Ana içeriğe geç
Sözlük

dinleyici ile cümle

dinleyici kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Cesurca farklı, çılgınca seksi ve inanılmaz ölçüde dans edilebilir ses kaydı, dinleyicileri perçinledi.Смелая, дико сексуальная и сказочно танцевальная запись приковала слушателей.
Aynı zamanda dinleyici ödülü ve bir özel ödüle daha lâyık görüldü.Был также награждён орденом Дружбы и рядом других наград.
1990'larda Sezen Aksu, yapımcı olarak dinleyicilerin karşısına çıktı.وفي عام 1990 وقفت سيزين آكسوي أمام الجمهور كمنتجة.
Sonunda dinleyicimize ulaşabilmiştik.لقد استجاب لدعائي اخيراً.
Zerdüşt’üm bekliyor böyle dinleyicileri, daha uzun süre de bekleyecek!"أيّتها الحمقاء..الحياة تنتظرك وأنت تنتظرينه!". "
1985 yılında Billboard dergisi yaptığı açıklamada “Metal müzik dinleyici kitlesini oldukça genişletti.Em 1985, a Billboard declarou: "O Metal ampliou sua base de audiência.
2013'te Köln Gebäude 9'daki bir partide dinleyicilerine duyurdukları ilk solo albümlerini yayınladılar.Em 2013, lançaram seu primeiro álbum solo, que teve uma festa de lançamento em Gebäude 9, em Colônia.
Dinleyici: "On dolar."Ouça "Million Dollars"».
"No One", 3.08 milyar dinleyici ile 2008'de ABD radyolarının en çok dinlenen şarkısı oldu."No One" foi também a música mais ouvida nas rádios em 2008 nos EUA, com 3.080 milhões de ouvintes.
Ancak bu daha çok dinleyici ve teorik olarak kalmıştır.Há que se notar que este aspecto foi mais teórico que real.
Üçüncü Bölümde, Huineng halktan dinleyicilerin sorularını cevaplar.Então o Presidente da Comissão convidou os membros a responderem a questão número 3.
Kendisi de büyük bir punk rock dinleyicisidir.Também é cantor de uma banda de punk rock.
Şarkıcı, "Ben onların çok iyi birer müzik dinleyicisi olduklarını düşünüyorum.Mas quanto mais eu escutei, eu percebi que há algumas músicas muito boas aqui."
Buna göre, farklı dinleyicilerin farklı öz sunum stratejilerini aktive ettiği sonucu çıkartılabilir.Como resultado, pode haver alguma ambiguidade no que câmaras individuais foram utilizadas.
Müslüm Gürses`in dinleyici kitlesi birçok araştırmaya konu olmuştur.A eficácia e a segurança do SMILE são objeto de estudo em algumas pesquisas.
Satış amaçlı elde tutulmadığına göre, internet üzerinden dinleyicilere sunulur.Não é, portanto, uma surpresa que as identidades on-line estejam sendo colocadas à venda em sites de leilão.
Dinleyiciler arasında hafızlar bile bulunurdu.Entre os investigadores também ocorreu uma cisão.
Zerdüşt’üm bekliyor böyle dinleyicileri, daha uzun süre de bekleyecek!"Você faz essas séries, e você está à espera que elas durem por vários anos.
1993'ün Temmuz ayında "Onurumuz" dinleyicilerle buluşur.Consultado em 11 de julho de 2012 «Honoroees».
İkna edici: İkna edici bir sunumda amacınız, dinleyicilerinizi teklifimizi kabul etmeye ikna etmektir. ^Um texto argumentativo tem como objetivo convencer alguém das nossas ideias.
Sergilenen performansın görselliği önemli sayıdaki dinleyici için başlı başına bir çekim oluşturmuştur.O primeiro ponto forte da publicidade é que ele chega a uma vasta audiência.
Her şey, yaptığım işe, kendime, dinleyicime olan saygıdan, aşktan.Tudo que tenho e possuo, Vós me destes com amor.
Fakat asıl oluşan efekt, dinleyiciyi sinirlendirmek olabilir.Entretanto, colocar um significado diferente poderia provocar reações dos ouvintes.
Mary iyi bir dinleyicidir.Maria é uma boa ouvinte.
Gang Starr'ın son albümü The Ownerz, 2003 yılında dinleyiciyle buluştu.Het laatste album van Gang Starr, The Ownerz, was verschenen in 2003.
Kendini dinleyicisine aktarması ise çok etkileyici.Zijn klasgenoten geboeid te zien luisteren maakte een diepe indruk.
Sonunda dinleyicimize ulaşabilmiştik.Uiteindelijk lukt het haar om auditie te doen.
Bu performansıyla da dinleyicilerin tekrar beğenisini kazandı.Door deze plaat geloofden zijn fans weer in hem.
Bu liste dinleyicilerin oylarıyla belirlenmişti.Deze top werd samengesteld op basis van de stemmen van de luisteraars.
Kurulduğu günden bu yana peşini hiç bırakmayan sadık bir dinleyici kitlesine sahiptir.Dan wordt hij op een dag op zijn schouder getikt; het is de Dood die wil dat hij hem volgt.
Bence, müziğin dinleyici tarafı da böyle hissediyor.Zo voelen wij ook over muziek.
Özellikle son yıllarda Dünya çapında dinleyici kitlesi bulmuştur.De laatste decennia zijn er eveneens overal ter wereld studentengroepen geweest die van zich laten horen.
BBC Radio 2'de Ken Bruce kendi şovunda şarkı ilk kez dinleyiciyle buluştu.Ken Bruce draaide als eerst de single op BBC Radio 2 tijdens zijn show.
Bu başarının ardından dinleyiciler Pet Shop Boys'un albümünü edinmek isterler.Achter de schermen werkten ze ook mee aan het album Billingual van de Pet Shop Boys.
Puck bütün dinleyicilere şunu anons eder...Może ten biedny otaku właśnie nas słucha!
("Alman dinleyiciler!").Głosuj za Niemcami!).
O müziğin dinleyicisi bulup dinliyor zaten.Tego właśnie chcę słuchając muzyki.
Halihazırda Pink Floyd seven bir dinleyici olan Eldin, bu isteği büyük bir mutlulukla kabul etti.Będąc fanem Pink Floyd zaakceptował ofertę z entuzjazmem.
Tavşanlar - Onlar, Büyük Yeşil'e ilk katılan ilk dinleyicilerdir.Żółwie (ang. Turtles) – pierwsze zwierzęta, które dołączyły do Zielonych.
Dünya genelinde Radyolarda, Televizyonlarda ise 2 Milyar dinleyiciye ulaşarak büyük ses getirmiştir.Natomiast samą ceremonię dzięki telewizji śledziło, według szacunków, około 2 miliardów ludzi.
Birçok dinleyicileri olur.Przyciągały one wielu słuchaczy.
Sonunda dinleyicimize ulaşabilmiştik.W końcu ich prośby zostały wysłuchane.
Dinleyiciler arasında hafızlar bile bulunurdu.Kolejne płyty również zyskały uznanie wśród słuchaczy.
Müslüm Gürses`in dinleyici kitlesi birçok araştırmaya konu olmuştur.Żeby dowiedzieć się o muzykach Wolfa trzeba długotrwałych poszukiwań.
"Rap God", 14 Ekim'de Eminem'in YouTube kanalından dinleyiciye sunuldu.14 października 2013 na kanale YouTube Eminema pojawił się utwór „Rap God”.
Aynı zamanda dinleyici ödülü ve bir özel ödüle daha lâyık görüldü.Dessutom brukar ett hederspris och ett specialpris utdelas.
("Alman dinleyiciler!")."Kära ryssländare!").
Fakat asıl oluşan efekt, dinleyiciyi sinirlendirmek olabilir.Det kan leda till irritation för åskådarna.
Üçüncü albümleri "The Black Crown" ise 12 Temmuz 2011 tarihinde dinleyicilere sunulmuştur.Gruppens tredje album The Black Crown, som blev det sista albumet med Lucker, släpptes den 12 juli 2011.
(Dinleyici konuşmacıyı aramamış.)(Jag tror inte han har mod att be om ursäkt.)
Şarkıcı, "Ben onların çok iyi birer müzik dinleyicisi olduklarını düşünüyorum.3 cd. ^ "Jag tycker denna musik är alldeles fullkomlig.
Dinleyici: "On dolar."Insättning av "ti".
Şah okuyucu ve dinleyicilerini Sufi hikâyesini bu şekilde almaya davet ediyordu.Det var på detta sätt Shah bad sin publik att ta till sig Sufihistorier.
("Alman dinleyiciler!").(«Німецьким слухачам!»).
Dinleyici: "On dolar."Як ти з'їла десять центів?"
Sağlığında tamamladığı ikinci albümü Yeeeah Baby, Nisan 2000'de dinleyiciyle buluştu.Його другий альбом Yeeeah Baby, закінчений до його смерті, вийшов у світ у квітні 2000 року.
Bence, müziğin dinleyici tarafı da böyle hissediyor.Такої ж точки зору дотримувалася і дружина музиканта.
Yeni single'ı "Say" de ayrıca iTunes'tan dinleyiciye sunuldu.Сингл «Coming Home» також став доступний в iTunes Store.
Konuşmacı, sözeylemle dinleyicinin gülmesini amaçlayabilir.Орсіні сміється над його послухом.
Albümde ilk 28 Nisan 2015'te single olarak yayımlanan "Bir Tek Gördüğüm" şarkısı dinleyiciyle buluşmuştur.«What Do You Mean?» був випущений як перший сингл альбому 28 серпня 2015 року.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod