Ana içeriğe geç
Sözlük

dinleyen ile cümle

dinleyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Som en ring av gull, som et smykke av fint gull er en vismann som taler refsende ord for et hørende øre.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Teguran orang arif kepada orang yang mau mendengarnya, seperti cincin emas atau perhiasan kencana
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Ten, który mądrze napomina, jest u tego, co słucha, jako nausznica złota, i klejnot z szczerego złota.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Wer einem Weisen gehorcht, der ihn straft, das ist wie ein goldenes Stirnband und goldenes Halsband.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Zlatou náušnicou a ozdobou z rýdzeho zlata je múdry kárateľ na ucho, ktoré čuje.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Ως ενωτιον χρυσουν και στολιδιον καθαρου χρυσιου, ειναι ο σοφος ο ελεγχων ωτιον υπηκοον.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Золотая серьга и украшение из чистого золота – мудрый обличитель для внимательного уха.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Както е обица и украшение от чисто злато за човек , Така е мъдрият изобличител за внимателното ухо.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.נזם זהב וחלי כתם מוכיח חכם על אזן שמעת׃
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.قرط من ذهب وحلي من ابريز الموبخ الحكيم لاذن سامعة.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.智 慧 人 的 勸 戒 、 在 順 從 的 人 耳 中 、 好 像 金 耳 環 、 和 精 金 的 妝 飾
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.智慧 人 的 勸戒 、 在 順從 的 人 耳 中 、 好像 金 耳環 、 和 精金 的 妝飾
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››A ki pedig hallgat engem, lakozik bátorságosan, és csendes lesz a gonosznak félelmétõl.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Ale kdož mne poslouchá, bydliti bude bezpečně, pokoj maje před strachem zlých věcí.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Ale kto mię słucha, bezpiecznie mieszkać będzie, a będzie wolny od strachu złych rzeczy.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Ale ten, kto mňa poslúcha, bude bývať bezpečne a bude mať pokoj od strachu zo zlého.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››dar cel ce m'ascultă va locui fără grijă, va trăi liniştit şi fără să se teamă de vreun rău.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Kdor pa mene posluša, brez skrbi bo prebival in mir užival, ne boječ se hudega.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››오직 나를 듣는 자는 안연히 살며 재앙의 두려움이 없이 평안하리라
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Mais celui qui m`écoute reposera avec assurance, Il vivra tranquille et sans craindre aucun mal.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Mas o que me der ouvidos habitará em segurança, e estará tranqüilo, sem receio do mal.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››men den, der adlyder mig, bor trygt, sikret mod Ulykkens Rædsel.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››men den som hører på mig, skal bo trygt og leve i ro uten frykt for ulykke.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Men den som hör mig, han skall bo i trygghet och vara säker mot olyckans skräck.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Mutta joka minua kuulee, saa asua turvassa ja olla rauhassa onnettomuuden kauhuilta.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Nhưng ai khứng nghe ta ắt sẽ ở an nhiên vô sự, Ðược bình tịnh, không sợ tai họa nào.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Nhưng ai khứng nghe ta ắt sẽ ở an_nhiên vô_sự , Ðược bình tịnh , không sợ tai_họa nào .
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Pero el que me escuche habitará confiadamente y estará tranquilo, sin temor del mal.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Tetapi orang yang mendengarkan aku akan terpelihara. Ia hidup dengan aman dan tak perlu takut.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Wer aber mir gehorcht, wird sicher bleiben und genug haben und kein Unglück fürchten.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Οστις ομως ακουει εμου, θελει κατοικησει εν ασφαλεια και θελει ησυχαζει, μη φοβουμενος κακον.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››а слушающий меня будет жить безопасно и спокойно, не страшась зла".
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Но всеки, който ме слуша, ще живее в безопасност, И ще бъде спокоен без да се бои от зло.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››ושמע לי ישכן בטח ושאנן מפחד רעה׃
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››اما المستمع لي فيسكن آمنا ويستريح من خوف الشر
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››惟 有 聽 從 我 的 、 必 安 然 居 住 、 得 享 安 靜 、 不 怕 災 禍
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››惟有 聽從 我 的 、 必 安然 居住 、 得 享 安靜 、 不 怕 災禍
Ama dinleyen kimse yok ki.De hát senki sem hallja.
Ama dinleyen kimse yok ki.Il n'y a personne pour entendre.
Ama dinleyen kimse yok ki.Αλλά, δεν ακούει κανείς.
Ama dinleyen kimse yok ki.لكن لا احد يسمعنا
Ama onları gizlice dinleyen Merve de bu bilgiyi istiyor ve ikisinin mesajlarına ulaşabilir. . .Ale špiónka Eve chce tyto informace také a je schopna zachytit jejich zprávy.
Ama onları gizlice dinleyen Merve de bu bilgiyi istiyor ve ikisinin mesajlarına ulaşabilir. . .Cela les oblige à se transmettre des informations privées à distance.
Ama onları gizlice dinleyen Merve de bu bilgiyi istiyor ve ikisinin mesajlarına ulaşabilir. . .Dock, en tjuvlyssnare som heter Eve vill ha dessa information med, och orkar avlyssna deras meddelanden.
Ama onları gizlice dinleyen Merve de bu bilgiyi istiyor ve ikisinin mesajlarına ulaşabilir. . .Je tam ale Eva, ktorá ich odpočúva, ktorá tiež chce tieto informácie a je schopná zachytiť ich správy.
Ama onları gizlice dinleyen Merve de bu bilgiyi istiyor ve ikisinin mesajlarına ulaşabilir. . .그러나 이브라는 도청자가 있습니다 이 정보를 원하고 있죠. 그리고 메시지를 가로챌 능력도 가지고 있습니다
Ama onları gizlice dinleyen Merve de bu bilgiyi istiyor ve ikisinin mesajlarına ulaşabilir. . .Naja, eine Spionin namens Eve möchte diese Information auch und kann ihre Nachricht abfangen.
Ama onları gizlice dinleyen Merve de bu bilgiyi istiyor ve ikisinin mesajlarına ulaşabilir. . .Totusi, cineva pe nume Eve vrea de asemenea aceasta informatie si are abilitatea de a le intercepta mesajele.
Ama onları gizlice dinleyen Merve de bu bilgiyi istiyor ve ikisinin mesajlarına ulaşabilir. . .אבל אווה, "המצותתת", מעוניינת במידע הזה אף היא ובאמצעותה כלים לצותת למידע העובר ביניהם.
Ama onları gizlice dinleyen Merve de bu bilgiyi istiyor ve ikisinin mesajlarına ulaşabilir. . .على كل هناك متصنتة اسمها ايف وهي ترغب في الحصول على تلك المعلومات ولديها القدرة على اعتراض رسائلهما
Ama onları gizlice dinleyen Merve de bu bilgiyi istiyor ve ikisinin mesajlarına ulaşabilir. . .二人のあいだで、その通話を 盗聴しようとしています。 そこでアリスは
Anaçlar, ilgililer, dinleyenler, besleyenler, tüm aileler, çocuklarýmýzdan birini kaybettik.Criadores, cuidadores, oidores, alimentadores, padres, todos hemos perdido a un hijo.
Anaçlar, ilgililer, dinleyenler, besleyenler, tüm aileler, çocuklarýmýzdan birini kaybettik.Éducateurs, soignants, auditeurs, contributeurs, tous parents, Nous avons perdu un enfant.
Anaçlar, ilgililer, dinleyenler, besleyenler, tüm aileler, çocuklarýmýzdan birini kaybettik.Levatrici, badanti, ascoltatori, nutritori, genitori tutti abbiamo perso un figlio
Anaçlar, ilgililer, dinleyenler, besleyenler, tüm aileler, çocuklarýmýzdan birini kaybettik.Vychovatelé, opatrovníci, posluchači živitelé, rodiče, všichni, ztratili jsme dítě.
Anaçlar, ilgililer, dinleyenler, besleyenler, tüm aileler, çocuklarýmýzdan birini kaybettik.يا كل المربين الراعين المستمعين المغذين الوالدين .خسرنا طفلا
Anaçlar, ilgililer, dinleyenler, besleyenler, tüm aileler, çocuklarýmýzdan birini kaybettik.一人の子どもを失った。 我々は皆、彼を追悼しよう。
Anlatılır ki, Eski Roma'da Çiçero konuştuğunda, dinleyenler birbirlerine dönüp, "İyi konuşma", derlermiş.고대 로마에서는 씨에로가 그의 관중들에게 말을 할 때면 사람들은 서로를 바라보며 씨에로에 대해 말하길, "명연설이네"
Anlatılır ki, Eski Roma'da Çiçero konuştuğunda, dinleyenler birbirlerine dönüp, "İyi konuşma", derlermiş.W Rzymie gdy Cyceron przemawiał do ludu, ludzie komentowali: "Wspaniała przemowa."
Anlatılır ki, Eski Roma'da Çiçero konuştuğunda, dinleyenler birbirlerine dönüp, "İyi konuşma", derlermiş.אומרים שברומא העתיקה, כשקיקרו נאם לקהלו, אנשים פנו זה לזה ואמרו על קיקרו, "נאום נהדר."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod