Egemenlik öykülerini işiten ben ben, Kulluk şarkısını dinleyen ben ben.Trong các ca sĩ đêm Cống Hiến, Tâm là người hát rõ lời nhất.
AS’li kişiler dinleyenin konuşma ile ilgilenip ilgilenmediğini takip edemezler.Dù vậy, ông cảm thấy người dân Mỹ không còn muốn lắng nghe.
Dinleyenleri güldürür ya da etki bırakır.Đôi khi người ta tự ti để gây cười hoặc giải tỏa căng thẳng.
Bu tür yayınları dinleyenlere SWL (Short Wave Listener - Kısa Dalga dinleyicisi) denmektedir.このことから短波放送を聴取する人を「SWL(Short Wave Listener)」という。
Ancak dinleyenler de günahlarını temizlemek için birçok enkarnasyonlardan geçmeleri gerekir.また大勢の人々を相手にして話す時など、聞き手(聴衆)を和ませ、場の空気を和らげるためにも用いられる。
Bunu dinleyen binlerce insan “Hissediyoruz!何人も聞いていることだから、私は言うてる」と発言した。
Radyo dinleyen polislerce gözaltında tutuldular.警察無線機で使われている。
Anne ve babası onun uslu, tatlı ve söz dinleyen bir kız olduğunu düşünürler.カリスたちは美や愛嬌、優雅といった美しい若い娘の姿であるとされる。
Dinleyenleri güldürür ya da etki bırakır.人々を笑わせること、感動させることができ、怖がらせることもできる。
Munetsugu, dinleyen herkese fikirlerini anlatarak ve bildiği her şeyi öğreterek ülkeyi gezdi.麗華はすべてにおいて自分からアクションを起こして学ぼうとする意欲があった。
Konuşması ve belagatı o kadar güzeldi ki onu dinleyenler ağlamakla olmaktaydılar.其善於言辭并能打動觀眾,所到之處聽者雲集。
Bu konuşmayı dinleyenler arasında, Amiral Karl Dönitz ve Silahlı Kuvvetler Bakanı Albert Speer vardı.这场讲话的听众包括海军上将卡尔·邓尼茨和军备部长阿尔伯特·斯佩尔。
Dinleyenleri güldürür ya da etki bırakır.有人笑,她便跟著笑,或叫人解釋。
Değerli dinleyenler, bunu kendimize hiç unutturmayalım.请千万,千万不要忘记。
2004’te, ilk İngilizce single’ını dinleyenlerin beğenisine sundu.2004年,他發表發表了他首張英語單曲〈Universal Prayer〉。
Bunları dinleyenler de (gıybet) günahına ortak olurlar.이러한 각종의 이설(異說) 가운데 가장 두드러진 것들을 들면 다음과 같은 것들이 있다.
Kaseti dinleyen her kişi, kasetleri bir sonraki kişiye iletmelidir.אחרי שכל אדם מסיים להקשיב לקלטות, הוא חייב להעביר את החבילה לאדם הבא.
Sanatçı bu defa beyazlar içinde daha sade bir görünümle dinleyenlerinin karşısına çıktı.אנשים נוטים בשלב זה לראות את המציאות בצבעי שחור-לבן.
1999'da, "Human"ın erken dönem demosunu dinleyen besteci Will Gregory ile tanıştırıldı.През 1999 се запознава с композитора Уил Грегъри, който е чул неин демо запис на песента „Human“.
Hava gitarı hem konserde bulunan hem de evde müzik dinleyen hayranlar arasında popülerdir.Изпълнението на въздушна китара е популярно сред метъл феновете на концертите и докато слушат песни у дома.
Seslendirmiş olduğu birçok eser dinleyenleri tarafından halen kabul görmekte ve dinlenmektedir.Твърди, че докато ги слуша, си почива.
Albümümü dinleyen insanların gülümsemesini istiyorum.Željela sam da se ljudi smiju kada čuju pjesme s albuma.
Dinleyenler tarafından genelde Bill Haley & His Comets'ın Rock Around The Clock parçasına benzetilir.Uskoro nakon toga , sastav revidira ime u Bill Haley & His Comets.
Besteyi dinleyen Madonna, şarkıyı söylemeye ve söz yazmaya başladı.To je poslušala i Madonna, napravila neke izmjene i uzela pjesmu.
Metal müzik dinlemeye Slayer ve Pantera gibi gruplar dinleyen ağabeyi sayesinde başlamıştır.O heavy metal sa začal zaujímať prostredníctvom svojho brata, ktorý počúval kapely ako Slayer a Pantera.
Sanatçı bu defa beyazlar içinde daha sade bir görünümle dinleyenlerinin karşısına çıktı.V týchto predstaveniach hrali belosi s načiernenými tvárami.
Şeytan boynuzları (İngilizce: Devil horns) Heavy Metal müzik dinleyenlerin yaptıkları işarettir.Horror metal je termín označujúci heavy metalovú hudbu s hororovými témami.
Yaşayan, anlatılan, dinleyen yaratıcı bir süreçtir.Modlitba predpokladá nadľudskú bytosť, ktorá počuje a je schopná vypočuť.
Dinleyenler tarafından genelde Bill Haley & His Comets'ın Rock Around The Clock parçasına benzetilir.Records a tu produkoval napríklad nahrávky rock'n'rollovej skupiny Bill Haley & His Comets.
Ertesi gün programı dinleyen arkadaşı Zuhal bunu kendisine anlattığında, Eda çok şaşıracaktır.Ko mu starejši kolega govori, kaj se bo zgodilo, ga pozorno posluša.
500 milden dinleyen balinayı düşünün.고래가 이 소리를 500마일 거리에서 듣고 있다고 생각해 보십시오.
500 milden dinleyen balinayı düşünün.Denken Sie an den Wal, der aus 800 m zuhört.
500 milden dinleyen balinayı düşünün.Imaginați-vă acea balenă ascultând de la 800 km.
500 milden dinleyen balinayı düşünün.Imaginem a mesma baleia a ouvir isto a cerca de 80 km.
500 milden dinleyen balinayı düşünün.Imaginen esa ballena escuchando desde 800 km.
500 milden dinleyen balinayı düşünün.Imaginez ce que les baleines entendent à 500 miles.
500 milden dinleyen balinayı düşünün.Immaginate la balena che lo sente da 500 miglia (800 km).
500 milden dinleyen balinayı düşünün.Képzeljük el azt a bálnát, amelyik 800 kilométerről hallgatózik.
500 milden dinleyen balinayı düşünün.Predstavte si veľrybu, ktorá to počúva z 800 km.
500 milden dinleyen balinayı düşünün.Stel je je die walvis voor die vanaf 800 km luistert.
500 milden dinleyen balinayı düşünün.Tưởng tượng rằng cá voi nghe thấy từ cách chúng 500 dặm.
500 milden dinleyen balinayı düşünün.Wyobraźcie sobie wieloryba nasłuchującego z 800 km.
500 milden dinleyen balinayı düşünün.Представете си онзи кит, слушащ от 500 мили.
500 milden dinleyen balinayı düşünün.Представьте себе, что слышит кит на расстоянии 500 миль.
500 milden dinleyen balinayı düşünün.דמיינו את הלויתן ההוא מקשיב ממרחק של 500 מיילים.
500 milden dinleyen balinayı düşünün.الان تخيلوا ان الحيتان تستمع لهذا من على بعد 500 ميل
500 milden dinleyen balinayı düşünün.想像してみてください
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Ca o verigă de aur şi o podoabă de aur curat, aşa este înţeleptul care mustră, pentru o ureche ascultătoare. -
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Come anello d'oro e collana d'oro fino è un saggio che ammonisce un orecchio attento
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Comme un anneau d`or et une parure d`or fin, Ainsi pour une oreille docile est le sage qui réprimande.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Como pendentes de ouro e gargantilhas de ouro puro, assim é o sábio repreensor para o ouvido obediente.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Como zarcillo de oro y joya de oro fino es el que reprende al sabio que tiene oído dócil
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Een wijze berisping aan een open oor is als een gouden oorbel, een halsketting van het zuiverste goud.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.En Guldring, et gyldent Smykke er revsende Vismand for lyttende Øre.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.int az] arany függõ és színarany ékesség: [olyan] a []bölcs intõ a szófogadó fülnél.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Kakor zlata naušnica in okras iz čistega zlata je svaritelj moder pri njem, ki posluša.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.슬기로운 자의 책망은 청종하는 귀에 금고리와 정금 장식이니라
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Kultainen korvarengas ja hienokultainen kaulakoru ovat viisas neuvoja ynnä kuuleva korva.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Náušnice zlatá a ozdoba z ryzího zlata jest trestatel moudrý u toho, jenž poslouchá.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Người khôn ngoan quở trách lỗ tai hay nghe, Khác nào một cái vòng vàng, một đồ trang sức bằng vàng ròng vậy.