Biz kültüre bağlı dinleyicileriz.Wir sind kulturgebundene Zuhörer.
Biz kültüre bağlı dinleyicileriz.Είμαστε ακροατές περιορισμένοι από την κουλτούρα.
Biz kültüre bağlı dinleyicileriz.Ми культурно-обмежені слухачі.
Biz kültüre bağlı dinleyicileriz.Мы — культуро-специфичные слушатели.
Biz kültüre bağlı dinleyicileriz.Ние сме обвързани с културата ни слушатели.
Biz kültüre bağlı dinleyicileriz.אנחנו מאזינים מוטי-תרבות.
Biz kültüre bağlı dinleyicileriz.فسمعنا محصور بثقافتنا.
Biz kültüre bağlı dinleyicileriz.自分の言語の音は聞き分けられても
Böyle olsun istiyordunuz, değil mi? DİNLEYİCİLER: Evet![musique]
Bu dinleyici kitlesi ile karşılıklı anlaşabileceğimi umduğum bir başka önemli şey daha var.C'e' un'altro aspetto importante che spero interesserà a questo pubblico.
Bu dinleyici kitlesi ile karşılıklı anlaşabileceğimi umduğum bir başka önemli şey daha var.Còn có một điều quan trọng khác nữa mà tôi hy vọng sẽ cộng hưởng với khán giả.
Bu dinleyici kitlesi ile karşılıklı anlaşabileceğimi umduğum bir başka önemli şey daha var.Da gibt es noch eine andere sehr wichtige Sache, die bei diesem Publikum Resonanz finden wird, hoffe ich.
Bu dinleyici kitlesi ile karşılıklı anlaşabileceğimi umduğum bir başka önemli şey daha var.Er is ook nog iets anders dat hopelijk tot dit publiek door zal dringen.
Bu dinleyici kitlesi ile karşılıklı anlaşabileceğimi umduğum bir başka önemli şey daha var.Il y a aussi quelque chose de très important qui je l'espère interpellera ce public.
Bu dinleyici kitlesi ile karşılıklı anlaşabileceğimi umduğum bir başka önemli şey daha var.그리고 다른 중요한 사실도 있습니다. 오늘 여러분들에게 울려 퍼지기를 바라는 것이요.
Bu dinleyici kitlesi ile karşılıklı anlaşabileceğimi umduğum bir başka önemli şey daha var.Kolejna ważna rzecz, mam nadzieję, że to przemawia do widowni tu zebranej.
Bu dinleyici kitlesi ile karşılıklı anlaşabileceğimi umduğum bir başka önemli şey daha var.Mai este un lucru foarte important pe care sper să-l înţelegeţi.
Bu dinleyici kitlesi ile karşılıklı anlaşabileceğimi umduğum bir başka önemli şey daha var.También hay otra cosa muy importante que espero encuentre resonancia entre este público.
Bu dinleyici kitlesi ile karşılıklı anlaşabileceğimi umduğum bir başka önemli şey daha var.Има също и друго много важно нещо, което, надявам се, ще отекне сред тази публика.
Bu dinleyici kitlesi ile karşılıklı anlaşabileceğimi umduğum bir başka önemli şey daha var.Но есть и ещё кое-что очень важное, что, я надеюсь, найдёт отклик у вас.
Bu dinleyici kitlesi ile karşılıklı anlaşabileceğimi umduğum bir başka önemli şey daha var.יש דבר מאוד חשוב נוסף, שאני מקווה שיהדהד לקהל זה.
Bu dinleyici kitlesi ile karşılıklı anlaşabileceğimi umduğum bir başka önemli şey daha var.هنالك أيضا أمر في غاية الأهمية وآمل أن يكون له صدى لدى هذا الجمهور.
Bu dinleyici kitlesi ile karşılıklı anlaşabileceğimi umduğum bir başka önemli şey daha var.皆さんにも共感してもらえれば 嬉しいです それはテクノロジーです 私自身とても興味のある分野で
Bu görüntüler, bugün burada dinleyici olarak bulunan arkadaşım ve meslektaşım Mark Boyer'e ait.Ces images sont le résultat du travail de mon ami et collègue, Mark Boyer, qui est dans le public aujourd'hui.
Bu görüntüler, bugün burada dinleyici olarak bulunan arkadaşım ve meslektaşım Mark Boyer'e ait.Deci, aceste imagini sunt de munca de prietenul şi colegul meu, Mark Boyer, care este aici în public astăzi.
Bu görüntüler, bugün burada dinleyici olarak bulunan arkadaşım ve meslektaşım Mark Boyer'e ait.Deze beelden zijn het werk van mijn vriend en collega, Mark Boyer, die hier in het publiek zit.
Bu görüntüler, bugün burada dinleyici olarak bulunan arkadaşım ve meslektaşım Mark Boyer'e ait.Diese Bilder sind das Werk meines Freundes und Kollegen, Mark Boyer, der heute hier im Publikum ist.
Bu görüntüler, bugün burada dinleyici olarak bulunan arkadaşım ve meslektaşım Mark Boyer'e ait.Estas imágenes son el trabajo de mi amigo y colega Mark Boyer, que está hoy entre el público.
Bu görüntüler, bugün burada dinleyici olarak bulunan arkadaşım ve meslektaşım Mark Boyer'e ait.이러한 이미지들은 제 친구며 동료인 마크 보이여의 작품입니다. 오늘 여기 관객으로 와 있죠.
Bu görüntüler, bugün burada dinleyici olarak bulunan arkadaşım ve meslektaşım Mark Boyer'e ait.Queste immagini sono il lavoro del mio amico e collega, Mark Boyer, che è qui tra il pubblico oggi.
Bu görüntüler, bugün burada dinleyici olarak bulunan arkadaşım ve meslektaşım Mark Boyer'e ait.Te obrazy, to wynik pracy mojego przyjaciela i kolegi Marka Boyera, który jest tu dziś z nami.
Bu görüntüler, bugün burada dinleyici olarak bulunan arkadaşım ve meslektaşım Mark Boyer'e ait.Тези образи са дело на моя приятел и колега Марк Бойер, който е тук, сред публиката, днес.
Bu görüntüler, bugün burada dinleyici olarak bulunan arkadaşım ve meslektaşım Mark Boyer'e ait.Эти изображения были созданы моим другом и коллегой Марком Боуэром, который присутствует сегодня в зале.
Bu görüntüler, bugün burada dinleyici olarak bulunan arkadaşım ve meslektaşım Mark Boyer'e ait.והאיורים האלה הם עבודתו של חברי ועמיתי, מארק בויאר, שנמצא פה בקהל היום.
Bu görüntüler, bugün burada dinleyici olarak bulunan arkadaşım ve meslektaşım Mark Boyer'e ait.هذه الصور التقطها صديقي وزميلي، مارك بوير، الموجود هنا اليوم ضمن الحضور.
Bu görüntüler, bugün burada dinleyici olarak bulunan arkadaşım ve meslektaşım Mark Boyer'e ait.制作しました 今日会場に来ています 彼の素晴らしい仕事を
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.Bei einem Publikum, das so gebildet ist, -- so wie diesem -- würde ich nur offene Türen einrennen.
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.Con una audiencia tan sofisticada como esa -como esta- sería como darle una misa al Papa.
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.Devant un public aussi éclairé que cela... que celui-la ce serait prêcher un converti.
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.Egy ilyen pallérozott hallgatóság előtt csak nyílt kapukat döngetnék.
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.För en så pass sofistikerad publik som denna vore det som att predika för de redan frälsta.
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.For et publikum så sofistikeret som denne - som dette - ville det være at prædike til de omvendte.
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.În fața unui public atât de sofisticat -- ca acesta -- aş bate la porţi deschise.
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.In un pubblico sofisticato come questo, sarebbe come predicare al coro.
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.이처럼 수준 높은 청중 앞에서 그런 설교를 한다면 성가대에게 전도하는 셈이겠죠.
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.Kun yleisö on näin sivistynyttä -- se olisi saarnaamista samanmielisille.
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.Numa audiência tão sofisticada como esta isso seria como fazer um sermão ao papa.
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.Pred tako prefinjenim občinstvom bi bilo, kot bi hotel prepričati že prepričane.
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.Przy widowni tak wyrobionej, jak ta tutaj, byłoby to nawracanie wiernych.
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.S tak sofistikovaným publikem by to bylo jako kázat kostelnímu sboru.
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.Terhadap audiens yang cerdas seperti Anda semua itu sama saja dengan mengkhotbahi pengikut setia.
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.V obecenstve tak sofistikovanom ako tamto -- ako toto -- by to bolo nosenie dreva do lesa.
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.Voor een gesofisticeerd publiek zoals jullie zou ik preken voor de eigen parochie.
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.Voor een ontwikkeld publiek zoals jullie zou ik preken voor eigen parochie.
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.Σε ένα τόσο εκλεπτυσμένο κοινό όπως αυτό θα ήταν σαν να κάνω θρησκευτικό κήρυγμα σε εκκλησιαστική χορωδία.
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.Для такої освіченої аудиторії — як ця — це було б як проповідувати перед церковним хором.
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.Пред една просветена публика -- като вас -- това би значило да покръствам вече покръстените.
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.וברצוני להבטיח לכם שאיני עומד לעשות זאת. בקהל מתוחכם כמוכם,
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.וברצוני להבטיח לכם שאינני עומד לעשות זאת. בקהל מתוחכם כמוכם,
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.أمام مشاهدين بقدر كبير من المعرفة...مثلكم.. سأكون كالذي يبشر الواعظين.