Ana içeriğe geç
Sözlük

dinlenme ile cümle

dinlenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Diğer bir kişinin mektupları okunmamalı ve başkasının telefon konuşması dinlenmemelidir.Ett brev som tillhör en annan person får inte läsas och en annan persons telefonsamtal får inte avlyssnas.
Diğer bir kişinin mektupları okunmamalı ve başkasının telefon konuşması dinlenmemelidir.Il est interdit de lire le courrier d’une tierce personne ou d’écouter ses conversations.
Diğer bir kişinin mektupları okunmamalı ve başkasının telefon konuşması dinlenmemelidir.Nadie puede leer las cartas de otra persona ni escuchar sus conversaciones.
Diğer bir kişinin mektupları okunmamalı ve başkasının telefon konuşması dinlenmemelidir.Toisen henkilön kirjettä ei saa lukea eikä toisen puhelua saa kuunnella.
Diğer bir kişinin mektupları okunmamalı ve başkasının telefon konuşması dinlenmemelidir.Запрещено читать письма другого человека, а также прослушивать разговоры другого человека.
Diğer bir kişinin mektupları okunmamalı ve başkasının telefon konuşması dinlenmemelidir.فلا يجوز قراءة رسالة الشخص الآخر ولا يجوز الاستماع لمكالمة الشخص الآخر.
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:Další hosté využil nepřítomnosti královny, a byl v klidu odstín:
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:Ďalší hostia využil neprítomnosti kráľovnej, a bol v pokoji odtieň:
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:De andre gæster havde benyttet sig af dronningens fravær, og hvilede i
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:Die anderen Gäste hatten den Vorteil der Königin der Abwesenheit entnommen und in der Ruhe
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:다른 손님들은 여왕의 부재의 이점을 촬영했다, 그리고에 휴식했다
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:Les autres invités avaient profité de l'absence de la reine, et se reposaient dans la
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:Muut vieraat olivat käyttäneet kuningattaren puuttuminen, ja olivat lepää sävy:
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:Para tamu yang lain telah mengambil keuntungan dari ketidakhadiran Ratu, dan sedang beristirahat dalam warna:
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:Οι άλλοι φιλοξενούμενοι είχαν εκμεταλλευτεί την απουσία της βασίλισσας, και είχαν εναποτεθεί στην σκιά:
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:שאר האורחים ניצלו את היעדרותו של המלכה, נחו
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:كان الضيوف الآخرين استغلوا غياب الملكة ، وكان يستريح في
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:シェードは:しかし、彼らは彼女を見た瞬間に、彼らは、ゲームに戻って女王を急いで
Dinlenme anı da yuvada geçirilen günün bir parçasıdır.Durante el día también hay un periodo de descanso.
Dinlenme anı da yuvada geçirilen günün bir parçasıdır.I dagen ingår också en vilostund.
Dinlenme anı da yuvada geçirilen günün bir parçasıdır.La journée comprend aussi un moment de repos.
Dinlenme anı da yuvada geçirilen günün bir parçasıdır.Päivään kuuluu myös lepohetki.
Dinlenme anı da yuvada geçirilen günün bir parçasıdır.В течение дня отводится время также для дневного сна.
Dinlenme anı da yuvada geçirilen günün bir parçasıdır.تهدف الفعالية إلى تحسين نمو وتطور الطفل وتعلمه.
Dinlenme anı da yuvada geçirilen günün bir parçasıdır.كذلك يتخلل اليوم قيلولة نهارية.
Dinlenmek için bir fırsata ihtiyacınız var, değil mi?I to har vel brug for at komme jer?
Dinlenmek için bir fırsata ihtiyacınız var, değil mi?Ni två behöver väl återhämta er?
Dinlenmek için bir fırsata ihtiyacınız var, değil mi?Os iría bien aprovechar la oportunidad para recuperaros.
Dinlenmek için bir fırsata ihtiyacınız var, değil mi?Per voi due potrebbe essere una chance per rimettervi in sesto, no?
Dinlenmek için bir fırsata ihtiyacınız var, değil mi?Przyda się wam szansa na odzyskanie sił.
Dinlenmek için bir fırsata ihtiyacınız var, değil mi?Te kaksi tarvitsette aikaa toipua.
Dinlenmek için bir fırsata ihtiyacınız var, değil mi?Vocês dois precisavam de recuperar, certo?
Dinlenmek için bir fırsata ihtiyacınız var, değil mi?Θα έκανε καλό στους δυο σας να συνέλθετε, σωστά;
Dinlenmek için bir fırsata ihtiyacınız var, değil mi?Вам обоим не мешало бы подлечиться, верно?
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.A měla jsem čas relaxovat a truchlit.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Dan saya punya waktu untuk bersantai dan berduka cita.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.E avevo tempo per rilassarmi e per elaborare il mio lutto.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.E tinha tempo para descontrair e chorar a minha perda.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Ik douchete op kampings. Ik ging geregeld uit eten.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Imela sem čas, da sem se sprostila in da sem žalovala.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.J'avais du temps pour me reposer et faire mon deuil.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.쉴 수도 있었고 또 슬퍼할 여유도 있었습니다.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Mala som čas odpočívať aj smútiť.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Miałam czas na relaks i żałobę.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Minulla oli aikaa rentoutumiseen ja suremiseen.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Og jeg havde tid til at slappe af og sørge.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Și aveam timp să mă deconectez și să jelesc.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Tôi còn có thời gian để thư giãn hay đau buồn
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Tuve tiempo para relajarme y afrontar mi duelo.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Und ich hatte Zeit zu entspannen und zu trauern.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Και είχα χρόνο να ξεκουραστώ και να πενθήσω.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Имах време да се отпусна и да скърбя.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.І в мене був час, щоб розслабитись та посумувати.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.והיה לי זמן להרגע ולהתאבל.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.وكان لدي وقت للإسترخاء وللحزن.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.しかしそのうち、父の死についての怒りと憂鬱が忍び込んできました
Dinlenmene bak.Pihenj.
Dinlenmene bak.Μείνε και ξεκουράσου.
Dinlenmene bak.ارتاحي
Dinlenmeyi hakedecek ne yaptın ki?Apa yang kau lakukan sehingga kau bisa beristirahat?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dinlenme ile cümle - Sayfa 19 - dinlenme kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App