Ana içeriğe geç
Sözlük

dinleyen ile cümle

dinleyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Demosthenes konuştuğunda, dinleyenler birbirlerine dönüp, "İyi konuşma", demezlermiş.عندما تحدث ديموسينس الى الحضور، يلتفت الناس الى بعضهم البعض ولا يقولوا "حديث عظيم."
Demosthenes konuştuğunda, dinleyenler birbirlerine dönüp, "İyi konuşma", demezlermiş.聴取は向かい合って「偉大なスピーチだ」と言う代わりに 「進んで行こう」と言ったそうです
Dinleyenler ona öylesine bir tezahurat yaparlardı ki, o orada bekler, hakkı olan bu övgüyü kabul ederdi.Die Leute geb ihm Lob, schreien zu ihm und er stand da, nehmen seine gebührt. Und dann öffnete er seinen Mund
Dinleyenler ona öylesine bir tezahurat yaparlardı ki, o orada bekler, hakkı olan bu övgüyü kabul ederdi.사람들이 그에 게 그런 칭찬 소리를 만드는 것 그리고 그는, 그의 인해 복용 서 것 이다.
Dinleyenler ona öylesine bir tezahurat yaparlardı ki, o orada bekler, hakkı olan bu övgüyü kabul ederdi.Οι άνθρωποι φώναζαν τόσα ενθαρρυντικά συνθήματα κι αυτός στεκόταν εκεί, εισπράττοντας τα δέοντα.
Dinleyenler ona öylesine bir tezahurat yaparlardı ki, o orada bekler, hakkı olan bu övgüyü kabul ederdi.الناس قد يصرخون بمدح له و يقفون هناك، على دينه.
Dinleyenler onlara tazim ile Merhaba denir.يًقال " مرحبا "بإحترام لهم .
Dinleyen sen, sen niye değişmedin?Mengapa tidak Anda, yang mendengarkan sekarang, mengapa Anda tidak berubah?
Dinleyen sen, sen niye değişmedin?Mikset sinä ole, joka kuuntelet nyt, mikset ole muuttunut?
Dinleyen sen, sen niye değişmedin?Perchè no,tu che stai sentendo adesso perchè non sei cambiato?
Dinleyen sen, sen niye değişmedin?¿Por que no lo has hecho tú, que estás escuchando ahora? ¿Por qué no has cambiado?
Dinleyen sen, sen niye değişmedin?Warum ihr nicht, die ihr jetzt gerade zuhört? Warum habt ihr euch nicht geändert?
Dinleyen sen, sen niye değişmedin?Защо ти, който слушаш в момента, защо не си се променил?
Doktorlar bunu yapmamış olsaydı, şu anda bu konuşmayı dinleyen pekçok kişi hayatta olmazdı.A közönség tagjai közül sokan valószínűleg nem is lennének közöttünk, ha az orvosok ezt nem tennék.
Doktorlar bunu yapmamış olsaydı, şu anda bu konuşmayı dinleyen pekçok kişi hayatta olmazdı.Et beaucoup de gens dans le public ne seraient probablement pas en vie si les médecins ne faisaient pas ça.
Doktorlar bunu yapmamış olsaydı, şu anda bu konuşmayı dinleyen pekçok kişi hayatta olmazdı.만일 의사가 이렇게 하지 않았다면 여러분 중 대다수는 살아있지 못했을 것입니다.
Doktorlar bunu yapmamış olsaydı, şu anda bu konuşmayı dinleyen pekçok kişi hayatta olmazdı.Molti di voi probabilmente non sarebbero vivi se i medici non facessero così.
Doktorlar bunu yapmamış olsaydı, şu anda bu konuşmayı dinleyen pekçok kişi hayatta olmazdı.Multe persoane din audiență probabil nu ar fi în viață dacă doctorii nu ar fi făcut asta.
Doktorlar bunu yapmamış olsaydı, şu anda bu konuşmayı dinleyen pekçok kişi hayatta olmazdı.Und viele Menschen in diesem Publikum wären wahrscheinlich nicht am Leben wenn Ärzte das nicht tun würden.
Doktorlar bunu yapmamış olsaydı, şu anda bu konuşmayı dinleyen pekçok kişi hayatta olmazdı.Veel mensen hier in het publiek zouden waarschijnlijk niet meer leven als artsen dit niet deden.
Doktorlar bunu yapmamış olsaydı, şu anda bu konuşmayı dinleyen pekçok kişi hayatta olmazdı.Wiele ludzi z widowni pewnie już by nie żyło, jeśli lekarze nie stosowaliby tej metody.
Doktorlar bunu yapmamış olsaydı, şu anda bu konuşmayı dinleyen pekçok kişi hayatta olmazdı.Y mucha gente de esta audiencia pobablemente no estaría viva si los médicos no hicieran esto.
Doktorlar bunu yapmamış olsaydı, şu anda bu konuşmayı dinleyen pekçok kişi hayatta olmazdı.Πολλοί στο κοινό εδώ δεν θα ήταν πιθανότατα ζωντανοί αν οι γιατροί δεν ήξεραν να το κάνουν αυτό.
Doktorlar bunu yapmamış olsaydı, şu anda bu konuşmayı dinleyen pekçok kişi hayatta olmazdı.И много хора в публиката, може би, нямаше да са живи, ако докторите не правеха това.
Doktorlar bunu yapmamış olsaydı, şu anda bu konuşmayı dinleyen pekçok kişi hayatta olmazdı.Многих людей в этой аудитории, вероятно, не было-бы в живых, если-бы врачи не делали этого.
Doktorlar bunu yapmamış olsaydı, şu anda bu konuşmayı dinleyen pekçok kişi hayatta olmazdı.והרבה אנשים בקהל אולי לא היו בחיים אם רופאים לא עשו זאת.
Doktorlar bunu yapmamış olsaydı, şu anda bu konuşmayı dinleyen pekçok kişi hayatta olmazdı.و يحتمل أن كثيرا من الناس في هذا الجمهور لم يكن ليصبحوا على قيد الحياة لو أن الأطباء لم يعملوا هذا.
Doktorlar bunu yapmamış olsaydı, şu anda bu konuşmayı dinleyen pekçok kişi hayatta olmazdı.命を落としていた人も大勢いるでしょう でもこのやり方を癌のような
Dünyaya ve dinleyen herkese mesajım şu ki: Bizim bu kötü durumumuza dikkat gösterin.Mijn boodschap aan de wereld en aan iedereen die luisteren, is om aandacht te besteden aan onze toestand.
Dünyaya ve dinleyen herkese mesajım şu ki: Bizim bu kötü durumumuza dikkat gösterin.Mitt budskap till världen och till alla som lyssnar, är att uppmärksamma vår belägenhet.
Dünyaya ve dinleyen herkese mesajım şu ki: Bizim bu kötü durumumuza dikkat gösterin.MMeine Nachricht an die Welt und an jeden, der zuhört: nehmt unsere Notlage wahr.
Dünyaya ve dinleyen herkese mesajım şu ki: Bizim bu kötü durumumuza dikkat gösterin.Moje sporočilo svetu in vsem ki poslušate, bodite pozorni ob naši stiski
Dünyaya ve dinleyen herkese mesajım şu ki: Bizim bu kötü durumumuza dikkat gösterin.Mon message pour le monde entier est "écoutez, prêtez attention à notre situation.
Dünyaya ve dinleyen herkese mesajım şu ki:"Moje przesłanie dla świata i każdego, kto słucha:
Dünyaya ve dinleyen herkese mesajım şu ki:Pesan saya kepada dunia dan kepada semua orang mendengarkan,
Dünyaya ve dinleyen herkese mesajım şu ki:رسالتي إلى العالم وإلى كل من يسمعنا
Eğer bizi dinleyen kişiler, yorum bölümünde bizlerle bilgilerini paylaşırlarsa, çok seviniriz.그리고 여러분들 중 들을 수 있는 분은 그리고 그것들을 코멘트에 남겨 주실 수 있는 분들은 정말 도움이 될 거에요.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.A Samuel vypočujúc všetky slová ľudu rozpovedal ich Hospodinovi.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.A wysłuchwaszy Samuel wszystkich słów ludu, odniósł je do uszu Pańskich.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Då nu Samuel hörde allt detta som folket sade, framförde han det till HERREN.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Da Samuel hadde hørt alle folkets ord, bar han dem frem for Herren.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Da Samuel havde hørt alle Folkets Ord. forebragte han HERREN dem;
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.És miután Sámuel meghallgatta a népnek minden szavát, megmondta azokat az Úrnak.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.사무엘이 백성의 모든 말을 듣고 여호와께 고하매
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Kun Samuel kuuli kaikki kansan puheet, puhui hän ne Herralle.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Ouviu, pois, Samuel todas as palavras do povo, e as repetiu aos ouvidos do Senhor.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Samuel, après avoir entendu toutes les paroles du peuple, les redit aux oreilles de l`Éternel.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Samuël bracht de woorden van het volk over aan de HERE.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Samuel, dupăce a auzit toate cuvintele poporului, le -a spus în auzul Domnului.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Samuele ascoltò tutti i discorsi del popolo e li riferì all'orecchio del Signore
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Samuel escuchó todas las palabras del pueblo y las refirió a oídos de Jehovah
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Sa-mu-ên nghe mọi lời của dân sự, bèn thưa lại cùng Ðức Giê-hô-va.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Sa-mu-ên nghe mọi lời của dân_sự , bèn thưa lại cùng Ðức_Giê - hô-va .
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Setelah Samuel mendengar segala perkataan mereka itu, ia menyampaikannya kepada TUHAN
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Und da Samuel alle Worte des Volks gehört hatte, sagte er sie vor den Ohren des HERRN.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Vyslyšev tedy Samuel všecka slova lidu, oznámil je Hospodinu.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Και ηκουσεν ο Σαμουηλ παντας τους λογους του λαου και ανεφερεν αυτους εις τα ωτα του Κυριου.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.И выслушал Самуил все слова народа, и пересказал их вслух Господа.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.И Самуил, като изслуша всичките думи на людете, каза ги в ушите на Господа.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.וישמע שמואל את כל דברי העם וידברם באזני יהוה׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod