Amerikan dinleyicilerimiz için, böylelikle, "Süt Elde Ettik".Aşadar, am obţinut lapte.
Amerikan dinleyicilerimiz için, böylelikle, "Süt Elde Ettik".Ecco, abbiamo il latte, per il pubblico americano.
Amerikan dinleyicilerimiz için, böylelikle, "Süt Elde Ettik".우리는 미국 청중들을 위해 우유를 얻어냈어요.
Amerikan dinleyicilerimiz için, böylelikle, "Süt Elde Ettik".Nous avons Got Milk, pour le public américain. [NdT Campagne publicitaire US]
Amerikan dinleyicilerimiz için, böylelikle, "Süt Elde Ettik".Nun, für das amerikanische Publikum: "We Got Milk!"
Amerikan dinleyicilerimiz için, böylelikle, "Süt Elde Ettik".Pijesz mleko, jesteś wielki.
Amerikan dinleyicilerimiz için, böylelikle, "Süt Elde Ettik".Portanto, obtivemos leite! [piada para o público americano]
Amerikan dinleyicilerimiz için, böylelikle, "Süt Elde Ettik".Por tanto, "tenemos leche" (conocido slogan en EEUU), para el público americano.
Amerikan dinleyicilerimiz için, böylelikle, "Süt Elde Ettik".Vậy, chúng tôi Có Sữa, cho các khán giả Mĩ.
Amerikan dinleyicilerimiz için, böylelikle, "Süt Elde Ettik".We "Got Milk", voor het Amerikaanse publiek.
Amerikan dinleyicilerimiz için, böylelikle, "Süt Elde Ettik".Έτσι "Έχουμε Γάλα", για το Αμερικάνικο κοινό.
Amerikan dinleyicilerimiz için, böylelikle, "Süt Elde Ettik".Вот так мы сделали молоко для американской публики.
Amerikan dinleyicilerimiz için, böylelikle, "Süt Elde Ettik".Така, че "Имаме мляко", за американската публика.
Amerikan dinleyicilerimiz için, böylelikle, "Süt Elde Ettik".אז "יש חלב", עבור האמריקאים שביניכם.
Amerikan dinleyicilerimiz için, böylelikle, "Süt Elde Ettik".إذاُ ، نحن لدينا حليب ، من أجل الحضور الأمريكي.
Amerikan dinleyicilerimiz için, böylelikle, "Süt Elde Ettik".ここにあるのは 美しい人間の細胞です
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.그런데 삼분의이가되는 지점에 장벽이 있었습니다.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Maar op twee-derde van de zaal stond een barrière.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Mégis, a terem kétharmada környékén egy válaszfal volt.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Namun, ada penghalang pada sepertiga bagian panggung di belakang.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Nur dass eine Barriere den Raum hier nach zwei Drittel teilte.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Sin embargo, a dos tercios del camino había una barrera.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Şi totuşi la două treimi din sală se ridica o barieră.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Toutefois, au niveau des deux tiers de ce public il y avait une barrière.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Tuttavia, a due/terzi della sala qui c'era una barriera.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Ve dvou třetinách však bylo hrazení.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Vendar je prostor delila pregrada.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Με τη διαφορά ότι μεταξύ των δυο τρίτων του χώρου υπήρχε εμπόδιο.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Обаче, на две трети от него е имало бариера.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Однако на две трети в этом направлении была перегородка.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.עם-זאת, אחרי שני-שליש מהחדר היה מחסום.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.ولكن، على بعد ثلثي المسافة كان هناك حاجز.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.こちら側に男性がいて
Annem de dinleyiciler arasındaydı.Anyám is ott volt a közönség soraiban.
Annem de dinleyiciler arasındaydı.그곳엔 어머니도 방청객으로 있었죠.
Annem de dinleyiciler arasındaydı.Mama era în sală.
Annem de dinleyiciler arasındaydı.Meine Mutter war im Publikum.
Annem de dinleyiciler arasındaydı.Mẹ tôi có tới xem.
Annem de dinleyiciler arasındaydı.Mia mamma era nel pubblico.
Annem de dinleyiciler arasındaydı.Mijn moeder zat in het publiek.
Annem de dinleyiciler arasındaydı.Mi madre estaba entre el público.
Annem de dinleyiciler arasındaydı.Moja mama była na widowni.
Annem de dinleyiciler arasındaydı.Майка ми беше в публиката.
Annem de dinleyiciler arasındaydı.Моя мама сидела в зале.
Annem de dinleyiciler arasındaydı.אמא שלי היתה בקהל.
Annem de dinleyiciler arasındaydı.كانت والدتي تحضره
Annem de dinleyiciler arasındaydı.自分の話が出たので 喜んだ
Annem, dinleyicilerin içinden, ayağa fırlayıp,A minha mãe, na audiência, deu um salto:
Annem, dinleyicilerin içinden, ayağa fırlayıp,Édesanyám, ott kinn a közönségben, felugrott,
Annem, dinleyicilerin içinden, ayağa fırlayıp,그 때 어머니께서 청중 사이에서 뛰어올라 외치셨죠.
Annem, dinleyicilerin içinden, ayağa fırlayıp,Mama, care sa afla în public, a sărit în sus,
Annem, dinleyicilerin içinden, ayağa fırlayıp,Ma mère, dans le public, a sauté de joie :
Annem, dinleyicilerin içinden, ayağa fırlayıp,Meine Mutter, die unter den Zuhörern war, sprang auf.
Annem, dinleyicilerin içinden, ayağa fırlayıp,Mẹ tôi, ngồi giữa khán thính giả, bà đã nhảy lên,
Annem, dinleyicilerin içinden, ayağa fırlayıp,Mia madre, tra il pubblico, saltò in piedi.
Annem, dinleyicilerin içinden, ayağa fırlayıp,Mijn moeder, die in het publiek zat, sprong op,
Annem, dinleyicilerin içinden, ayağa fırlayıp,Mi madre, en la audiencia, saltó,
Annem, dinleyicilerin içinden, ayağa fırlayıp,Min mor, ute i publiken, hon hoppade upp,
Annem, dinleyicilerin içinden, ayağa fırlayıp,Moja mama v hľadisku vyskočila
Annem, dinleyicilerin içinden, ayağa fırlayıp,Moja matka, na widowni, podskoczyła: