O müziğin dinleyicisi bulup dinliyor zaten.Він створює та виконує власну музику.
Bu liste dinleyicilerin oylarıyla belirlenmişti.Був записаний на прохання слухачів.
2003 yazında dinleyicileriyle buluşturduğu, "Olur mu...Влітку 2003 року він зібрав свою аудиторію " Добре. . .
Yalnızca beyaz saçlı Dinleyici’nin yüzü görünür.Tváře má sýkora laponská bílé.
("Alman dinleyiciler!").(České Texty Elektronicky!).
1985 yılında Billboard dergisi yaptığı açıklamada “Metal müzik dinleyici kitlesini oldukça genişletti.Roku 1985 Billboard vyhlásil, že „metal rozšířil svou diváckou základnu.
Dinleyici için bu müziği anlamak çaba gerektirir.To už je ovšem hudba pro posluchače náročnější.
Dinleyiciler -eğer isterlerse- sevdikleri müzisyene bağış yapabilirler.Posluchačům se hudba líbí a odměňují muzikanty mincemi.
(Konuşmacı gelecekle ilgili bir tahminde bulunmuyor, dinleyiciye yarın 10'da gelmesini emrediyor.)(Dražitel nechce vyhrát aukci, ale chce si zajistit pozvání na další aukci).
Ancak bu daha çok dinleyici ve teorik olarak kalmıştır.Byla však zřejmě harmonicky a textově jednodušší.
Buradaki dinletiler kayıt edildikten sonra dinleyicilere kaset olarak verilirdi.Místnost byla kvůli nahrávání přestavěna tak, aby mohli přijít i diváci.
Yeni single'ı "Say" de ayrıca iTunes'tan dinleyiciye sunuldu.Noul său single, „Say”, a devenit, de asemenea, disponibil pe iTunes.
Kendisi de büyük bir punk rock dinleyicisidir.El este și un mare constructor de peisaj românesc.
1992'de çıkardığı Matters of the Heart ile artık daha sınırlı sadık bir dinleyici kitlesine hitap ediyordu.Az 1992-ben megjelenő Matters of the Heart már egy kisebb, de odaadó rajongótábornak szól.
O müziğin dinleyicisi bulup dinliyor zaten.Látni fogod, hogy milyen zenét hallgatok.
1985 yılında Billboard dergisi yaptığı açıklamada “Metal müzik dinleyici kitlesini oldukça genişletti.1985-ben a Billboard magazin jelentette: „A metal kiszélesítette tömegbázisát.
Şarkıcı, "Ben onların çok iyi birer müzik dinleyicisi olduklarını düşünüyorum.Szlogenje: "Jó érzés jó zene!".
Albüm, 2006 Temmuz ayında Japonya'da da dinleyicilerin beğenisine sunulmuştur.2003. februárjában az ausztrál rádiós játszási listák kedvelt dala volt.
Kıvraklığı ile dinleyiciyi etkiler.Ékesszólásával magával ragadta hallgatóságát.
Bu açıklaması özellikle sol kesimden dinleyicileri arasında büyük şaşkınlık yarattı.Ez a beszéde különösen nagy felhördülést keltett az irodalomtörténészek körében.
Bence, müziğin dinleyici tarafı da böyle hissediyor.Ezt hangszeres zenéje is tükrözi.
Dinleyici: "On dolar."Azóta is „Tíz dolláros hegynek” becézik.
Bazı dinleyiciler tarafından bağırdılar.Beszédeit nagy tömegek hallgatták.
Gorgoroth grubunun eski vokalisti Gaahl, "Black Metal hiçbir zaman dinleyiciye ulaşmak için değildi....Gorgoroth-yhtyeen laulaja Gaahl on sanonut: "Black metalin ei koskaan pitänyt tavoittaa mitään kohderyhmää.
1985 yılında Billboard dergisi yaptığı açıklamada “Metal müzik dinleyici kitlesini oldukça genişletti.Vuonna 1985 Billboard julisti: »Metallimusiikin yleisö on kasvanut.
Dinleyiciler arasında hafızlar bile bulunurdu.Lukijaisten keskuudessa esiintyi myös liikutuksia.
Nelly: "Benim yetişkin dinleyici ve izleyicilerim de var."Hei tytöt ja pojat, Meillä on suuria uutisia.
("Alman dinleyiciler!").("Mikä on saksalaisten isänmaa?")
"Guilty All the Same", 6 Mart 2014'te müzik uygulaması Shazam üzerinden dinleyiciye sunuldu.6. maaliskuuta 2014 yhtye julkaisi ”Guilty All the Same” -kappaleen musiikintunnistuspalvelu Shazamissa.
Sözleri çoğunlukla dinleyiciyi eğlendiren ya da kışkırtan kelime oyunları ile doludur.Usein lähetykset lähinnä suututtivat tai huvittivat kuuntelijoitaan.
Düzenli dinleyicilere yönelik olarak, daha düşük ücretli abonelik biletleri de çıkarılmıştı.Arvotaiteen huutokauppoihin väärennöksiä tarjotaan kuitenkin yhä harvemmin.
Dinleyici: "On dolar.""Niinku haluat" 10.
O müziğin dinleyicisi bulup dinliyor zaten.Kiitos että musa toimii ja kuuntelette!
Bu senaryolar içinde bulunulan durum ve dinleyicilerin özelliklerine göre aktive olur.Tällä levyllä jaan varmasti kuuntelijoitten tunteet ja kokemukset...
Grubun üçüncü albümü Currents, 17 Temmuz 2015'te dinleyiciyle buluştu.Tame Impalan kolmas studioalbumi Currents ilmestyi 27. heinäkuuta 2015.
Ancak bunlar, kısa sürede dinleyicilerimizi heyecanlandıran öğeler oldular.Tämä kuitenkin häiritsee jossain määrin oikeita soittajia.
Birçok dinleyicileri olur.Ääniä on monia.
Konuşma dinleyicileri derinden etkiledi.Puhe vaikutti kuulijoihin syvästi.
Grubun üçüncü albümü Currents, 17 Temmuz 2015'te dinleyiciyle buluştu.Το τρίτο άλμπουμ τους, Currents, κυκλοφόρησε στις 17 Ιουλίου 2015.
("Alman dinleyiciler!").(«Σήμερα, η Γερμανία μας ακούει...»).
O halde gerçeği aramak değil, bir fikri dinleyicilere gerçek gibi göstermek söz konusudur.Με τη ρητορική, έχουν ως σκοπό όχι την εύρεση της αλήθειας, αλλά την απόδειξη μιας άποψης ως σωστή.
Burada dinleyicilerinin haftalarca okumasını dinlemek için toplandıkları görülüyordu.Με τη μέθοδό του, οι χωρικοί έπρεπε να μάθουν να διαβάζουν μέσα σε έξι εβδομάδες.
Dinleyiciler ve konuşmacılar forumun kurallarına uymak zorundadır.Σύμφωνα με όσα αναφέρθηκαν παραπάνω, οι ομομορφισμοί οφείλουν να τηρούν τις δομές της ομάδας.
2pac'a göre albüm, hiphop dinleyicilerine sanata olan saygısını göstermek için yapılmıştı.Ifølge Shakur, blev albummet lavet for at vise det hip hop publikum sin respekt for den kunstform.
Ayrıca hem iyi bir dinleyici hem de iyi bir öğretici özelliklerine sahip olabilmelidir.Det kræver ligeledes en god fysik og højt teknisk niveau.
1985 yılında Billboard dergisi yaptığı açıklamada “Metal müzik dinleyici kitlesini oldukça genişletti.I 1985 erklærede Billboard, at "Metal har udvidet sin publikumsbase.
Grup, 90'lı yıllarda Amerika Birleşik Devletleri'nde geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı.Gruppen opretholdt et stort publikum i USA gennem de fleste af 1990'erne.
1997'de Black-Ash Inheritance EP'sini ve Whoracle adlı üçüncü stüdyo albümlerini dinleyiciyle buluşturdular.Følgende år publicerede gruppen den anden ep Black-Ash Inheritance og albummet Whoracle.
Üçüncü albümleri "The Black Crown" ise 12 Temmuz 2011 tarihinde dinleyicilere sunulmuştur.Bandets sidste album blev "The Black Crown" udgivet den 12. juli 2011.
O müziğin dinleyicisi bulup dinliyor zaten.Han lever og ånder for sin musik.
Pisagorcular ikiye ayrılıyordu: Matematikçiler ve dinleyiciler.FVU består af 2 fag: læsning og matematik.
Bunu genç dinleyicilerine böyle öğretmeye çalışırsan daha DOĞRU şekilde anlatmalısın," yazdı.Hvis de kan finde på dét, så må de lære det på den hårde måde”.
(Konuşmacı gelecekle ilgili bir tahminde bulunmuyor, dinleyiciye yarın 10'da gelmesini emrediyor.)(Forlaget afblæste senere forbuddet, da det ikke gav udsigt til øget fortjeneste for forlaget.)
Dinleyicilerine seslerini tek olarak birleştirmeye ve tanıdık oktavı birlikte söylemeye çağırıyor.Han ber lytterne om å blande sine stemmer til én og synge den kjente skalaen sammen.
Bence, müziğin dinleyici tarafı da böyle hissediyor.Det samme synet fortolker også kirkens rolle.
Burada dinleyicilerinin haftalarca okumasını dinlemek için toplandıkları görülüyordu.Faren kan sitte og lese i timevis.
Çeşitli çağdaş bestecilerin eserlerini Japon dinleyicilere sundular.Det finnes en rekke norske aktører som tilbyr språkreiser til ungdommer idag.
Ardından dinleyicilere söz hakkı verir.Setelah itu, juru sambah akan menyampaikan maksudnya.
("Alman dinleyiciler!").Semua Prancis akan menyambut mereka!)
Nutuk, bir dinleyici kitlesine seslenme, söylev.Lupakan tentang percakapan yang cerdas, sebaliknya, jadilah seorang pendengar yang baik.