Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.それは釈迦に説法というものでしょう 私が皆さんに説教したいのはそんなことではなく
Bu neye inandıklarıydı ve siyah-beyazla alakalı değildi. Dinleyicilerin yüzde 25'i beyazdı.Es lo que creían, y no era algo de negros versus blancos: el 25 % de la audiencia era blanca.
Buradaki Bob Gelfons'lar -- Fakat dinleyicilerden birinin 20 numaralı lisansı var.Also, Bob Gelfons hier drin - jemand im Publikum hier hat den Führerschein Nummer 20.
Buradaki Bob Gelfons'lar -- Fakat dinleyicilerden birinin 20 numaralı lisansı var.Bob Gelfond cũng ở quanh đây -- nhưng ai đó trong số thính giả có bằng số 20.
Buradaki Bob Gelfons'lar -- Fakat dinleyicilerden birinin 20 numaralı lisansı var.И Боб Гелфонд, где-то здесь... кто-то в зале здесь имеет права за номером 20.
Buradaki dinleyicilerden, bu üç iPod'u ödünç aldım, size ne demeye çalıştığımı göstermek için.3つのiPodを 会場のお客様からお借りしました
Buradaki dinleyicilerden, bu üç iPod'u ödünç aldım, size ne demeye çalıştığımı göstermek için.Am împrumutat aceste trei iPod-uri de la persoane aflate în public pentru a vă arăta ce vreau să zic.
Buradaki dinleyicilerden, bu üç iPod'u ödünç aldım, size ne demeye çalıştığımı göstermek için.E eu pedi emprestados estes três iPods, a pessoas aqui da plateia para vos mostrar o que quero dizer.
Buradaki dinleyicilerden, bu üç iPod'u ödünç aldım, size ne demeye çalıştığımı göstermek için.E ho preso in prestito questi tre iPod da qualcuno qui tra il pubblico per mostrarvi che cosa intendo.
Buradaki dinleyicilerden, bu üç iPod'u ödünç aldım, size ne demeye çalıştığımı göstermek için.Et j'ai emprunté ces trois iPods à des membres du public pour vous montrer ce que je veux dire.
Buradaki dinleyicilerden, bu üç iPod'u ödünç aldım, size ne demeye çalıştığımı göstermek için.Ik heb deze drie iPods geleend van mensen uit het publiek hier om jullie te tonen wat ik bedoel.
Buradaki dinleyicilerden, bu üç iPod'u ödünç aldım, size ne demeye çalıştığımı göstermek için.또 그것이 무슨 뜻인지 보여드리기 위해 iPod 3개를 관중석에 계신 분들로 부터 제가 잠시 빌렸습니다.
Buradaki dinleyicilerden, bu üç iPod'u ödünç aldım, size ne demeye çalıştığımı göstermek için.Já jsem si vypůjčil tyto tři Ipody od lidí, kteří tady sedí v publiku, abych vám ukázal co mám na mysli.
Buradaki dinleyicilerden, bu üç iPod'u ödünç aldım, size ne demeye çalıştığımı göstermek için.Kölcsönkértem ezt a három iPod-ot a közönségtől hogy bemutassam, miről beszélek.
Buradaki dinleyicilerden, bu üç iPod'u ödünç aldım, size ne demeye çalıştığımı göstermek için.Med občinstvom sem si izposodil te tri iPode, da vam prikažem, kaj mislim.
Buradaki dinleyicilerden, bu üç iPod'u ödünç aldım, size ne demeye çalıştığımı göstermek için.Požičal som si tieto tri iPody od ľudí odtiaľto z publika, aby som vám ukázal, čo myslím.
Buradaki dinleyicilerden, bu üç iPod'u ödünç aldım, size ne demeye çalıştığımı göstermek için.Pożyczyłem te trzy iPody od osób z publiczności, by pokazać wam, o co mi chodzi.
Buradaki dinleyicilerden, bu üç iPod'u ödünç aldım, size ne demeye çalıştığımı göstermek için.Saya meminjam tiga buah iPod dari beberapa hadirin di sini untuk menunjukkan maksud saya.
Buradaki dinleyicilerden, bu üç iPod'u ödünç aldım, size ne demeye çalıştığımı göstermek için.Và tôi mượn những chiếc máy iPods này từ một số những khán giả ở đây để cho các bạn xem những gì tôi vừa nói.
Buradaki dinleyicilerden, bu üç iPod'u ödünç aldım, size ne demeye çalıştığımı göstermek için.Von Zuschauern hier habe ich diese drei iPods geborgt, um Ihnen zu zeigen, was ich meine.
Buradaki dinleyicilerden, bu üç iPod'u ödünç aldım, size ne demeye çalıştığımı göstermek için.Y he tomado prestados estos tres iPods de la gente aquí en el público para mostrarles lo que quiero decir.
Buradaki dinleyicilerden, bu üç iPod'u ödünç aldım, size ne demeye çalıştığımı göstermek için.Και δανείστηκα αυτά τα τρία iPod από ανθρώπους εδώ στο κοινό για να σας δείξω τι εννοώ.
Buradaki dinleyicilerden, bu üç iPod'u ödünç aldım, size ne demeye çalıştığımı göstermek için.И аз взех назаем тези три "Айпода" от хора тук, в публиката, за да ви покажа какво имам предвид.
Buradaki dinleyicilerden, bu üç iPod'u ödünç aldım, size ne demeye çalıştığımı göstermek için.И я одолжил эти три iPod"а у людей в студии, чтобы показать, что я имею в виду.
Buradaki dinleyicilerden, bu üç iPod'u ödünç aldım, size ne demeye çalıştığımı göstermek için.І я запозичив ці три iPod'а у людей, тут, в аудиторії щоб показати Вам, що я маю на увазі.
Buradaki dinleyicilerden, bu üç iPod'u ödünç aldım, size ne demeye çalıştığımı göstermek için.ואני שאלתי את האייפודים האלה מאנשים כאן בקהל בכדי להראות לכם למה אני מתכוון.
Buradaki dinleyicilerden, bu üç iPod'u ödünç aldım, size ne demeye çalıştığımı göstermek için.وقد استعرت أجهزة الأي بود الثلاثة هذه من أشخاص هنا في الجمهور لأريكم ما أعنيه.
Buradaki dinleyicilerden, bu üç iPod'u ödünç aldım, size ne demeye çalıştığımı göstermek için.我啱啱借佐三部iPods 都係向觀眾借嘅 我用佢地黎話比你地知我啱啱所講嘅魔術
Bu ülkenin enerji bakanı Ed Miliband'ı konferansımıza açılış dinleyicisi olarak davet ettik.Bộ trưởng năng lượng của Anh, được mời tới dự hội nghị gần đây của chúng tôi như là 1 khán giả chủ chốt.
Bu ülkenin enerji bakanı Ed Miliband'ı konferansımıza açılış dinleyicisi olarak davet ettik.Ed Miliband, ministrul energiei, a fost invitat la o conferință recentă ca invitat de onoare.
Bu ülkenin enerji bakanı Ed Miliband'ı konferansımıza açılış dinleyicisi olarak davet ettik.영국 에너지부 장관인 에드 밀리밴드는 최근 컨퍼런스에 청취자로서 초대되었습니다.
Bu ülkenin enerji bakanı Ed Miliband'ı konferansımıza açılış dinleyicisi olarak davet ettik.שר האנרגיה של המדינה הזו, הוזמן לכנס האחרון שלנו כמאזין מרכזי.
Bu ülkenin enerji bakanı Ed Miliband'ı konferansımıza açılış dinleyicisi olarak davet ettik.وزير الطاقة في هذا البلد، تَمَّتْ دعوته لحضور مؤتمرنا الأخير كمُسْتَمِعٍ رئيسي.
Bu ülkenin enerji bakanı Ed Miliband'ı konferansımıza açılış dinleyicisi olarak davet ettik.基調講演を「聴く」ようにと招かれました 彼は実際に参加し
CA: Dan, teşekkürler. Sayın dinleyiciler, bu harika bir oturum oldu.크리스 앤더슨: 댄, 청중여러분, 감사합니다.
CA: Dan, teşekkürler. Sayın dinleyiciler, bu harika bir oturum oldu.אנדרסון: דן, תודה רבה. קהל נכבד,
CA: Dan, teşekkürler. Sayın dinleyiciler, bu harika bir oturum oldu.كريس: شكراً لك. الأعضاء من الجمهور،
CA: Dan, teşekkürler. Sayın dinleyiciler, bu harika bir oturum oldu.素晴らしい会合でした ありがとうございます
CA: Dinleyiciler arasında Benoit Mandlebrot var.CA: 여기 베누아 만델브로(Benoit Mandlebrot)가 청중으로 와 있습니다만.
CA: Dinleyiciler arasında Benoit Mandlebrot var.בנואה מנדלברוט נמצא בקהל.
CA: Dinleyiciler arasında Benoit Mandlebrot var.كريس أندرسن : "بنوا مندلبروت" متواجد بيننا.
CA: Dinleyiciler arasında Benoit Mandlebrot var.彼もまた シンプルなものから
Capital Radyo dinleyicileri,Ascoltatori di Radio Capital.
Capital Radyo dinleyicileri,Radio Capitalin kuuntelijat-
Capital Radyo dinleyicileri,Till Radio Capitols lyssnare...
Capital Radyo dinleyicileri,Til Radio Capitals lyttere ...
CH: Bir kere daha kuvvetli bir şekilde (Dinleyiciler:A trochu elánu do toho.
CH: Bir kere daha kuvvetli bir şekilde (Dinleyiciler:CH : encore une fois, avec vitalité (le public :
CH: Bir kere daha kuvvetli bir şekilde (Dinleyiciler: T, E, D.)생기있게 한 번 더
CH: Bir kere daha kuvvetli bir şekilde (Dinleyiciler: T, E, D.)T E D)
CH: Bir kere daha kuvvetli bir şekilde (Dinleyiciler: T, E, D.)مرة أخرى بهمة عاليه ( الجمهور: تي , اي , دي
CH: Bir kere daha kuvvetli bir şekilde (Dinleyiciler:צ"ה: פעם נוספת במרץ.
Çoğu sizin gibi olan bir dinleyici grubuna konuşma yapıyormuş.Dia berbicara kepada penonton seperti kalian.
Çoğu sizin gibi olan bir dinleyici grubuna konuşma yapıyormuş.Egy Önökhoz hasonló közönség előtt tartott előadást.
Çoğu sizin gibi olan bir dinleyici grubuna konuşma yapıyormuş.Er sprach zu einem Publikum, das Ihnen sehr ähnlich war.
Çoğu sizin gibi olan bir dinleyici grubuna konuşma yapıyormuş.Estaba hablando ante una audiencia parecida a Uds.
Çoğu sizin gibi olan bir dinleyici grubuna konuşma yapıyormuş.Govoril je pred občinstvom, podobnim vam.
Çoğu sizin gibi olan bir dinleyici grubuna konuşma yapıyormuş.Hij sprak tot een publiek zoals jullie.
Çoğu sizin gibi olan bir dinleyici grubuna konuşma yapıyormuş.Il s'adressait à un public un peu comme vous.
Çoğu sizin gibi olan bir dinleyici grubuna konuşma yapıyormuş.그는 여러분들과 같은 청중을 대상으로 연설을 하고 있었습니다.