Ana içeriğe geç
Sözlük

dinleyici ile cümle

dinleyici kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Eller yukarıya: Dinleyiciler arasında sıtmaya yakalanmış birisi var mı?Mana sus: este cineva din audienta in favoarea malariei?
Eller yukarıya: Dinleyiciler arasında sıtmaya yakalanmış birisi var mı?Podnieście ręce: czy ktoś z was lubi malarię?
Eller yukarıya: Dinleyiciler arasında sıtmaya yakalanmış birisi var mı?Steek je hand op als je voor malaria bent.
Eller yukarıya: Dinleyiciler arasında sıtmaya yakalanmış birisi var mı?Вдигнете ръце: има ли някой в публиката, който да е за маларията?
Eller yukarıya: Dinleyiciler arasında sıtmaya yakalanmış birisi var mı?Поднимите руки, если вы - сторонник малярии.
Eller yukarıya: Dinleyiciler arasında sıtmaya yakalanmış birisi var mı?הרימו ידיים: האם יש אנשים בקהל שהם בעד מלריה?
Eller yukarıya: Dinleyiciler arasında sıtmaya yakalanmış birisi var mı?هل هناك شخص هنا يودّ أن يصاب بمرض الملاريا؟
Eller yukarıya: Dinleyiciler arasında sıtmaya yakalanmış birisi var mı?ああ 良かった ありがとう
Etrafıma baktığımda bu TEDxAmsterdam toplantısında çok özel bir dinleyici kitlesi görüyordum.Als ik rondkijk op deze TEDxAmsterdam locatie, zie ik een heel bijzonder publiek.
Etrafıma baktığımda bu TEDxAmsterdam toplantısında çok özel bir dinleyici kitlesi görüyordum.Amikor körülnézek, a TEDxAmsterdam helyszínén, nagyon különleges közönséget látok.
Etrafıma baktığımda bu TEDxAmsterdam toplantısında çok özel bir dinleyici kitlesi görüyordum.Când privesc în jur, în această sală, văd un public foarte special.
Etrafıma baktığımda bu TEDxAmsterdam toplantısında çok özel bir dinleyici kitlesi görüyordum.Když se rozhlédnu kolem sebe zde na TEDxAmsterdam, vidím velice mimořádné obecenstvo.
Etrafıma baktığımda bu TEDxAmsterdam toplantısında çok özel bir dinleyici kitlesi görüyordum.Khi tôi nhìn quanh hội trường TEDxAmsterdam này, tôi thấy những khán giả đặc biệt
Etrafıma baktığımda bu TEDxAmsterdam toplantısında çok özel bir dinleyici kitlesi görüyordum.제가 이 테드 강연장을 둘러보았을 때, 저는 매우 특별한 관객들과 있음을 알았습니다.
Etrafıma baktığımda bu TEDxAmsterdam toplantısında çok özel bir dinleyici kitlesi görüyordum.Når jeg ser udover denne TEDxAmsterdam forsamling ser jeg et meget specielt publikum.
Etrafıma baktığımda bu TEDxAmsterdam toplantısında çok özel bir dinleyici kitlesi görüyordum.Quand je parcours du regard cette rencontre TEDxAmsterdam, je vois un public très spécial.
Etrafıma baktığımda bu TEDxAmsterdam toplantısında çok özel bir dinleyici kitlesi görüyordum.Quando mi guardo intorno in questa sala di TEDxAmsterdam, vedo un pubblico molto speciale.
Etrafıma baktığımda bu TEDxAmsterdam toplantısında çok özel bir dinleyici kitlesi görüyordum.Quando olho ao meu redor neste encontro TEDxAmsterdam, eu vejo uma plateia muito especial.
Etrafıma baktığımda bu TEDxAmsterdam toplantısında çok özel bir dinleyici kitlesi görüyordum.Si miro alrededor, en esta sede de TEDxÁmsterdam, veo un público muy especial.
Etrafıma baktığımda bu TEDxAmsterdam toplantısında çok özel bir dinleyici kitlesi görüyordum.Wenn ich mich umsehe, in diesem TEDxAmsterdam Auditorium, sehe ich ein besonderes Publikum.
Etrafıma baktığımda bu TEDxAmsterdam toplantısında çok özel bir dinleyici kitlesi görüyordum.Κοιτώντας γύρω μου μέσα σε αυτή την αίθουσα, αντικρύζω ένα πολύ ιδιαίτερο κοινό.
Etrafıma baktığımda bu TEDxAmsterdam toplantısında çok özel bir dinleyici kitlesi görüyordum.Когато се огледам из това TEDxAmsterdam мероприятие, аз виждам една много специална публика.
Etrafıma baktığımda bu TEDxAmsterdam toplantısında çok özel bir dinleyici kitlesi görüyordum.Когда я смотрю на собравшихся в этом зале, я вижу особенную аудиторию.
Etrafıma baktığımda bu TEDxAmsterdam toplantısında çok özel bir dinleyici kitlesi görüyordum.Коли я дивлюсь на цей зал на TEDxAmsterdam, я бачу дуже особливу аудиторію.
Etrafıma baktığımda bu TEDxAmsterdam toplantısında çok özel bir dinleyici kitlesi görüyordum.בהביטי כאן סביבי בכנס TEDxAmsterdam זה, אני מבחין בקהל מאוד מיוחד.
Etrafıma baktığımda bu TEDxAmsterdam toplantısında çok özel bir dinleyici kitlesi görüyordum.عندما أنظر حولي في قاعة تيدأكس أمستردام هذه أرى جمهوراً مميزاً
Etrafıma baktığımda bu TEDxAmsterdam toplantısında çok özel bir dinleyici kitlesi görüyordum.このTEDアムステルダム会場にいる 皆様はとても特別です そのような皆様に
Evet, tabii ki.[dinleyiciler alkışlar] Dinleyicilerin biraz sessiz olmaları gerekli. [güler]C'est alors nom et la renommée de Malcolm a commencé à répandre
Evet, tabii ki.[dinleyiciler alkışlar]네. 네. [관객 박수]
Evinde çocuğu olan dinleyiciler, mesela size bilgi geçen kablosuz bir çocuk bezi olsa ...여러분들 중 가정에 어린 아이가 있으신 분은 여러분이 필요한 것 보다 훨씬 더 많은 정보를 지원해 줄
Evinde çocuğu olan dinleyiciler, mesela size bilgi geçen kablosuz bir çocuk bezi olsa ...לאלה מכם עם ילדודס בבית, האם הייתם רוצים חיתול אלחוטי שיתמוך ב...
Evinde çocuğu olan dinleyiciler, mesela size bilgi geçen kablosuz bir çocuk bezi olsa ...لمن لديهم أطفال منكم في المنزل، كم تودون الحصول على حفاظات لا سلكية تساعدكم ...
Evinde çocuğu olan dinleyiciler, mesela size bilgi geçen kablosuz bir çocuk bezi olsa ...無線おむつはいかがでしょう 余計な情報だったかもしれませんが
Fakat dinleyicilerden birinin 20 numaralı lisansı var.어쨌든 청중 중의 누군가는 자격증 번호 20번을 가지고 있습니다.
Fakat dinleyicilerden birinin 20 numaralı lisansı var.A ktoś na widowni ma licencję numer 20.
Fakat dinleyicilerden birinin 20 numaralı lisansı var.Alguien aquí en la audiencia tiene la licencia número 20
Fakat dinleyicilerden birinin 20 numaralı lisansı var.Dar cineva din public are licența numărul 20.
Fakat dinleyicilerden birinin 20 numaralı lisansı var.Iemand in het publiek heeft brevet nummer 20.
Fakat dinleyicilerden birinin 20 numaralı lisansı var.Mais quelqu'un dans le public ici a le permis Numéro 20.
Fakat dinleyicilerden birinin 20 numaralı lisansı var.Ma qualcuno del pubblico ha il permesso numero 20.
Fakat dinleyicilerden birinin 20 numaralı lisansı var.Seseorang di antara penonton memiliki SIM bernomor 20.
Fakat dinleyicilerden birinin 20 numaralı lisansı var.Но в публиката има някой с разрешително номер 20.
Fakat dinleyicilerden birinin 20 numaralı lisansı var.אבל מישהו בקהל כאן מחזיק ברשיון מס' 20.
Fakat dinleyicilerden birinin 20 numaralı lisansı var.لكن أحدا ما في الحضور لديه الرخصة رقم 20.
Fakat dinleyicilerden birinin 20 numaralı lisansı var.世界に先駆ける海底飛行家の一人です
Gerekçeniz ne olurdu? (Dinleyici:Ποιο θα ήταν το σκεπτικό σας; (Κοινό:
Gerekçeniz ne olurdu? (Dinleyici:(観客:不公平な優位性だからです)
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.Akár hallgatóként, vagy épp rajongóként hallgatom végig, mindig elképesztőnek találom.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.Dintotdeauna -- doar ca ascultator, ca fan -- ascult si sunt efectiv uimit.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.Eu sempre — apenas como ouvinte e fã — ouço aquilo e fico espantado. Eu penso:
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.Ich habe immer -- nur als Zuhörer, als Fan -- Ich höre das, und ich bin verblüfft.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.Ik ben altijd - als luisteraar, als fan - uiterst verbaasd als ik hiernaar luister.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.Io -- come ascoltatore, come appassionato -- l'ascolto, e rimango sbalordito.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.J'ai toujours -- en tant que simple auditeur, en tant que fan -- j'écoute ça, et je suis stupéfait.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.저는 언제나 그저 경청자로서, 그저 팬으로 있어왔습니다. 저는 그것을 들었고, 정말 깜짝 놀랐습니다.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.Siempre que como oyente, como seguidor, escucho eso me quedo asombrado.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.Vždy keď to - ako poslucháč, ako fanúšik - počujem, som ohromený.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.Zawsze - jedynie jako słuchacz, jako fan - Słucham tego i jestem po prostu zdumiony.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.Πάντα -- ως απλός ακροατής, ως θαυμαστής -- το ακούω, και μένω απλώς κατάπληκτος.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.Винаги -- просто като слушател, както и като почитател -- слушам това и съм просто изумен.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod