Ana içeriğe geç
Sözlük

dinlenme ile cümle

dinlenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
TRT-FM ve Türkiye'nin Sesi Radyosu yayınları Avustralya'dan da dinlenmeye başladı.Начиная с 15 июля 1999 года радио TRT-FM и «Голос Турции» стали вещать в Австралии.
Örneğin: "Biraz dinlenmek için mağaraya girince köşede bir dev anası görmüş.Она, «находясь в кустарнике для щипания орехов, усмотрела близ орехового куста в кочке что-то светящееся».
Abraham dinlenmek ister ancak Glenn yola devam etmek istemektedir.Хэнк собирается уезжать, но Глен убеждает его остаться.
Dinlenme odası rahat koltuklar, bir şömine ve birçok masa içerir.Там много мягких кресел, большой камин и столы для занятий.
Etrafında birçok dinlenme tesisi vardır.Здесь же много баз отдыха.
Ancak dinlenme tesisi yeterli değildir.Никакая вероятность остановки не является вычислимой.
Dinlenmek için herhangi bir tesis yoktur.Никаких условий для отдыха им не представлялось вообще.
Dokuzuncu gece dinlenmek için durakladılar.К девяти часам утра пароходы отступили.
Haftanın altı günü çalışılır ve yedinci günü (Şabat günü) dinlenmeye ayrılır.Шесть дней Бог создавал мир, а седьмой день был днём отдыха.
Günümüzde yazlık balık kampı ve dinlenme alanı olarak kullanılmaktadır.Является привлекательным местом отдыха и летней рыбалки.
Kumburnu günübirlik dinlenme plâjı olarak kullanılmaktadır.Ранее динь являлся павильоном для отдыха.
Dinlenmek şarttır.Желание отдохнуть.
Esmé ve X'in dinlenme salonundaki konuşmaları içsel ruh hâlleriyle ilgili ipucu vermez.محادثات أسماء و X في الصالون لم تعطَ إشارة فيما يتعلق بالحالة النفسية الداخلية .
Eğrek: Dinlenme yeri.المحيط : الاسترخاء.
Günümüzde hala dinlenmektedir.ولا زال يعاد طبعه لحد اليوم.
Çalışma ve dinlenme saatlerinde bol bol kitap okuyordu.ومعظم أوقاته شغلها بالكتب قراءة ونسخا.
Ancak dinlenme tesisi yeterli değildir.ليس لمعامل الانكسار وحدة تميزه.
Bir "buz patenci", ekvator üzerinde yörüngede ve dönerek yıldızlara göre dinlenme, kollarını uzatır.إن "متزلجا جليديا" ، في مدار فوق خط الاستواء و تدويريا في راحة بالنسبة للنجوم ، يمد ذراعيه.
Görev grubu nehri geçtikten sonraki bir günü dinlenmek ve zaman geçirmek için kullandı.في اليوم التالي كانوا يستعدون لرحلة العودة إلى أسفل النهر.
Sebt, haftalık bir dinlenme günü ya da ibadet zamanıdır.وآخر يوم في الأسبوع يكون يوم الأحد ويدعى يوم العفو أو المغفرة.
Hamak; uyumak ve dinlenmek için kullanılan, ağ ya da kumaştan yapılan bir çeşit yataktır.السرير (الجمع: أَسِرَّة وسُرُر) هو قطعة من قطع الأثاث تستخدم للنوم أو للراحة.
Aynı yılın sonunda ABBA, müzikal çalışmalarını bir süreliğine askıya alma kararı aldı ve dinlenmeye çekildi.في نهاية عام 1982، قررت الفرقة أن تتوقف لفترة من الراحة.
Sonrasında 1 dakika boyunca dinlenmek zorundadır.وخلا الكرسي بعده لمدة شهراً واحداً.
Audioslave, mutlaka dinlenmesi gereken bir albüm.هذه بذرة مقالة عن ألبوم بحاجة للتوسيع.
Pek çokları için bu dinlenme ve Diriliş Günü’nün anısına toplu ibadet günüdür.Muitos versículos do Alcorão contêm o motivo da eminência do Dia da Ressurreição.
Orman birçokları tarafından Tokyo'nun merkezinde rekreasyon ve dinlenme alanı olarak görülür.A floresta é vista por muitos como uma área de recreação e relaxamento no centro de Tóquio.
Hüsrev, Herakleios'u Albanya'da rahatça dinlenmesinden memnun değildi.Cosroes não estava contente em deixá-lo descansar tranquilamente na Albânia.
Abraham dinlenmek ister ancak Glenn yola devam etmek istemektedir.Abraham quer descansar, mas Glenn quer continuar caminhando para Terminus.
Rick onlara katılmak ister ama Michonne, Rick'in dinlenmeye ihtiyacı olduğunu söyler.Rick oferece seus serviços, mas Michonne diz que ele precisa descansar.
1822’de sinirsel rahatsızlıklar geçirmiş ve bu raharsızlıklar sonucu dinlenmek için yolculuğa çıkmıştır.Em 1822, uma séria doença nervosa o atacou e ele foi obrigado a fazer uma viagem para poder descansar.
Perşembe, tam bir dinlenme ve tatil yeridir.Na sexta é o dia de descanso e eu descanso do meu jeito.
More Life yayımlandığı gün Spotify ve Apple Müzik üzerinde dinlenme rekorları kırdı.Mundialmente, no dia do lançamento, More ife quebrou recordes de streaming no Spotify e na Apple Music.
Akhilleus ise o sırada barakasında dinlenmektedir ve olup bitenlerden haberi yoktur.Hegel distingue entre a quantidade pura indeterminada, e a quantidade determinada (o QUANTUM).
Dinlenmek ve doğayla iç içe yaşamak isteyenler için iyi bir fırsattır.É ideal para quem quer descansar e renovar as energias.
Vali'nin haftasonları dinlenmesi için bir yapı da yapay gölün yakınına inşa edildi.Uma casa de fim de semana para o prefeito também foi construída perto do lago.
Dinlenmek şarttır.Descanso é recomendado.
Özellikle Mamaia kuzeyde sahil dinlenme yeridir.É usual o nudismo, na zona norte da praia.
"Lush Life" Spotify üzerinde 500 milyon çevrim içi dinlenmeye ulaştı.O single também já recebeu mais de 50 milhões de streams na plataforma Spotify.
Dinlenmek en iyisidir.O melhor é descansar.
1906’da Zakopane’ye yerleşti, Tatra dağlarında bir dinlenme yerinde huzurlu anlar geçirdi.In 1906 vestigde hij zich in Zakopane, een vakantiedorp in het Tatragebergte.
Peynirler, 2-3 ay dinlenmeye bırakılır.De kaas rijpt 2-3 maanden.
Abraham dinlenmek ister ancak Glenn yola devam etmek istemektedir.Arnie wil verder reizen, maar de familie Dalstra wil dat hij blijft.
YouTube üzerinde şarkı, birkaç saat içinde iki milyon dinlenme yakaladı.Het lied werd een hit op YouTube met bijna tien miljoen hits in vijf maanden tijd.
Günümüzde hala dinlenmektedir.Hij heeft nu behoefte aan rust.
"Lush Life" Spotify üzerinde 500 milyon çevrim içi dinlenmeye ulaştı.De remix werd ruim 15 miljoen keer gestreamd op Spotify.
Dokuzuncu gece dinlenmek için durakladılar.Om negen uur 's avonds was het bedtijd.
Hala dünyanın her yerinde dinlenmektedir.Hij trad vervolgens overal ter wereld op.
Gün boyunca çalışmış olan Tom dinlenmek istiyordu.Tom, die de hele dag gewerkt had, wilde gaan rusten.
Dinlenmek istiyorum.Ik wil rusten.
Tom dinlenmek istiyor mu?Wil Tom rusten?
Dinlenmek, tüm gün uyumak anlamına gelmez.Rusten betekent niet de hele dag slapen.
İyileşmesi için altı ay kadar dinlenmek zorunda kaldı.Przez sześć miesięcy intensywnie leczyła się.
Dokuzuncu gece dinlenmek için durakladılar.Kładł się o godz. 9 wieczorem.
Haftanın altı günü çalışılır ve yedinci günü (Şabat günü) dinlenmeye ayrılır.W dniu szóstym trzeba zbierać podwójnie, bo dzień siódmy należało odpoczywać.
Kalp, insanlarda dinlenme ânında dakikada 60-80 kez tüm vücuda kan pompalayan güçlü bir pompadır.60 – 80 razy i z każdym uderzeniem wyrzuca krew do naczyń tętniczych.
Eğrek: Dinlenme yeri.Relaks – prawdziwy odpoczynek.
Sonrasında 1 dakika boyunca dinlenmek zorundadır.Zagrał wtedy 1 minutę.
Dinlenmek şarttır.Muszę się spocić.
Ancak bir gece Gandi'nin amcası, kısa bir süreliğine Gandi'nin dinlenmesi için yerine geçti.En natt kom dock Gandhis farbror för att avlösa honom en stund.
Ancak, Obersalzberg ABD ordusu tarafından bir dinlenme parkı olarak kullanımda kaldı.Fram till 1996 användes dock Obersalzberg av den amerikanska militären som utpost.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod