Çoğu sizin gibi olan bir dinleyici grubuna konuşma yapıyormuş.Měl přednášku před obecenstvem, které bylo něco jako vy.
Çoğu sizin gibi olan bir dinleyici grubuna konuşma yapıyormuş.Se adresa unei audienţe similare dvs.
Çoğu sizin gibi olan bir dinleyici grubuna konuşma yapıyormuş.Stava parlando ad un pubblico come voi.
Çoğu sizin gibi olan bir dinleyici grubuna konuşma yapıyormuş.Μιλούσε σε ένα κοινό σαν και εσάς.
Çoğu sizin gibi olan bir dinleyici grubuna konuşma yapıyormuş.Он разговаривал с такой же аудиторией, как вы.
Çoğu sizin gibi olan bir dinleyici grubuna konuşma yapıyormuş.Той говорил пред публика като вас.
Çoğu sizin gibi olan bir dinleyici grubuna konuşma yapıyormuş.הוא דיבר לקהל די דומה אליכם.
Çoğu sizin gibi olan bir dinleyici grubuna konuşma yapıyormuş.هو كان يتحدث لجمهور يشبهكم كثيرا.
Çoğu sizin gibi olan bir dinleyici grubuna konuşma yapıyormuş.しかし会場の3分の2のところに仕切りがあり
Çok iyi bir dinleyiciyimdir.Je sais bien écouter aussi.
Çok iyi bir dinleyiciyimdir.Sono anche un grande ascoltatore.
Çok iyi bir dinleyiciyimdir.Sunt și bun ascultător.
Çok iyi bir dinleyiciyimdir.También soy un gran oyente.
Çok iyi bir dinleyiciyimdir.Είμαι και καλός ακροατής.
Çok iyi bir dinleyiciyimdir.Аз съм голям слушател също.
Çok sofistike bir dinleyicinin yüzde birinden daha azı.아주 수준 높은 관중들에게서도 3퍼센트 이하입니다.
Çok sofistike bir dinleyicinin yüzde birinden daha azı.3%に満たないですね 行動ファイナンスはまだまだこれからです
Çok sofistike bir dinleyicinin yüzde birinden daha azı. Davranışsal finansın çok uzun yolu var.To dopiero początek teorii finansów behawioralnych.
Çok sofistike bir dinleyicinin yüzde birinden daha azı.Færre end tre procent af et meget sofistikeret publikum.
Çok sofistike bir dinleyicinin yüzde birinden daha azı.Ít hơn 3 phần trăm của một tập hợp những khán giả hiểu biết.
Çok sofistike bir dinleyicinin yüzde birinden daha azı.Kevesebb mint három százalék, egy nagyon művelt közönségben.
Çok sofistike bir dinleyicinin yüzde birinden daha azı.Kurang dari tiga persen dari penonton yang sangat hebat.
Çok sofistike bir dinleyicinin yüzde birinden daha azı.Mai puţin de unu la sută dintr-o audienţă foarte sofisticată.
Çok sofistike bir dinleyicinin yüzde birinden daha azı.Meno del tre per cento di un pubblico altamente sofisticato.
Çok sofistike bir dinleyicinin yüzde birinden daha azı.Menos de 3% de uma audiência sofisticada.
Çok sofistike bir dinleyicinin yüzde birinden daha azı.Menos del tres por ciento de una audiencia muy sofisticada.
Çok sofistike bir dinleyicinin yüzde birinden daha azı.Minder dan drie procent van een wereldwijs publiek.
Çok sofistike bir dinleyicinin yüzde birinden daha azı.Moins de trois pour cent d'un public très sophistiqué.
Çok sofistike bir dinleyicinin yüzde birinden daha azı.Weniger als drei Prozent von einem sehr gebildeten Publikum.
Çok sofistike bir dinleyicinin yüzde birinden daha azı.Менее трёх процентов очень утончённой публики.
Çok sofistike bir dinleyicinin yüzde birinden daha azı.פחות מ 3% בקהל מאוד מתוחכם.
Çok sofistike bir dinleyicinin yüzde birinden daha azı.أقل من ثلاثة بالمئة من جمهور متطور جدا.
Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer.누구든지 도를 듣고 행하지 아니하면 그는 거울로 자기의 생긴 얼굴을 보는 사람과 같으니
Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer.Vì , nếu có kẻ nghe lời mà không làm theo thì khác_nào người kia soi mặt mình trong gương ,
Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer.Vì, nếu có kẻ nghe lời mà không làm theo thì khác nào người kia soi mặt mình trong gương,
Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer.כי האיש אשר רק שמע את הדבר ולא עשהו נמשל לאיש מביט את תאר הויתו במראה׃
Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer.لانه ان كان احد سامعا للكلمة وليس عاملا فذاك يشبه رجلا ناظرا وجه خلقته في مرآة.
Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer.因 為 聽 道 而 不 行 道 的 、 就 像 人 對 著 鏡 子 看 自 己 本 來 的 面 目
Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer.因 為聽 道 而 不 行道 的 、 就 像 人 對 著 鏡子 看 自己 本 來 的 面目
Dilenme kabını uzatıp verileni alarak mı? Dinleyiciler arasında böyle birini tanıyan var mı?Alguém aqui no público conhece uma pessoa dessas?
Dini lider Malcolm X, Müslüman olmayan bir dinleyici topluluğuna hitap ederken de kayda alınmıştı.Minister Malcolm X adressiert ein nichtmuslimische Publikum.
Dini lider Malcolm X, Müslüman olmayan bir dinleyici topluluğuna hitap ederken de kayda alınmıştı.그는 비 이슬람교도 관객을 해결 되었으며 말 콤 X 장관.
Dinleyici: Araba maçın bir parçası değil.청중 : 카트는 경기의 일부가 아닙니다.
Dinleyici: Araba maçın bir parçası değil.קהל: העגלה אינה חלק מהמשחק.
Dinleyici: Araba maçın bir parçası değil.أحد الحضور: العربة ليست جزءاً من اللعبة.
Dinleyici: Araba maçın bir parçası değil.サンデル:名前は? (観客:チャーリーです)
Dinleyici: bana şöyle söylendi yetişkin olarak beyin hücrelerimizin çoğu관객: 저는 어른이 된 뇌를 구성하고 있는 많은 세포들은
Dinleyici: bana şöyle söylendi yetişkin olarak beyin hücrelerimizin çoğuPubblico:
Dinleyici: bana şöyle söylendi yetişkin olarak beyin hücrelerimizin çoğuPúblico:
Dinleyici: bana şöyle söylendi yetişkin olarak beyin hücrelerimizin çoğuPubliek: Mij is verteld dat veel hersencellen die we als volwassene hebben al aanwezig zijn in het embrio.
Dinleyici: bana şöyle söylendi yetişkin olarak beyin hücrelerimizin çoğuPublikum:
Dinleyici: bana şöyle söylendi yetişkin olarak beyin hücrelerimizin çoğuWidz:
Dinleyici: bana şöyle söylendi yetişkin olarak beyin hücrelerimizin çoğuקהל: נאמר לי שהרבה מתאי המוח שיש לנו כמבוגרים
Dinleyici: bana şöyle söylendi yetişkin olarak beyin hücrelerimizin çoğuالجمهور: لقد قيل لي أن الكثير من الخلايا الّتي في دماغي البالغ
Dinleyici: bana şöyle söylendi yetişkin olarak beyin hücrelerimizin çoğu胎児のようになっていきます
(Dinleyici: B) Nicholas Christakis: B, açık ve seçik olarak.Bはネットワークの端に位置しています
(Dinleyici: B) Nicholas Christakis: B, açık ve seçik olarak.(الجمهور:B) نيكولاس كريستاكيس: بشكل واضح "B"
Dinleyici: bu gezegende canlılar bağışık sistemleriyle gelişti,Audiencia:
Dinleyici: bu gezegende canlılar bağışık sistemleriyle gelişti,Hadirin:
Dinleyici: bu gezegende canlılar bağışık sistemleriyle gelişti,Kérdező: