1985 yılında Billboard dergisi yaptığı açıklamada “Metal müzik dinleyici kitlesini oldukça genişletti.V roku 1985 Billboard vyhlásil, že „metal rozšíril svoju divácku základňu.
Horowitz'in yorumlamaları birkaç eleştirmen hariç dinleyiciler tarafından çok iyi şekilde karşılanırdı.Horwitzove interpretácie boli kladne prijímané obecenstvom, ale nie vždy všetkými kritikmi.
Grup Amerika'ya ilk geldiklerinde havaalanında 3000'e yakın dinleyici bekliyordu.Počas prvého roku jeho pobytu v Amerike absolvoval okolo 30 vystúpení v New Yorku.
Dinleyiciler -eğer isterlerse- sevdikleri müzisyene bağış yapabilirler.Za svoje vystúpenia hudobníci získavali drobné odmeny, ktoré im pomohli splatiť hudobné nástroje.
("Alman dinleyiciler!").Seznam nemških boksarjev]].
Şah okuyucu ve dinleyicilerini Sufi hikâyesini bu şekilde almaya davet ediyordu.Tam sta večerjala in poslušala zgodbo gospoda Kuzme.
Platon’a göre retorik doğru düşüncenin zıddı ve dinleyicilerin yönlendirilmesidir.V skladu s Platonovim racionalizmom je učil, da nas čuti varajo in da celotno znanje temelji na umu.
21 yaşında, İlk kez dinleyici önüne, annesinin bir konserinde çıktı.Pri devetih letih je prvič nastopil na samostojnem recitalu.
Kendisi Arap ve Kuzey Afrika müzik tarzını, elektronik müzikle harmanlayarak dinleyiciyle sunmasıyla tanınır.Atlieka daugiausia arabišką ir Šiaurės Afrikos muziką, maišytą su vakarietiškos elektroninės muzikos ritmais.
Bazı konserleri 12.000 dinleyiciye ulaştı.Antroji Dainų šventė sulaukė 100 tūkst. klausytojų.
Bazı dinleyiciler tarafından bağırdılar.Atsišakoja keliukas į Girdiškės.
Albüm, grubun resmi sitesinde ücretsiz indirilecek şekilde dinleyicilerin beğenisine sunuldu.Palydovui praskridus pro vartotojo vietą, programėlė leisdavo nemokamai perklausyti albumą.
Pathos dinleyicinin duygulanımıdır.Pathos on kuulajaskonna emotsioonid.
Ardından dinleyicilere söz hakkı verir.See aitab kuulajaid edasiseks häälestada.
Bazı dinleyiciler tarafından "Rusya'nın özgür medyanın son kalesi" olarak da adlandırılır.Jaama on nimetatud "Venemaa vaba ajakirjanduse viimaseks bastioniks".
Dinleyicinin dikkatini çekmemeye çalışır.Vastase tähelepanu enda peale tõmbamine.
Bazı konserleri 12.000 dinleyiciye ulaştı.Kontsertidel on kuulajaid kuni 25 000.
1980'lerden önce maraton koşmanızın neden yasak olduğunu? (Bir dinleyici:Membre du public : son utérus se serait déchiré.
1980'lerden önce maraton koşmanızın neden yasak olduğunu? (Bir dinleyici: Rahmi yırtılırdı.) Rahmi yırtılırdı.(Voce dal pubblico: si sarebbe lacerato l'utero.) Si sarebbe lacerato l'utero.
50 taksi, günde 20 yolcu, bir hafta... ...7000 dinleyici (Fransızca) Voilà!50 taxis, 20 pasajeros por día, 1 semana 7000 oyentes (Francés) Voilà!
50 taksi, günde 20 yolcu, bir hafta... ...7000 dinleyici (Fransızca) Voilà!50 taxis, 20 passagers par jour, une semaine, 7000 auditeurs (En français) Voilà!
50 taksi, günde 20 yolcu, bir hafta... ...7000 dinleyici (Fransızca) Voilà!50 такси по 20 пассажиров в день, одна неделя — 7 000 слушателей. (Французский) Voilà!
Adınız nedir? (Dinleyici:Como é que se chama?
Adınız nedir? (Dinleyici:Πώς λέγεστε; (Κοινό:
Adınız nedir? (Dinleyici:Πώς σας λένε; (Κοινό:
Adınız nedir? (Dinleyici:Как вас зовут? // Из зала:
Akıllı bir dinleyici kitlesi.Bardzo bystra widownia.
Akıllı bir dinleyici kitlesi.Dit is een zeer, zeer slim publiek.
Akıllı bir dinleyici kitlesi.Ein sehr, sehr schlaues Publikum.
Akıllı bir dinleyici kitlesi.Es un público muy, muy inteligente.
Akıllı bir dinleyici kitlesi.Hadirin yang ada di sini sangat cerdas.
Akıllı bir dinleyici kitlesi.Il pubblico è molto intelligente.
Akıllı bir dinleyici kitlesi.Jste velmi, velmi chytré publikum.
Akıllı bir dinleyici kitlesi.Khán giả thông minh thật
Akıllı bir dinleyici kitlesi.아주 똑똑한 청중들이군요.
Akıllı bir dinleyici kitlesi.Látom, intelligens hallgatóság gyűlt egybe.
Akıllı bir dinleyici kitlesi.Nous avons un public vraiment très intelligent.
Akıllı bir dinleyici kitlesi.São uma audiência esperta.
Akıllı bir dinleyici kitlesi.Sunteţi o audienţă foarte inteligentă.
Akıllı bir dinleyici kitlesi.Vi har en väldigt smart publik.
Akıllı bir dinleyici kitlesi.Вы очень смышлёная аудитория.
Akıllı bir dinleyici kitlesi.זהו קהל חכם מאוד, חכם.
Akıllı bir dinleyici kitlesi.الجمهور ذكي جداً.
Akıllı bir dinleyici kitlesi.そうなんだ、大きさと機能は必ずしも比例しない
Akla şu soru gelir: dünya vatandaşları ne zaman bizim gibi dile bağlı dinleyicilere dönüşüyorlar?Das wirft die Frage auf wann diese "Bürger der Welt" zu kulturgebundenen Zuhörern wie uns werden?
Akla şu soru gelir: dünya vatandaşları ne zaman bizim gibi dile bağlı dinleyicilere dönüşüyorlar?Dus rijst de vraag: wanneer veranderen die wereldburgers in de taalgebonden luisteraars die wij zijn?
Akla şu soru gelir: dünya vatandaşları ne zaman bizim gibi dile bağlı dinleyicilere dönüşüyorlar?Feltevődik a kérdés: mikor válnak a világpolgárok azokká a nyelvhez kötött hallgatókká, amik mi vagyunk?
Akla şu soru gelir: dünya vatandaşları ne zaman bizim gibi dile bağlı dinleyicilere dönüşüyorlar?Joutuu kysymään, milloin maailmankansalaisista tulee aikuisten kaltaisia kielisidonnaisia kuulijoita.
Akla şu soru gelir: dünya vatandaşları ne zaman bizim gibi dile bağlı dinleyicilere dönüşüyorlar?그래서 언제 그 세계 시민들이 우리가 그런 것처럼 언어에 묶여있는 청자로 변하게 될까 하는 문제가 발생합니다.
Akla şu soru gelir: dünya vatandaşları ne zaman bizim gibi dile bağlı dinleyicilere dönüşüyorlar?Nasce quindi la domanda: quando questi cittadini del mondo si trasformano in uditori legati ad una cultura?
Akla şu soru gelir: dünya vatandaşları ne zaman bizim gibi dile bağlı dinleyicilere dönüşüyorlar?Postavlja se vprašanje, kdaj se ti državljani sveta spremenijo v družbeno omejene poslušalce.
Akla şu soru gelir: dünya vatandaşları ne zaman bizim gibi dile bağlı dinleyicilere dönüşüyorlar?Så frågan uppkommer, när blir dessa världsmedborgare de språkstyrda lyssnare som vi är?
Akla şu soru gelir: dünya vatandaşları ne zaman bizim gibi dile bağlı dinleyicilere dönüşüyorlar?Takže se nabízí otázka: kdy se tito obyvatelé světa změní v jazykem omezené posluchače jako jsme my?
Akla şu soru gelir: dünya vatandaşları ne zaman bizim gibi dile bağlı dinleyicilere dönüşüyorlar?Tu rodzi się pytanie, kiedy ci obywatele świata zmieniają się w ograniczonych kulturą jak my?
Akla şu soru gelir: dünya vatandaşları ne zaman bizim gibi dile bağlı dinleyicilere dönüşüyorlar?Vyvstáva tak otázka, kedy sa tí svetoobčania stanú kultúrne zviazanými poslucháčmi, ako sme my?
Akla şu soru gelir: dünya vatandaşları ne zaman bizim gibi dile bağlı dinleyicilere dönüşüyorlar?И возникает вопрос, в какой момент эти граждане мира становятся ограниченными рамками языка как и мы?
Akla şu soru gelir: dünya vatandaşları ne zaman bizim gibi dile bağlı dinleyicilere dönüşüyorlar?Тож, постає питання, коли ці громадяни світу перетворюються у мовленево-обмежених слухачів, якими є ми?
Akla şu soru gelir: dünya vatandaşları ne zaman bizim gibi dile bağlı dinleyicilere dönüşüyorlar?אז נשאלת השאלה, מתי אזרחי העולם הללו הופכים למאזינים מוטי-שפה כמונו?
Akla şu soru gelir: dünya vatandaşları ne zaman bizim gibi dile bağlı dinleyicilere dönüşüyorlar?لذا يظهر السؤال الذي يفرض نفسه, متى يتحول سمع مواطني العالم هؤلاء ليصبح محصوراً بالبيئة كما نحن عليه؟
Akla şu soru gelir: dünya vatandaşları ne zaman bizim gibi dile bağlı dinleyicilere dönüşüyorlar?どの時点で世界市民から 言語に縛られた聴き手へと変わるのかということです その答えは 最初の誕生日を迎える前です