Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beriAudiencia: Ya que has estado hablando acerca del envejecimiento y tratar de derrotarlo,
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beriJá que falou do envelhecimento e de tentar vencê-lo, porque é que você parece um velho?
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beri관객: 지금까지 노화에 대해서 말씀하시고, 그 노화를 어떻게 방지할지에 대해 말씀하셨으면서
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beriÔng đã nói về lão hóa và cố gắng đánh bại nó, vậy sao ông lại làm mình trông già vậy?
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beriPubliek:
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beriWidz:
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beriΚοινό:
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beriАудитория: Вы говорите о старении и о попытках победить его.
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beriЩом говорите за остаряване и опити за побеждаването му, защо се преструвате, че изглеждате като старец?
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beriקהל: מאחר ודיברת על זקנה והניסיון להביס אותה,
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beriالجمهور: كنت تتكلّم عن التّقدّم في العمر وكيفيّة تجاوزه،
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beriなぜ博士は 老人のような外見を装うのですか?
Dinleyiciyi kendine bağlayan bir zeka oyunu olabilir, mesela benim TED konuşmam, benim örnek TED konuşmamFare una domanda che coinvolgerà il pubblico, un gioco mentale, quindi io potrei...
Dinleyiciyi kendine bağlayan bir zeka oyunu olabilir, mesela benim TED konuşmam, benim örnek TED konuşmamJednym z nich jest zadanie pytania, które wciągnie publiczność w pewien rodzaj myślowej manipulacji.
Dinleyiciyi kendine bağlayan bir zeka oyunu olabilir, mesela benim TED konuşmam, benim örnek TED konuşmam이 방법은 청중들을 강연에 집중하게 하는, 일종의 심리전이에요, 그래서-- 아, 제가 할 테드 강연은,
Dinleyiciyi kendine bağlayan bir zeka oyunu olabilir, mesela benim TED konuşmam, benim örnek TED konuşmamPrvý z nich je položiť otázku, ktorá publikum zapojí, niečo ako hru na rozmýšľanie, takže mohla by som -
Dinleyiciyi kendine bağlayan bir zeka oyunu olabilir, mesela benim TED konuşmam, benim örnek TED konuşmamUna es haciendo una pregunta que enganche al público, una especie de juego mental, así que podría...
Dinleyiciyi kendine bağlayan bir zeka oyunu olabilir, mesela benim TED konuşmam, benim örnek TED konuşmamUne est de poser une question qui fera réagir le public, une sorte de jeu d'esprit, donc je peux --
Dinleyiciyi kendine bağlayan bir zeka oyunu olabilir, mesela benim TED konuşmam, benim örnek TED konuşmamНапример, задать вопрос, который заинтересует аудиторию, вроде головоломки, чтобы можно было...
Dinleyiciyi kendine bağlayan bir zeka oyunu olabilir, mesela benim TED konuşmam, benim örnek TED konuşmamשתשתף את הקהל, סוג של משחק מוח, אז אני אוכל -- אוה, הרצאת TED שלי, הרצאת TED לדוגמה שלי,
Dinleyiciyi kendine bağlayan bir zeka oyunu olabilir, mesela benim TED konuşmam, benim örnek TED konuşmamيشارك فيه الحضور كنوع من لعبة عقلية مثل أن تقول حديثي أو عينة حديثي
Dinleyiciyi kendine bağlayan bir zeka oyunu olabilir, mesela benim TED konuşmam, benim örnek TED konuşmamマインドゲームみたいなね だから- 私の例としてのTEDトークは TEDトークに関するものです メタなのが好きなので
Dur cebimi vereyim. Konuşalım. Çok iyi bir dinleyiciyimdir.Dám ti číslo, pokecáme, - tiež viem aj dobre načúvať.
Dur cebimi vereyim. Konuşalım. Çok iyi bir dinleyiciyimdir.여기 제 폰이 있습니다. 이야기 해 봅시다. 저는 귀 기울여 듣는 사람이기도 하니까요.
Dur cebimi vereyim. Konuşalım. Çok iyi bir dinleyiciyimdir.הנה הטלי שלי. בוא נדבר. אני גם יודע להקשיב.
Dur cebimi vereyim. Konuşalım. Çok iyi bir dinleyiciyimdir.هنا رقم هاتفي. دعنا نتحدث. أنا مستمع جيد كذلك.
Eğer annesi arkanda bir yalancı tamam komplike Şimdi evet çok değil sadece, dinleyiciTengo algo que decirte desarrollo
Eğer birinin ...... (dinleyici: oyuncak ayı, oyuncak ayı)¿Al osito?
Eğer birinin ...... (dinleyici: oyuncak ayı, oyuncak ayı)Dacă acea persoană -- Audiența: Ursuleț de pluș?
Eğer birinin ...... (dinleyici: oyuncak ayı, oyuncak ayı)그것을 빼앗으려고 했을지도 모르지요. 그 왕이 만약- (청중 : 만약 그 물건이 곰인형이면 어떻해요?)
Eğer birinin ...... (dinleyici: oyuncak ayı, oyuncak ayı)L'orsetto Teddy?"
Eğer birinin ...... (dinleyici: oyuncak ayı, oyuncak ayı)Pour l'ours en peluche? L'ours en peluche?
Eğer birinin ...... (dinleyici: oyuncak ayı, oyuncak ayı)Voor de teddybeer? De teddybeer?
Eğer birinin ...... (dinleyici: oyuncak ayı, oyuncak ayı)Wenn diese Person - Publikum: "Für einen Teddy-Bären?
Eğer birinin ...... (dinleyici: oyuncak ayı, oyuncak ayı)Ако този човек... Публика: А за плюшеното мече?
Eğer birinin ...... (dinleyici: oyuncak ayı, oyuncak ayı)כדי להשיגו, אם אותו אדם -- קהל: בשביל להשיג את הדובי? את הדובי?
Eğer birinin ...... (dinleyici: oyuncak ayı, oyuncak ayı)ويذهب للحصول عليه، تعرفون. إن كان ذلك الشخص -- الجمهور: من أجل الدبدوب؟ الدبدوب؟
Eğer birinin ...... (dinleyici: oyuncak ayı, oyuncak ayı)観客:テディベアはどうですか? マリス:それもアリかもね
Eğer ilk dinleyicileri olmayı isterseniz, sizlere çalmak istiyorum.Chcę wam jedną zaprezentować. Dziś jest dzień jej premiery.
Eğer ilk dinleyicileri olmayı isterseniz, sizlere çalmak istiyorum.Eu gostaria de tocar para vocês, se estiverem dispostos a ser os primeiros a ouvir.
Eğer ilk dinleyicileri olmayı isterseniz, sizlere çalmak istiyorum.Ik zou er een voor jullie willen spelen, als jullie bereid zijn om het eerste publiek te zijn dat het hoort.
Eğer ilk dinleyicileri olmayı isterseniz, sizlere çalmak istiyorum.J'aimerais jouer pour vous, si vous voulez bien être le premier public à l'entrendre.
Eğer ilk dinleyicileri olmayı isterseniz, sizlere çalmak istiyorum.Jetzt möchte ich euch etwas davon vorsingen, falls ihr bereit seid, das Premierenpublikum zu spielen.
Eğer ilk dinleyicileri olmayı isterseniz, sizlere çalmak istiyorum.저는 여러분께 연주해드리고 싶습니다, 만약 여러분께서 그것을 듣는 첫번째 관중이 되어주실 의지가 있으시다면요.
Eğer ilk dinleyicileri olmayı isterseniz, sizlere çalmak istiyorum.Me gustaría tocar para ustedes, si están dispuestos a ser los primeros en escuchar.
Eğer ilk dinleyicileri olmayı isterseniz, sizlere çalmak istiyorum.Mi-ar plăcea să vă cânt, dacă vreţi să fiţi primii care îl vor auzi.
Eğer ilk dinleyicileri olmayı isterseniz, sizlere çalmak istiyorum.Szeretném eljátszani nektek, ha hajlandók vagytok elsőként meghallgatni.
Eğer ilk dinleyicileri olmayı isterseniz, sizlere çalmak istiyorum.Tôi muốn chơi cho các bạn, nếu các bạn chịu là khán giả đầu tiên nghe nó.
Eğer ilk dinleyicileri olmayı isterseniz, sizlere çalmak istiyorum.Vorrei suonarvene uno, vogliate essere il primo pubblico ad ascoltarlo.
Eğer ilk dinleyicileri olmayı isterseniz, sizlere çalmak istiyorum.Θα ήθελα παιδιά να σας παίξω, αν έχετε διάθεση να είστε το πρώτο κοινό που τ' ακούει.
Eğer ilk dinleyicileri olmayı isterseniz, sizlere çalmak istiyorum.Бих искал да ви я свиря, хора, ако искате да сте първата публика, която да го чуе.
Eğer ilk dinleyicileri olmayı isterseniz, sizlere çalmak istiyorum.Я бы хотел сыграть для вас, если вы готовы быть первой аудиторией, которая это услышит.
Eğer ilk dinleyicileri olmayı isterseniz, sizlere çalmak istiyorum.אני רוצה לנגן לכם, אם תואילו בטובכם להיות הקהל הראשון ששומע שיר זה.
Eğer ilk dinleyicileri olmayı isterseniz, sizlere çalmak istiyorum.واريد ان اعزف لكم يا اصدقاء وسوف تكونون اول من يسمع هذه الاغنية
Eğer ilk dinleyicileri olmayı isterseniz, sizlere çalmak istiyorum.この曲を聞くのは 皆さんが最初です (拍手)
Eller yukarıya: Dinleyiciler arasında sıtmaya yakalanmış birisi var mı?Ai ở đây thích bệnh sốt rét giơ tay lên?
Eller yukarıya: Dinleyiciler arasında sıtmaya yakalanmış birisi var mı?Alzate le mani: qualcuno fra il pubblico è favorevole alla malaria?
Eller yukarıya: Dinleyiciler arasında sıtmaya yakalanmış birisi var mı?Kezeket fel: hányan támogatják a maláriát?
Eller yukarıya: Dinleyiciler arasında sıtmaya yakalanmış birisi var mı?혹시 말라리아를 좋아하시는 분은 손을 들어주시겠습니까?
Eller yukarıya: Dinleyiciler arasında sıtmaya yakalanmış birisi var mı?Levez la main: qui parmi vous est en faveur de la malaria?