Dinleyici: bu gezegende canlılar bağışık sistemleriyle gelişti,관객: 지구 상의 종들은
Dinleyici: bu gezegende canlılar bağışık sistemleriyle gelişti,Pubblico:
Dinleyici: bu gezegende canlılar bağışık sistemleriyle gelişti,Public:
Dinleyici: bu gezegende canlılar bağışık sistemleriyle gelişti,Público:
Dinleyici: bu gezegende canlılar bağışık sistemleriyle gelişti,Publikum:
Dinleyici: bu gezegende canlılar bağışık sistemleriyle gelişti,Widz:
Dinleyici: bu gezegende canlılar bağışık sistemleriyle gelişti,Κοινό:
Dinleyici: bu gezegende canlılar bağışık sistemleriyle gelişti,Аудитория:
Dinleyici: bu gezegende canlılar bağışık sistemleriyle gelişti,Публика:
Dinleyici: bu gezegende canlılar bağışık sistemleriyle gelişti,קהל: זנים על הכוכב הזה התפתחו עם מערכת חיסון
Dinleyici: bu gezegende canlılar bağışık sistemleriyle gelişti,الجمهور: الكائنات الحيّة على هذا الكوكب تطوّرت بجهاز مناعي
Dinleyici: bu gezegende canlılar bağışık sistemleriyle gelişti,あらゆる病と戦ったり 生殖に必要な期間を生き抜いたり
Dinleyici bunu kendinizin yaptığını düşünecektir.El público creerá en verdad que tienen algo que ver con esto.
Dinleyici bunu kendinizin yaptığını düşünecektir.Il pubblico crederà seriamente che voi avete a che fare con 'sta roba.
Dinleyici bunu kendinizin yaptığını düşünecektir.청중들은 이런 것들로 뭔가 전할 메세지가 있을거라고 믿을 겁니다.
Dinleyici bunu kendinizin yaptığını düşünecektir.L'audience va vraiment croire que vous avez quelque chose à voir avec ça.
Dinleyici bunu kendinizin yaptığını düşünecektir.Publiczność założy, że sami to stworzyliście.
Dinleyici bunu kendinizin yaptığını düşünecektir.Publikum si bude vskutku myslieť, že ste vlastne s tým mali niečo spoločné.
Dinleyici bunu kendinizin yaptığını düşünecektir.Зрители поверят, что вы и правда имеете какое-то отношение к этому.
Dinleyici bunu kendinizin yaptığını düşünecektir.הקהל יאמין למעשה שאתם הייתם קשורים לזה.
Dinleyici bunu kendinizin yaptığını düşünecektir.الجمهور سوف يعتقد فعلاً أن لديك أمراً ما لفعله مع الصورة
Dinleyici bunu kendinizin yaptığını düşünecektir.この画像を出している間に
Dinleyici: Burada (Gülüşmeler) Bunun bir tartışma değil hoş bir fikir alışverişi olduğunu düşünmüştüm.Je veux dire, je ne pensais pas que c'était une dispute tout au plus un débat animé.
(Dinleyici: Charlie.)(청중 : 찰리입니다.)
(Dinleyici: Charlie.)(קהל: צ'ארלי.)
(Dinleyici: En iyi flüt çalana verelim.)(Audiencia: los mejores flautistas)
(Dinleyici: En iyi flüt çalana verelim.)(청중 : 제일 잘하는 연주자에게 줍니다.)
(Dinleyici: En iyi flüt çalana verelim.)(קהל: נגני החליל הטובים ביותר.)
(Dinleyici: En iyi flüt çalana verelim.)(أحد الحضور: أفضل لاعب مزمار.)
(Dinleyici: En iyi flüt çalana verelim.)サンデル:一番上手な人 (観客:一番下手な人は)
(Dinleyici: en kötü çalana.)(Audiencia: Los peores flautistas)
(Dinleyici: en kötü çalana.)(Auditorium: die schlechtesten Flötenspiler.)
(Dinleyici: en kötü çalana.)I flautisti migliori. Pubblico: I flautisti peggiori!
(Dinleyici: en kötü çalana.)(K: A legrosszabb furulyások.)
(Dinleyici: en kötü çalana.)(Khán giả: Những người thổi sáo tệ nhất.)
(Dinleyici: en kötü çalana.)(청중 : 제일 못하는 연주자에게 주죠.)
(Dinleyici: en kötü çalana.)(Penonton: Pemain seruling terburuk.)
(Dinleyici: en kötü çalana.)(Public: Cei mai slabi flautisti.)
(Dinleyici: en kötü çalana.)Public : Les pires joueurs de flûte.
(Dinleyici: en kötü çalana.)Publiek: De slechtste fluitspelers.
(Dinleyici: en kötü çalana.)(Publikum: De dårligste fløjtespillere.)
(Dinleyici: en kötü çalana.)(Z publika: Nejhorší hráči na flétnu.)
(Dinleyici: en kötü çalana.)(Z widowni: Najgorsi fleciści)
(Dinleyici: en kötü çalana.)(Κοινό: Οι χειρότεροι φλαουτίστες.)
(Dinleyici: en kötü çalana.)(Публика: Най-лошите флейтисти.)
(Dinleyici: en kötü çalana.)Худшим флейтистам.
(Dinleyici: en kötü çalana.)(קהל: נגני החליל הגרועים ביותר.)
(Dinleyici: en kötü çalana.)( الحضور: أسوأ لاعب مزمار.)
(Dinleyici: Evet, Peter.)(청중 : 그렇습니다.)
(Dinleyici: Evet, Peter.)(קהל:פיטר.)
(Dinleyici: Haksız avantaj sağlamış olacaktı.)(청중 : 그건 부당한 혜택이 될겁니다.)
(Dinleyici: Haksız avantaj sağlamış olacaktı.)Pubblico: sarebbe un vantaggio ingiusto.
(Dinleyici: Haksız avantaj sağlamış olacaktı.)Seria uma vantagem desleal)
(Dinleyici: Haksız avantaj sağlamış olacaktı.)(קהל: זה יהיה יתרון לא הוגן.)
(Dinleyici: Haksız avantaj sağlamış olacaktı.)(أحد الحضور: إنها ميزة غير عادلة.)
Dinleyici kitlesi cevap da verebiliyor.A közönség visszabeszélhet.
Dinleyici kitlesi cevap da verebiliyor.Audienta poate sa raspunda.
Dinleyici kitlesi cevap da verebiliyor. Bu biraz ürkütücü.A audiência pode responder.
Dinleyici kitlesi cevap da verebiliyor.Das Publikum kann antworten.
Dinleyici kitlesi cevap da verebiliyor.Het publiek kan terugpraten.