Ve dedi ki (orada bizimle bisiklete binen başka gönüllüler de vardı, orada oturmuş onu dinleyen yetişkinler)И той каза -- тъй като с мен карат и други доброволци -- възрастни, които седят там и го слушат.
Ve dedi ki (orada bizimle bisiklete binen başka gönüllüler de vardı, orada oturmuş onu dinleyen yetişkinler)והוא אומר -- בגלל שיש לי גם מתנדבים שרוכבים איתי, מבוגרים, שיושבים שם מקשיבים לו.
Ve dedi ki (orada bizimle bisiklete binen başka gönüllüler de vardı, orada oturmuş onu dinleyen yetişkinler)ويوجد عادة معنا متطوعون رجال . يجلسون معنا هناك كانوا يستمعون اليه ايضاً
Ve dedi ki (orada bizimle bisiklete binen başka gönüllüler de vardı, orada oturmuş onu dinleyen yetişkinler)私以外の大人もいて 彼の話を聞いていました 少年は こう続けました 「でも それは ー
Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım.Apreciez că aţi ascultat povestea mea.
Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım. Çok teşekkürler.Dziękuję za uwagę.
Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım. Çok teşekkürler.이야기를 들어주셔서 감사합니다. 대단히 감사합니다.
Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım. Çok teşekkürler.Tôi rất cảm khích các bạn vì đã nghe hết câu chuyện này. càm ơn các bạn râaat nhiều.
Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım. Çok teşekkürler.ואני מעריך את זה שהקשבתם לסיפור שלי. תודה רבה.
Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım. Çok teşekkürler.وانا اقدر لكم استماعكم لقصتي اليوم .. شكراً جزيلا لكم
Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım. Çok teşekkürler.(拍手)
Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım.E agradeço-vos por terem escutado esta história.
Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım.E apprezzo che abbiate ascoltato la mia storia.
Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım.És értékelem, hogy meghallgattátok a történetemet.
Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım.Gracias por escuchar mi historia.
Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım.Ich weiß es zu schätzen, dass ihr euch meine Geschichte angehört habt.
Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım.Ik waardeer het dat jullie geluisterd hebben.
Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım.Oceňujem, že ste si vypočuli môj príbeh.
Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım.Oceňuji, že jste si poslechli můj příběh.
Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım.Och jag uppskattar att ni har lyssnat till berättelsen.
Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım.Terima kasih atas waktu Anda.
Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım.Και εκτιμώ το γεγονός ότι ακούσατε την ιστορία.
Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım.И аз оценявам това, че вие изслушахте тази история.
Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım.И я благодарю вас за то, что вы выслушали мою историю.
Yani, komedyenleri dinleyen biriyseniz, o zaman buna şaşırmam.Als je gewoon bent om naar komieken te luisteren, ben ik niet verrast.
Yani, komedyenleri dinleyen biriyseniz, o zaman buna şaşırmam.Bueno, si uno suele escuchar a los comediantes entonces no me sorprende.
Yani, komedyenleri dinleyen biriyseniz, o zaman buna şaşırmam.Cóż, jeżeli przywykliście do słuchania komików, przestaje mnie to zadziwiać.
Yani, komedyenleri dinleyen biriyseniz, o zaman buna şaşırmam.De som är vana att höra på komiker- -blir inte förvånade.
Yani, komedyenleri dinleyen biriyseniz, o zaman buna şaşırmam.Et bien si vous avez l'habitude d'écouter des comédiens, alors je ne suis pas surpris.
Yani, komedyenleri dinleyen biriyseniz, o zaman buna şaşırmam.Ha nézték a komikusokat manapság nem vagyok meglepve.
Yani, komedyenleri dinleyen biriyseniz, o zaman buna şaşırmam.글쎄, 만일 여러분이 이 코미디를 듣는 것에 익숙하다면 저는 놀라지 않았을 겁니다.
Yani, komedyenleri dinleyen biriyseniz, o zaman buna şaşırmam.Nun gut, wenn man es gewohnt ist Comedians zuzuhören ist das nicht überraschend.
Yani, komedyenleri dinleyen biriyseniz, o zaman buna şaşırmam.Vâng, nếu bạn vẫn hay xem các buổi hài kịch, tôi sẽ không lấy làm ngạc nhiên
Yani, komedyenleri dinleyen biriyseniz, o zaman buna şaşırmam.Εάν έχετε συνηθίσει να ακούτε τους κωμικούς, τότε δεν εκπλήσσομαι.
Yani, komedyenleri dinleyen biriyseniz, o zaman buna şaşırmam.Ами, ако сте свикнали да слушате комедианти, тогава не съм изненадан.
Yani, komedyenleri dinleyen biriyseniz, o zaman buna şaşırmam.Ну, если вы привыкли слушать комиков, тогда я не удивлён.
Yani, komedyenleri dinleyen biriyseniz, o zaman buna şaşırmam.אז, אם אתם רגילים להקשיב לקומיקאים, אז אני לא מתפלא.
Yani, komedyenleri dinleyen biriyseniz, o zaman buna şaşırmam.إن كنتم معتادين على سماع الكوميديين فلا عجب في هذا
Yani, komedyenleri dinleyen biriyseniz, o zaman buna şaşırmam.私は驚きませんが 悲しくもこのことは別のBを思わせます
Yaşam veren uyarıları dinleyen, Bilgeler arasında konaklar.A mely fül hallgatja az életnek dorgálását, a bölcsek között lakik.
Yaşam veren uyarıları dinleyen, Bilgeler arasında konaklar.Das Ohr, das da hört die Strafe des Lebens, wird unter den Weisen wohnen.
Yaşam veren uyarıları dinleyen, Bilgeler arasında konaklar.Den hvis øre hører på tilrettevisning til livet, dveler gjerne blandt vise.
Yaşam veren uyarıları dinleyen, Bilgeler arasında konaklar.Den vilkens öra hör på hälsosam tillrättavisning, han skall få dväljas i de vises krets.
Yaşam veren uyarıları dinleyen, Bilgeler arasında konaklar.El oído que atiende a la reprensión de la vida vivirá entre los sabios
Yaşam veren uyarıları dinleyen, Bilgeler arasında konaklar.Kẻ nào nghe lời quở trách của sự sống Sẽ được ở giữa các người khôn ngoan.
Yaşam veren uyarıları dinleyen, Bilgeler arasında konaklar.Kẻ nào nghe lời quở_trách của sự sống Sẽ được ở giữa các người khôn_ngoan .
Yaşam veren uyarıları dinleyen, Bilgeler arasında konaklar.생명의 경계를 듣는 귀는 지혜로운 자 가운데 있느니라
Yaşam veren uyarıları dinleyen, Bilgeler arasında konaklar.Korva, joka kuuntelee elämän nuhdetta, saa majailla viisaitten keskellä.
Yaşam veren uyarıları dinleyen, Bilgeler arasında konaklar.L'orecchio che ascolta un rimprovero salutare avrà la dimora in mezzo ai saggi
Yaşam veren uyarıları dinleyen, Bilgeler arasında konaklar.L`oreille attentive aux réprimandes qui mènent à la vie Fait son séjour au milieu des sages.
Yaşam veren uyarıları dinleyen, Bilgeler arasında konaklar.O ouvido que escuta a advertência da vida terá a sua morada entre os sábios.
Yaşam veren uyarıları dinleyen, Bilgeler arasında konaklar.Orang yang mengindahkan teguran tergolong orang bijaksana
Yaşam veren uyarıları dinleyen, Bilgeler arasında konaklar.Øret, der lytter til Livsens Revselse, vil gerne dvæle iblandt de vise.
Yaşam veren uyarıları dinleyen, Bilgeler arasında konaklar.Ucho, kteréž poslouchá trestání života, u prostřed moudrých bydliti bude.
Yaşam veren uyarıları dinleyen, Bilgeler arasında konaklar.Ucho, ktoré poslúcha karhanie života, bude bývať medzi múdrymi.
Yaşam veren uyarıları dinleyen, Bilgeler arasında konaklar.Ucho, które słucha karności żywota, w pośrodku mądrych mieszkać będzie.
Yaşam veren uyarıları dinleyen, Bilgeler arasında konaklar.Uho, ki posluša svarjenje življenja, bo bivalo med modrimi.
Yaşam veren uyarıları dinleyen, Bilgeler arasında konaklar.Urechea care ia aminte la învăţăturile cari duc la viaţă, locuieşte în mijlocul înţelepţilor. -
Yaşam veren uyarıları dinleyen, Bilgeler arasında konaklar.Wie luistert naar opbouwende terechtwijzingen, bevindt zich in wijs gezelschap.
Yaşam veren uyarıları dinleyen, Bilgeler arasında konaklar.Το ωτιον, το οποιον ακουει τον ελεγχον της ζωης, διατριβει μεταξυ των σοφων.