Ana içeriğe geç
Sözlük

dinlenme ile cümle

dinlenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
O gün Şabattır, sizin için dinlenme günüdür. İsteklerinizi denetleyeceksiniz. Bu sürekli bir yasadır.Sarà per voi un sabato di riposo assoluto e voi vi umilierete; è una legge perenne
O gün Şabattır, sizin için dinlenme günüdür. İsteklerinizi denetleyeceksiniz. Bu sürekli bir yasadır.Se olkoon teille levon päivä, kurittakaa silloin itseänne paastolla; se olkoon ikuinen säädös.
O gün Şabattır, sizin için dinlenme günüdür. İsteklerinizi denetleyeceksiniz. Bu sürekli bir yasadır.Será para vosotros una fiesta sabática solemne, y os humillaréis a vosotros mismos. Es un estatuto perpetuo
O gün Şabattır, sizin için dinlenme günüdür. İsteklerinizi denetleyeceksiniz. Bu sürekli bir yasadır.Será sábado de descanso solene para vós, e afligireis as vossas almas; é estatuto perpétuo.
O gün Şabattır, sizin için dinlenme günüdür. İsteklerinizi denetleyeceksiniz. Bu sürekli bir yasadır.Sobota odpočinutí bude vám, a ponižovati budete duší svých ustanovením věčným.
O gün Şabattır, sizin için dinlenme günüdür. İsteklerinizi denetleyeceksiniz. Bu sürekli bir yasadır.Sobota prazničnega počitka vam bodi ta dan, in pokorite duše svoje; večna postava je to.
O gün Şabattır, sizin için dinlenme günüdür. İsteklerinizi denetleyeceksiniz. Bu sürekli bir yasadır.Sobotou odpočinku vám to bude, a budete ponižovať svoje duše, večným ustanovením.
O gün Şabattır, sizin için dinlenme günüdür. İsteklerinizi denetleyeceksiniz. Bu sürekli bir yasadır.Szombatok szombatja ez néktek, sanyargassátok meg azért magatokat; örökkévaló rendtartás ez.
O gün Şabattır, sizin için dinlenme günüdür. İsteklerinizi denetleyeceksiniz. Bu sürekli bir yasadır.Σαββατον αναπαυσεως θελει εισθαι εις εσας, και θελετε ταπεινωσει τας ψυχας σας κατα νομιμον αιωνιον.
O gün Şabattır, sizin için dinlenme günüdür. İsteklerinizi denetleyeceksiniz. Bu sürekli bir yasadır.Това да ви бъде събота за тържествена почивка и да смирите душите си; това е вечен закон.
O gün Şabattır, sizin için dinlenme günüdür. İsteklerinizi denetleyeceksiniz. Bu sürekli bir yasadır.это суббота покоя для вас, смиряйте души ваши: это постановление вечное.
O gün Şabattır, sizin için dinlenme günüdür. İsteklerinizi denetleyeceksiniz. Bu sürekli bir yasadır.שבת שבתון היא לכם ועניתם את נפשתיכם חקת עולם׃
O gün Şabattır, sizin için dinlenme günüdür. İsteklerinizi denetleyeceksiniz. Bu sürekli bir yasadır.سبت عطلة هو لكم وتذلّلون نفوسكم فريضة دهرية.
O gün Şabattır, sizin için dinlenme günüdür. İsteklerinizi denetleyeceksiniz. Bu sürekli bir yasadır.這 日 你 們 要 守 為 聖 安 息 日 . 要 刻 苦 己 心 . 這 為 永 遠 的 定 例
O gün Şabattır, sizin için dinlenme günüdür. İsteklerinizi denetleyeceksiniz. Bu sürekli bir yasadır.這日 你 們要 守為聖 安息日 . 要 刻苦 己心.這為 永遠 的 定例
O, hemen ihtiyaçları için dinlenmeli ve bütün ilaçlarını almalı!Are nevoie doar de ajutor si sa-si ia medicamentele.
O, hemen ihtiyaçları için dinlenmeli ve bütün ilaçlarını almalı!Chỉ cần cậu ấy nghỉ ngơi và uống hết chỗ thuốc thôi.
O, hemen ihtiyaçları için dinlenmeli ve bütün ilaçlarını almalı!- Ja, er muss sich nur ausruhen.
O, hemen ihtiyaçları için dinlenmeli ve bütün ilaçlarını almalı!- Oui, il doit juste se reposer et prendre ses médicaments.
O, hemen ihtiyaçları için dinlenmeli ve bütün ilaçlarını almalı!Pihenésre van szüksége és arra, hogy szedje a gyógyszereit.
O, hemen ihtiyaçları için dinlenmeli ve bütün ilaçlarını almalı!Potřebuje si jenom odpočinout a brát všechny své léky.
O, hemen ihtiyaçları için dinlenmeli ve bütün ilaçlarını almalı!Sì, ha bisogno di riposare e di prendere tutte le medicine
O, hemen ihtiyaçları için dinlenmeli ve bütün ilaçlarını almalı!Wszystko, czego potrzebuje to odpoczynku i brania wszystkich lekarstw.
O, hemen ihtiyaçları için dinlenmeli ve bütün ilaçlarını almalı!Χρειάζεται μόνον ξεκούραση και να πάρει όλα τα φάρμακά του.
O, hemen ihtiyaçları için dinlenmeli ve bütün ilaçlarını almalı!Ему просто нужен покой и лекарства.
Örneğin;Malta’da yüzme, sosyal uyumu ve toplulukbirliğini sağlayan önemli bir dinlenme faaliyetidir.Główne powody to zmniejszenie zanieczyszczenia powietrza i wody oraz lepsza gospodarka odpadami.
Örneğin;Malta’da yüzme, sosyal uyumu ve toplulukbirliğini sağlayan önemli bir dinlenme faaliyetidir.Meno gente sarà obbligata adacquistare acqua in bottiglia.
Örneğin;Malta’da yüzme, sosyal uyumu ve toplulukbirliğini sağlayan önemli bir dinlenme faaliyetidir.Očekává se, ženejvíce získá Česká republika: přínosy bymohly činit 232 - 702 €na hlavu (viz Info Schránka).
Örneğin;Malta’da yüzme, sosyal uyumu ve toplulukbirliğini sağlayan önemli bir dinlenme faaliyetidir.Rusko, Ukrajina a Bielorusko sa môžu tiež tešiť na čistejšívzduch zásluhou svojich susedov.
Rahat olabilirsin. Sadece dinlenmeye geldim.Thoải mái đi, tôi chỉ đến để nghỉ ngơi thôi.
[Romeo hançer kapış] [saplar kendini] Senin kılıf; dinlenme, ve bana ölmesine izin.[로미오의 단검을 챙겨.] 이것은 그대의 칼집 [찢고 자신]입니다, 거기에 휴식, 그리고 나를 죽게 해다오.
[Romeo hançer kapış] [saplar kendini] Senin kılıf; dinlenme, ve bana ölmesine izin.[חוטפת פגיון של רומיאו.] זהו נדן אלהיך [דוקרת את עצמה], יש מנוחה, תן לי למות.
[Romeo hançer kapış] [saplar kendini] Senin kılıf; dinlenme, ve bana ölmesine izin.[الإختطاف خنجر روميو.] هذا هو غمد خاصتك [بالسكين نفسها] ، وهناك بقية ، واسمحوا لي أن يموت.
[Romeo hançer kapış] [saplar kendini] Senin kılıf; dinlenme, ve bana ölmesine izin.[ロミオの体に当たると死ぬ。]
Sadece dinlenmeye geldim.Aku datang untuk istirahat.
Sadece dinlenmeye geldim.Je suis ici en vacances.
Sadece dinlenmeye geldim.Sono qui per una vacanza.
Sadece dinlenmeye geldim.Vakáción vagyok.
Sadece dinlenmeye geldim.لقد أتيت فقط للراحة
Sana bir dakikalık bir dinlenme bile vermiyor.Il ne vous laisse pas un moment de repos.
Sana bir dakikalık bir dinlenme bile vermiyor.Non ti da' un attimo di pace.
Sana bir dakikalık bir dinlenme bile vermiyor.No te está dando un momento de descanso.
Sana bir dakikalık bir dinlenme bile vermiyor. Tanrı'ya şükür ki uyku var değil mi?הוא לא נותן לך רגע של מנוחה. תודה לאל על שינה, הא?
Sana bir dakikalık bir dinlenme bile vermiyor.Он не даёт тебе и минуты покоя.
Sandalyenin koltuğun ön kenarı üzerinde yirmi santim hazırlanıyor dinlenmek için geldi.Đến phần còn lại sẵn sàng hai mươi inch trên cạnh phía trước của ghế ngồi của ghế.
Sandalyenin koltuğun ön kenarı üzerinde yirmi santim hazırlanıyor dinlenmek için geldi.Det kom att vila redo twenty inches över framkanten av stolsitsen.
Sandalyenin koltuğun ön kenarı üzerinde yirmi santim hazırlanıyor dinlenmek için geldi.Ea a venit la odihnă gata douăzeci cm deasupra marginii frontale a scaunului a scaunului.
Sandalyenin koltuğun ön kenarı üzerinde yirmi santim hazırlanıyor dinlenmek için geldi.Ele veio para descansar poised vinte centímetros acima da borda frontal do assento da cadeira.
Sandalyenin koltuğun ön kenarı üzerinde yirmi santim hazırlanıyor dinlenmek için geldi.Es kam zur Ruhe balanciert zwanzig Zoll über der Vorderkante der Sitzfläche des Stuhls.
Sandalyenin koltuğun ön kenarı üzerinde yirmi santim hazırlanıyor dinlenmek için geldi.Giunse e si fermò in bilico mezzo metro sopra il bordo anteriore del sedile della sedia.
Sandalyenin koltuğun ön kenarı üzerinde yirmi santim hazırlanıyor dinlenmek için geldi.Het kwam tot rust klaar twintig centimeter boven de voorkant van de zitting van de stoel.
Sandalyenin koltuğun ön kenarı üzerinde yirmi santim hazırlanıyor dinlenmek için geldi.Ia datang untuk beristirahat siap dua puluh inci di atas tepi depan kursi dari kursi.
Sandalyenin koltuğun ön kenarı üzerinde yirmi santim hazırlanıyor dinlenmek için geldi.Il s'est immobilisé sur le point vingt pouces au-dessus du bord avant du siège de la chaise.
Sandalyenin koltuğun ön kenarı üzerinde yirmi santim hazırlanıyor dinlenmek için geldi.Jött pihenni lebeg twenty centiméterrel feljebb elülső szélén az ülés a szék.
Sandalyenin koltuğun ön kenarı üzerinde yirmi santim hazırlanıyor dinlenmek için geldi.그것은 의자의 좌석의 전면 가장자리 위에 이십인치을 태세를 쉬어야 왔어요.
Sandalyenin koltuğun ön kenarı üzerinde yirmi santim hazırlanıyor dinlenmek için geldi.Prišlo je do počitka pripravljen twenty cm nad sprednji rob sedeža stola.
Sandalyenin koltuğun ön kenarı üzerinde yirmi santim hazırlanıyor dinlenmek için geldi.Przyszła i zatrzymała się gotowy dwadzieścia centymetrów nad przednią krawędź siedziska fotela.
Sandalyenin koltuğun ön kenarı üzerinde yirmi santim hazırlanıyor dinlenmek için geldi.Se detuvo a punto veinte centímetros por encima del borde frontal del asiento de la silla.
Sandalyenin koltuğun ön kenarı üzerinde yirmi santim hazırlanıyor dinlenmek için geldi.Se tuli levätä valmis kaksikymmentä tuumaa yläpuolella etureunan istuimen johdolla.
Sandalyenin koltuğun ön kenarı üzerinde yirmi santim hazırlanıyor dinlenmek için geldi.To přišlo k odpočinku chystá dvacet palců nad přední hranou sedadla předsedy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod