Dokuzuncu gece dinlenmek için durakladılar.Därefter vilar vi till klockan 9.
Abraham dinlenmek ister ancak Glenn yola devam etmek istemektedir.Solange vill leva, men Hugo vill bara överleva.
Düz bir zemine oturmak dinlenme konforu açısından yetersizdir.Terrängen runt Mesa El Descanso är lite kuperad.
Hus'un da bu konsile çağrılarak dinlenmesine karar verilir.Församlingen anhöll om att få köpa tillbaka klockan.
Ayın 28. günü bir dinlenme günü olurdu.Den 28 september blev regementets högtidsdag.
Ancak dinlenme tesisi yeterli değildir.Mintändaren är inte återsäkringsbar.
Çamkoru Orman İçi Dinlenme Yeri'nde piknik ve gezinti alanları mevcuttur.Det finns markerade promenad- och ridstigar för att ta sig runt i skogen.
Samara'da nehir yerel vatandaşlar ve turistler için favori dinlenme yerlerinden biridir.Stadstornet är en av Rijekas främsta symboler och sevärdheter.
Hamak; uyumak ve dinlenmek için kullanılan, ağ ya da kumaştan yapılan bir çeşit yataktır.Hängmatta är ett upphängt segelduksstycke eller nät avsett att ligga och vila eller sova på.
Haftanın altı günü çalışılır ve yedinci günü (Şabat günü) dinlenmeye ayrılır.Ni skall arbeta sex dagar och vila på den sjunde dagen.
Optimum medicamentum quies est En iyi ilaç dinlenmektir.Optĭmum medicamentum quies est – Кращі ліки спокій.
Dinlenmek şarttır.Люди повинні відпочити.
Jhanalar aynı zamanda Arahantların dinlenmek amacıyla geçtikleri durumlardır.Дх'яни це також такі стани, які аргати переживають щоб відпочити.
Bir müddet dinlenmeye bırakılır.Йому слід дати трохи перепочити.
Sosyal aktiviteler toplayıcı hayvanlar için, beslenmek ve dinlenmekten sonra gelir.Приватна ділянка використовується тваринами задля добування продовольства, води і для відпочинку.
Çalışma ve dinlenme saatlerinde bol bol kitap okuyordu.Вона багато читала у вільний від роботи час.
Genelde emeklilerin ve Tatilde dinlenmek isteyen köylülerin dinlenme yeridir.Туди часто приїжджають люди з інших сіл щоб відпочити.
Donaupark - Çok geniş ve aynı zamanda dinlenmek için ideal bir park alanı.Ландшафтний парк «Дуйсбург-Норд» це вражаючий приклад оновлення й повторного використання території.
Geleneksel olarak Middle Sunday (Ortadaki Pazar günü) karşılaşma yapılmaz ve dinlenmeye ayrılır.За традицією посередині турніру (у неділю) робиться день відпочинку.
Eğrek: Dinlenme yeri.Тепер — зона відпочинку.
İyileşmesi için altı ay kadar dinlenmek zorunda kaldı.До реабілітації не дожив півроку.
Mahallede çok güzel doğal piknik alanları ve dinlenme yerleri vardır.У районі багато мальовничих місць та куточків відпочинку.
Dinlenmek için vaktim yok.У мене немає часу на відпочинок.
Dinlenmeye çalışmalısın.Вам потрібно спробувати розслабитися.
Aynı ayda, LSSAH birliği dinlenmek için Fransa'ya transfer oldu.Následující měsíc je převelen do Francie k odpočinku.
Sonrasında 1 dakika boyunca dinlenmek zorundadır.Po roce odešel na odpočinek.
Kişide havlar tarzda öksürük ve boğukluk olabilse de dinlenmede stridor (hırıltı) olmaz.Může se vyskytovat štěkavý kašel a chrapot, pacient v klidu však nevykazuje stridor (hvízdání).
Turnede değilken evde dinlenmeyi sever.Stejně tak rád ale i odpočívá doma.
Soldan dinlenme odasına geçilir.Na sněmu se řadil k levici.
İstanbul'a uzak mesafede bulunan Şile ilçesi yazlık ve dinlenme yeri olma özelliği ile bilinir.Klid u jezera v hlubokém lese se jeví jako ideální místo pro odpočinek a psaní.
İyileşmesi için altı ay kadar dinlenmek zorunda kaldı.Rehabilitovala se po dobu šesti týdnů.
Haftanın altı günü çalışılır ve yedinci günü (Şabat günü) dinlenmeye ayrılır.Zbytek dne je rozdělen mezi četbu (3 hodiny) a práci (7 hodin).
YouTube üzerinde şarkı, birkaç saat içinde iki milyon dinlenme yakaladı.Videoklip k písni „Love Song“ dosáhl na YouTube za dva dny dva miliony zhlédnutí.
Mola yerinde kervan dinlenmeye çekilir.Iese pe uscat pentru a se odihni.
Bir su kanalı (diğer adı Cetvel-i Sim) piknik alanı, Kâğıthane dinlenme alanı olarak tesis edildi.Un canal de apă, o zonă de picnic, s-au stabilit ca zonă de agrement.
Bir müddet dinlenmeye bırakılır.Se decide o pauză temporară.
Ancak dinlenme tesisi yeterli değildir.Odihna la pat nu este de ajutor.
Yatak, üzerinde uyumak ya da dinlenmek için kullanılan mobilya.Dormitorul este o cameră sau un loc folosit în principal pentru somn sau odihnă.
Dinlenmek şarttır.Chiar am avut nevoie de pauză.
Yorgunum. Dışarı çıkmadan biraz dinlenmem lazım.Sunt obosit. Trebuie să mă odihnesc puțin înainte de a ieși afară.
Dinlenmeye ihtiyacımız var.Avem nevoie de odihnă.
Ayın 28. günü bir dinlenme günü olurdu.A hónap 28. napja pihenőnap volt.
3 Eylül gecesi tüm filo Læsø adası açığında demir attı ve mürettebata dinlenme izni verildi.Szeptember 3-án az egész flotta Læsø szigeténél vetett horgonyt és a hajók legénysége kipihenhette magát.
Kişide havlar tarzda öksürük ve boğukluk olabilse de dinlenmede stridor (hırıltı) olmaz.Az illetőnél lehet ugató köhögés és rekedtség, de nyugalmi állapotban nincs stridor (sipoló légzés).
Geleneksel olarak Middle Sunday (Ortadaki Pazar günü) karşılaşma yapılmaz ve dinlenmeye ayrılır.Hagyományosan nincs meccs a két hét közötti vasárnapon („Middle Sunday”).
Tespit edilen bölge yukarıda tutularak dinlenmeye alınır.Az általuk felvert por leülepedésig célszerű leállni.
Dinlenmek şarttır.Ott fogok pihenni.
Düz bir zemine oturmak dinlenme konforu açısından yetersizdir.Távol eső fekvése miatt kiválóan alkalmas a nyugodt pihenésre.
Bir müddet dinlenmeye bırakılır.Pihenésre kikapcsolódásra alkalmas.
Dokuzuncu gece dinlenmek için durakladılar.Este kilenckor utasították a foglyokat a lefekvésre.
Ancak dinlenme tesisi yeterli değildir.Nem hiszem, hogy a hosszabb pihenő segíthetne.
Turnede değilken evde dinlenmeyi sever.A szabadban szeret tartózkodni, lakásban nem érzi jól magát.
YouTube üzerinde şarkı, birkaç saat içinde iki milyon dinlenme yakaladı.A második kislemez, a Love Song videóját két nap alatt kétmillióan látták a YouTube-on.
Mahallelinin dinlenme ve karar alma yeri Erdal Bakkal'dır.A park gondozásáért és fenntartásáért még ma is a tanács felel.
Günümüzde yazlık balık kampı ve dinlenme alanı olarak kullanılmaktadır.Napjainkban a területet az enyészeté, szabadidős tevékenységre használják.
Eğrek: Dinlenme yeri.Helye: Pihenésre szánt helyeken.
Sessiz sakin dinlenmeye uygundur.A táj különösem alkalmas a csendes pihenésre és kikapcsolódásra.
Hajdunanas içinde Rétalja dinlenme yeriA Rétaljai pihenőhely Hajdúnánáson
Bu ve benzeri tabelalar dinlenme yerlerini gösterirIlyen és ehhez hasonló táblák jelzik a pihenőhelyeket
Buna ilaveten Haçlı ordusu çok yorgundu ve bir müddet dinlenmesi gerekmekteydi.Olimme vain väsyneitä ja todellakin loman tarpeessa.