Sizi sınamak ve her durumda söz dinleyenler olup olmadığınızı anlamak için yazdım size.Nebo i proto psal jsem vám, abych zkušením zvěděl, jste-li ve všem poslušni.
Sizi sınamak ve her durumda söz dinleyenler olup olmadığınızı anlamak için yazdım size.Porque también os escribí con este motivo, para tener la prueba de que vosotros sois obedientes en todo
Sizi sınamak ve her durumda söz dinleyenler olup olmadığınızı anlamak için yazdım size.Ty när jag skrev, var det just för att få veta huru I skullen hålla provet, huruvida I voren lydiga i allting.
Sizi sınamak ve her durumda söz dinleyenler olup olmadığınızı anlamak için yazdım size.Επειδη δια τουτο και εγραψα, δια να γνωρισω την δοκιμασιαν σας, αν ησθε κατα παντα υπηκοοι
Sizi sınamak ve her durumda söz dinleyenler olup olmadığınızı anlamak için yazdım size.Ибо я для того и писал, чтобы узнать на опыте, во всем ли вы послушны.
Sizi sınamak ve her durumda söz dinleyenler olup olmadığınızı anlamak için yazdım size.На те бо й писав я, щоб мати доказ од вас, чи у всьому ви слухняні.
Sizi sınamak ve her durumda söz dinleyenler olup olmadığınızı anlamak için yazdım size.כי לבעבור זאת גם כתבתי למען אדע את תמתכם אם בכל תשמעון׃
Sizi sınamak ve her durumda söz dinleyenler olup olmadığınızı anlamak için yazdım size.لاني لهذا كتبت لكي اعرف تزكيتكم هل انتم طائعون في كل شيء.
Sizi sınamak ve her durumda söz dinleyenler olup olmadığınızı anlamak için yazdım size.為 此 我 先 前 也 寫 信 給 你 們 、 要 試 驗 你 們 、 看 你 們 凡 事 順 從 不 順 從
Sizi sınamak ve her durumda söz dinleyenler olup olmadığınızı anlamak için yazdım size.為此 我 先前 也 寫信給 你 們 、 要 試驗 你 們 、 看 你 們凡 事 順從 不 順從
Söz dinleyen çocuklar olarak, bilgisiz olduğunuz geçmiş zamandaki tutkularınıza uymayın.Ako poslušné deti, neprispôsobňujúc sa drievnejším v svojej nevedomosti žiadostiam,
Söz dinleyen çocuklar olarak, bilgisiz olduğunuz geçmiş zamandaki tutkularınıza uymayın.als gehorsame Kinder, und stellt euch nicht gleichwie vormals, da ihr in Unwissenheit nach den Lüsten lebtet;
Söz dinleyen çocuklar olarak, bilgisiz olduğunuz geçmiş zamandaki tutkularınıza uymayın.Come figli obbedienti, non conformatevi ai desideri d'un tempo, quando eravate nell'ignoranza
Söz dinleyen çocuklar olarak, bilgisiz olduğunuz geçmiş zamandaki tutkularınıza uymayın.Como filhos obedientes, não vos conformeis �s concupiscências que antes tínheis na vossa ignorância;
Söz dinleyen çocuklar olarak, bilgisiz olduğunuz geçmiş zamandaki tutkularınıza uymayın.Como hijos obedientes, no os conforméis a las pasiones que antes teníais, estando en vuestra ignorancia
Söz dinleyen çocuklar olarak, bilgisiz olduğunuz geçmiş zamandaki tutkularınıza uymayın.Jako synowie posłuszni, którzy się nie przypodobywacie przeszłym w nieumiejętności waszej pożądliwościom;
Söz dinleyen çocuklar olarak, bilgisiz olduğunuz geçmiş zamandaki tutkularınıza uymayın.Jakožto synové poslušní, nepřirovnávajíce se prvním neznámosti vaší žádostem.
Söz dinleyen çocuklar olarak, bilgisiz olduğunuz geçmiş zamandaki tutkularınıza uymayın.kakor otroci pokorščine se ne ravnajte po prejšnjih željah v času nevednosti svoje,
Söz dinleyen çocuklar olarak, bilgisiz olduğunuz geçmiş zamandaki tutkularınıza uymayın.너희가 순종하는 자식처럼 이전 알지 못할 때에 좇던 너희 사욕을 본 삼지 말고
Söz dinleyen çocuklar olarak, bilgisiz olduğunuz geçmiş zamandaki tutkularınıza uymayın.Som lydige barn skal I ikke skikke eder efter de forrige lyster i eders vankundighet,
Söz dinleyen çocuklar olarak, bilgisiz olduğunuz geçmiş zamandaki tutkularınıza uymayın.Som lydige Børn skulle I ikke skikke eder efter de forrige Lyster i eders Vankundighed;
Söz dinleyen çocuklar olarak, bilgisiz olduğunuz geçmiş zamandaki tutkularınıza uymayın.ως τεκνα υπακοης μη συμμορφουμενοι με τας προτερας επιθυμιας, τας οποιας ειχετε εν αγνοια υμων,
Söz dinleyen çocuklar olarak, bilgisiz olduğunuz geçmiş zamandaki tutkularınıza uymayın.Защото "Всяка твар е като трева, и всичката - слава като цвят от трева; Тревата изсъхва, и цветът - окапва,
Söz dinleyen çocuklar olarak, bilgisiz olduğunuz geçmiş zamandaki tutkularınıza uymayın.Как послушные дети, не сообразуйтесь с прежними похотями, бывшими в неведении вашем,
Söz dinleyen çocuklar olarak, bilgisiz olduğunuz geçmiş zamandaki tutkularınıza uymayın.Яко діти слухняні, не водячи себе по давнім хотїнням вашим, що в незнанню,
Söz dinleyen çocuklar olarak, bilgisiz olduğunuz geçmiş zamandaki tutkularınıza uymayın.כבני משמעת אל תתנהגו בתאות אשר התאויתם בעוד היותכם בבלי דעת׃
Söz dinleyen çocuklar olarak, bilgisiz olduğunuz geçmiş zamandaki tutkularınıza uymayın.كاولاد الطاعة لا تشاكلوا شهواتكم السابقة في جهالتكم.
Söz dinleyen çocuklar olarak, bilgisiz olduğunuz geçmiş zamandaki tutkularınıza uymayın.你 們 既 作 順 命 的 兒 女 、 就 不 要 效 法 從 前 蒙 昧 無 知 的 時 候 、 那 放 縱 私 慾 的 樣 子
Söz dinleyen çocuklar olarak, bilgisiz olduğunuz geçmiş zamandaki tutkularınıza uymayın.你 們既 作 順命 的 兒女 、 就 不 要 效法 從 前 蒙昧 無知 的 時候 、 那 放 縱私慾 的 樣子
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Au fost la fel de buni ca bebelușii din Taiwan, care ascultaseră timp de 10 luni și jumătate.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Boli na tom tak dobre, ako deti na Taiwane, ktoré ju počúvali 10 a pol mesiaca.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Byly stejně dobré jako děti na Taiwanu, které jí naslouchaly po deset a půl měsíce.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Były tak dobre jak dzieci w Tajwanie, które słuchały języka przez 10 i ½ miesiąca.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Chúng đã rành tiếng Trung như những đứa trẻ ở Đài Loan những đứa trẻ đã nghe tiếng Trung trong 10 tháng rưỡi.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.De var lige så gode som babyerne i Taiwan, som havde lyttet til det i 10½ måneder.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.De var lika bra som de taiwanesiska spädbarnen som lyssnat till språket under 10 och en halv månad.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Eles ficaram tão bons quanto os bebês de Taiwan que passaram os últimos 10 meses e meio ouvindo.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.He olivat yhtä hyviä kuin taiwanilaiset vauvat, jotka olivat kuunnelleet 10,5 kuukautta.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Ils étaient aussi bons que les bébés à Taiwan qui avaient écouté pendant 10 mois et demi.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.그들은 열 달 반 동안 중국어를 들었던 대만 아이들 만큼 좋았습니다.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Mereka sama bagusnya dengan bayi-bayi di Taiwan yang telah mendengarkannya selama 10 setengah bulan.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Postali so tako dobri kot tajvanski dojenčki, ki so svoj jezik poslušali deset mesecev in pol.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Quedaron igualmente buenos a los bebés de Taiwán expuestos al mandarín durante 10 meses y medio.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Sie sind genauso gut wie die taiwanesischen Babys, die Mandarin für ganze 10½ Monate hörten.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Sono bravi quanto i bimbi di Taiwan che lo hanno ascoltato per 10 mesi e mezzo.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Ugyanolyan jók voltak, mint tajvani társaik, akik 10 és fél hónapig hallgatták ugyanazt.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Ze waren even goed als de baby's in Taiwan die 10 en een halve maand hadden geluisterd.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Πήγαν το ίδιο καλά με τα μωρά στην Ταϊβάν που τα άκουγαν για 10 και μισό μήνες.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Вони так само добре пораються, як і малюки з Тайваню, котрі слухали китайську 10 з половиною місяців.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Их показатели совпали с показателями тайваньских детей, которые слушали китайский 10 с половиной месяцев.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Те бяха толкова добри, колкото бебетата в Тайван, които бяха слушали в продължение на 10 месеца и половина.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.הם היו טובים כמו התינוקות בטייואן אשר האזינו במשך 10 וחצי חודשים.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.فقد كانو جيدين بنفس مهارة الأطفال في تايوان وقد كنا نستمع إليهم لمدة عشرة أشهر ونصف الشهر.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.台湾の赤ちゃんに劣らぬ良い成績になったのです 赤ちゃんは 新たな言語に対して
Umarım ki, bu hepimizin yarar göreceği birşeydir. Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım.Alors j'espère que c'est quelque chose dont nous pouvons tous bénéficier.
Ve dedi ki (orada bizimle bisiklete binen başka gönüllüler de vardı, orada oturmuş onu dinleyen yetişkinler)A on mówi - bo jeżdżą ze mną też wolontariusze, dorośli, którzy siedzą tam słuchając go.
Ve dedi ki (orada bizimle bisiklete binen başka gönüllüler de vardı, orada oturmuş onu dinleyen yetişkinler)그리고서는 말하기를 -- 왜냐하면 저와 함께 하는 성인 자원봉사자들이 이야기를 듣고 있었기 때문에 --
Ve dedi ki (orada bizimle bisiklete binen başka gönüllüler de vardı, orada oturmuş onu dinleyen yetişkinler)Lúc ấy có cả những nguời giám sát đi cùng chúng tôi đang lắng nghe cậu ấy
Ve dedi ki (orada bizimle bisiklete binen başka gönüllüler de vardı, orada oturmuş onu dinleyen yetişkinler)Şi spune -- pentru că de asemenea am voluntari ce călătoresc cu mine, adulţi, ce stau acolo şi-l ascultă.
Ve dedi ki (orada bizimle bisiklete binen başka gönüllüler de vardı, orada oturmuş onu dinleyen yetişkinler)Y dice... porque tengo también voluntarios que me acompañan, adultos, que se sientan allí y lo escuchan.