dini inanç, kültür ve direniş.Sáros megye – népek, kultúrák, vallások találkozása.
Böylece şehir direnişçilerin eline geçti.Ez azonban a városiak ellenállásába ütközött.
Alman kuvvetleri daha kuzeye ilerlediğinde Estonya'da da Sovyet kuvvetlerine karşı silahlı direniş başlamıştı.A német támadás nyomán Észtországban is szovjetellenes felkelés kezdődött.
Direnişin derhal kesilmesini emrediyorum.A pasa parancsot adott a visszavonulás megszakítására.
Nazizm döneminde KPÖ Avusturya direnişinde önemli bir rol oynadı.Mátyás ausztriai hadjáratában kezdetben nem játszott fontos szerepet.
Çünkü Memlûklular büyük bir direniş göstermişlerdir.A szemigallok keményen ellenálltak.
2009-2010: TEKEL işçilerinin direnişine kitlesel katkı.2009-2010: kísérlet a Missió együttes életre keltésére.
Ancak çıkarma sahasının güney kesiminde kayda değer bir Osmanlı direnişi yoktur.Az ellenzék fellegvárának számító Asante régióban egyetlenegy "nem" szavazatot sem regisztráltak.
Tralleislilerin direnişi sadece bu olayla sınırlı kalmamıştır.Driesch ellenvetései legyőzhetetlennek tűntek számomra.
Grubun logosunda "En Güzel Sevgi Barıştır, En Güzel Barış Direniştir" yazar.Periandrosz a bal oldalára: "A legszebb dolog a világon a nyugalom."
Daha sonra da Han Solo, Luke Skywalker ile Cumhuriyet direniş birliklerine katılır.Luke Skywalker és Han Solo csatlakoznak a Lázadók Szövetségéhez.
Sırp milisinin direnişi, üye sayısının az olması nedeniyle başarısız oldu.Itt Price ellentámadásai egyelőre sikertelenek maradtak a lőszerhiány következtében.
Direnişin derhal kesilmesini emrediyorum.Määrään vastarinnan välittömän lopettamisen.
1940-1942 yıllarında, yaklaşık 1.500 Polonyalı mahkûmu ve Polonya direnişinin üyeleri Flossenbürg'a sürüldü.Vuosien 1941–1942 aikana 1 500 puolalaista vankia siirrettiin Flossenbürgiin.
Fakat o gece onların olağan uyumu şiddetli direnişe dönüştü.Mutta tuona yönä, ensimmäistä kertaa, tavanomainen alistuminen muuntui väkivaltaiseksi vastarinnaksi ...
Şiddetle direnişe geçtiler.He kokivat kovaa vastarintaa.
5 Mayıs 1945'te Çek Direnişçileri, Prag Ayaklanması'nı başlattı.5. toukokuuta 1945 Schleyer pakeni Prahasta.
Bu ilk zaferden sonra silahlı direniş kararı alındı.Sopivalla hetkellä he aloittivat aseellisen vastarinnan.
Kral da direnişin imkânsız olduğunu anladı.Kuningas sanoi olevansa valmis vastarinnan lopettamiseen.
9 Mayıs 1928 tarihinde Türkiye direnişçileri vazgeçirmek için af çıkardı.19. toukokuuta poliisi onnistui tukahduttamaan levottomuudet.
Kalede ise direniş sürdü.Niinpä leirissä syntyi kapina.
1986) 1914 - Max Manus, Norveçli direnişçi (II. Dünya Savaşı sırasında) (ö.1913) 20. syyskuuta – Max Manus, norjalainen toisen maailmansodan aikaisen vastarintaliikkeen taistelija (s.
Fransız Direniş Hareketi'nde yer almıştır.Hän toimi Ranskan vastarintaliikkeessä.
Orman Kardeşleri adı verilen silahlı muhalif grupların direnişi, 1950'li yılların ortasına kadar devam etti.Metsäveljiksi sanottujen sissien toiminta loppui 1950-luvulla.
Sırp milisinin direnişi, üye sayısının az olması nedeniyle başarısız oldu.Lucasin mielestä sarjan huono menestys johtui toiminnan puutteesta.
Radyo yayınları yoğun hükümet sansürüne karşı direnişin çok önemli bir iletişim kanalı olur.Mediasta on tullut Irakissa toimiville vastarintajärjestöille tärkeä kanava vaikuttaa.
Octavian ve Lepidus Sicilya'daki son direnişide kırmıştır.Octavianuksen ja Lepiduksen joukot kukistivat Sextuksen Sisiliassa.
Ancak direnişçilerin elinde az silah vardı.Kapinallisilla oli pulaa ammuksista.
Fakat yine de güçlü bir direniş göstermeye devam etti.Samaan aikaan laaja vastarinta jatkui.
Bu şehir üzerine gönderilen Bizans güçleri, şehrin direnişi dolayısıyla şehre giremediler.Ihmiset eivät voineet paeta, kaupungin muuri esti sen.
Çünkü Memlûklular büyük bir direniş göstermişlerdir.Kirjoitus sai aikaan voimakkaan vastareaktion.
Direnişçiler hayatta kalabilmek için yerel halka bağımlıydılar.Joukot kohtasivat vastarintaa paikallisilta asukkailta.
Fakat Emin'in ordusu çok çetin olarak direniş gösterdi.Afgaanien jalkaväki teki kuitenkin ankarampaa vastarintaa.
Muharebelerin ikinci gününde bir ABD Bell UH-1N helikopteri direnişçiler tarafından düşürülür.Taistelut jatkuivat pitkin yötä ja amerikkalaisia tukivat Bell AH-1 Cobra -helikopterit.
Orman Kardeşleri adı verilen silahlı muhalif grupların direnişi, 1950'li yılların ortasına kadar devam etti.Αμέσως ξεκίνησε ένοπλη αντίσταση υπό την ονομασία "Οι Αδελφοί του Δάσους", η οποία συνέχισε μέχρι το 1991.
Direnişi daha sonra Mayıs 1943’te Treblinka imha kampı ayaklanması takip etti.Τον Αύγουστο του 1943 σημειώθηκε εξέγερση στο στρατόπεδο εξόντωσης Τρεμπλίνκα.
Bu dönemde TDKP, genel grev ve direniş çağrısı yaptı.Της κίνησης αυτής προηγήθηκαν διαμαρτυρίες και γενική απεργία.
Direniş Partisi'ne önderlik etti.Αγωνίστηκε στην κομματική αντίσταση.
John'un yanında direnişçilerle birlikte mücadele vermektedir.Με τον πατέρα του Τζον, να έχει τις ενστάσεις του.
1942 yılında Ulusal Direniş Konseyi üyesi olmuştur.Από το 1942 συμμετέχει στην οργάνωση της Εθνικής Αντίστασης.
Çatışmalarda çok sayıda direnişçi öldürülecektir.Πολλοί αγωνιστές Κανδηλαίοι συμμετείχαν σε μάχες.
Direniş hareketinde yer almıştır.Πήρε μέρος στην Αντίσταση.
Uzun süren direnişin sonunda işçiler taleplerini kabul ettirerek grevi sonlandırırlar.Ωστόσο η απεργία δεν σταματά και την επόμενη εβδομάδα τα αιτήματα των εργατών ικανοποιούνται.
Artık silahlı direniş zamanı gelmişti.Η ώρα για μια μεγάλη μάχη είχε φτάσει.
Ailesi Yunanistan Komünist Partisi üyesi olan direniş savaşçılarıydı.Υποστηρικτές της είναι τα μέλη της τοπική ελληνικής ομογένειας.
Bu direniş hareketi sabotaj eylemleri şeklinde gerçekleşti.Εκτός από τις μάχες διενεργούνταν και ενέργειες σαμποτάζ.
1996 - Çeçen direnişçiler başkent Grozni'yi ele geçirdiler.1993 - Οι αντάρτες καταλαμβάνουν την πόλη Σοχούμι της Γεωργίας.
Keza, bu direniş Haziran 1941'e kadar sürdü.Αυτή η απαγόρευση ίσχυε μέχρι τον Ιανουάριο του 1941.
Fakat Sovyet direnişi çok kuvvetliydi.Ο αγώνας με την ΕΣΣΔ ήταν καθοριστικός.
Buna göre sokaklar direnişçiler ve sivillerin cesetleriyle doludur.Οι στοές του Οχυρού είχαν γεμίσει από ανθρώπινα πτώματα.
Hitler, 14 Mayıs'ta, Hollanda direnişinin bir anda ezilmesini emretti.Den 14. maj gav han ordre til at den hollandske modstand skulle knuses straks.
Alman direnişi küçük ve genellikle izole gruplardan oluşuyordu.Den tyske modstandsbevægelse bestod af små og ofte isolerede grupper.
Direnişçilerin birçoğu Breton'un ve Güney Fransa'nın dağlık bölgelerinde operasyonlarını yürüttü.De fleste maquisards opererede i bjergområderne i Bretagne og Sydfrankrig.
Yugoslav Direnişi II. Dünya Savaşı sırasında Yugoslavya Komünist Partisi önderliğinde sürdürülmüştür.Den jugoslaviske modstandsbevægelse blev ledet af det jugoslaviske kommunistparti under anden verdenskrig.
Sasaniler ilk Arap ordularının tehditlerine karşı hiçbir zaman yeterli bir direniş oluşturamadılar.Sassaniderne ydede aldrig nogen virkelig effektiv modstand mod de arabiske hæres pres.
Yerel Taliban liderleriyse bu planın tersini iddia etti ve gelen kuvvetlere karşı direniş yemini etti.Lokale Talibanledere var imod disse planer og kaldte til modstand.
Çin müdahaleyi kınadı ve Afgan direnişçilerine askeri destek sağladı.Kina afviste traktaten og sendte militære styrker ind i Tonkin.
Aynı zamanda hareket, şiddet içermeyen direniş yöntemlerine uyduğunu vurguladı.Hun understreger dog, at hun går ind for ikke voldelige modstandsformer.
Direniş Partisi'ne önderlik etti.Han var også leder i modstandsbevægelsen.
Ama Adıge direnişi umutsuzca da olsa yine sürüyordu.Det gjorde modstandsfolkene mere og mere desperate.
İlgili Sayfalar