Ana içeriğe geç
Sözlük

dinlemek ile cümle

dinlemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Just listen for a moment," said the manager in the next room; "he's turning the key."
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.But as she was listening to the wind she began to listen to something else.
"Her türlü o 'sesleri var" Ama dinlemek, "Mary" dedi.It's got all sorts o' sounds." "But listen," said Mary.
Genç Aaron bu duruţmayý dinlemek üzere Washington'a uçmuţtu.A young Aaron Swartz flew to Washington to listen to the Supreme Court hearings.
Onların ne düşündüklerini dinlemek benim hoşuma gider;I like hearing what they're thinking about;
"Ne orada yer dinlemek ', Hall?" Dedi diye sordu."What yer listenin' there for, Hall?" she asked.
Ve bu sessizliğin içinden gelen şeylerden biridir, birbirini dinlemek.And it's one of those things that came out of the silence, the listening to each other.
"Arkadaşa George," Simeon, mutfak, "Bu Mezmur dinlemek söyledi; bunu sana iyi. ""Friend George," said Simeon, from the kitchen, "listen to this Psalm; it may do thee good."
"O şarkıyı dinlemek istiyorum""I want to hear that song.
Dinlemek istiyorum!I want to hear!
Yani hayatım dinlemekle geçiyor.So I live to listen.
Eğer dinlemek isterseniz, bilançoları, aktifi, pasifi konu alan videolar da var. -There's a bunch of videos on assets and liabilities and balance sheets if this confuses you.
Dinlemek isteyip istememeniz size kalmış.People do use computers to compose music today.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.If I had to hear it 24 hours, non-stop, it might be very tiring.
Bunu çözmek için fikri olan birileri varsa da onu dinlemekten mutluluk duyarız.And if you guys have ideas to help us solve this, we'd love to hear about it.
Dinlemek için.To listen.
Ben Brahms'ın yazmadığı valsleri dinlemek istiyorum.I want to hear the waltzes Brahms didn't write.
Horowitz'in çalmadığı eserleri dinlemek istiyorum.I want to hear the pieces that Horowitz didn't play.
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.You want to hear it played by different musicians.
Farklı odalarda dinlemek istiyorsunuz ya da her ne istiyorsanız.You want to hear it in different rooms and whatever.
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.But music is even more powerful if you don't just listen to it, but you make it yourself.
Yani, müziği sadece dinlemek yeterli olmaz. Onu bir şekilde yaratmanız gerek.So, you can't just listen to music, you have to make it somehow.
Ve bugün beni dinlemekte gösterdiğiniz incelik ve sabrınız için hepinize teşekkür ederim.And I thank you for your kindness and your patience in listening to me this afternoon.
Dinlemek için buraya gelen herkes benim seyircim, hatta klasik müziğe aşina olmayanlar bile.My audience is anyone who is here to listen, even those who are not familiar with classical music.
Nasıl olsa gerçeği söylemeyeceksiniz, ve bende yalan dinlemek istememYou probably won't tell me the truth and I don't want to hear any lies.
Muddy Waters'ın ve Uncle Dave Macon'ın eski kayıtlarını dinlemek.listening to old records of Muddy Waters and Uncle Dave Macon.
Kulaklar duymak için yaratılmamıştır, fakat dinlemek için yaratılmıştır.Ears are made not for hearing, but for listening.
Genişleyici dinleme, diğer tarafta, "ile" dinleme, dinlemek "için" dinleme değil.Expansive listening, on the other hand, is listening "with," not listening "for."
Eğer gerçekten müziğin oraya gitmesini istiyorsam, benim için bunu yapmanın en iyi yolu dinlemek.If I really want the music to go there, the best way for me to do it is to listen.
Bunu duymak çok üzücü ama dinlemek onlara yardım etmiyor sorunlarını çözmüyor.That's really sad to hear, and it hasn't helped them one bit, hasn't solved any of their problems.
Ve böylece telsizi dinlemek için arkadaşlarımla vardiyalı olarak çalışmaya başladık.And we did turns, who's going to listen to the radio scanners.
Sen de gelip dinlemek ister misin?" derdi.Do you want to come over and listen?"
Tabii ki, benim işim tamamen dinlemekle ilgili, ve amacım da, gerçekten, dünyaya dinlemeyi öğretmek.Of course, my job is all about listening, and my aim, really, is to teach the world to listen.
Biliyorsun, müzik tamamen dinlemekle ilgili."You know, music is about listening."
Tekrar dinlemek isteriz.We'd like to hear it
Keşiş Sen düşkün çılgın adam, bana biraz konuşmasını dinlemek -FRlAR Thou fond mad man, hear me speak a little,--
Öğüt dinlemek için:To hear good counsel:
Teyzemin Rusça söylediği bir şarkıyı kasede almıştım. Dinlemek için bir saniye zamanımız var mı?I taped my aunt singing a song in Russian from the -- you know, could we have it for a second?
İnsanlarla fotoğraf çektirmek... ...ve söyledikleri şeyleri dinlemek zorundayım.Taking photos with people... reading everybody's diaries...
Bu mahkumların çoğu, sırf meraktan, onu dinlemek için müzakereleri izlemeye başladılar.Most of the fellows used to come over out of curiosity just to hear him speak.
Kanımca ilham almak için durup bir başkasının öyküsünü dinlemek gerekiyor.For me, the best way to be inspired to try is to stop and to listen to someone else's story.
Venüs Projesi hakkındaki eleştrilerinizi dinlemek istiyoruz.We welcome your criticism of The Venus Project.
Sessizliğin seslerini dinlemekteyim.I'm listening to the sounds of silence.
En son Dinlemek için gidiyoruz şeyThe last thing you are going to hear is me pulling the trigger.
Eğer çocuk kurtarmaya çalıştılar ama istemediğiniz dinlemek için.I tried to save you kid but you don't want to listen.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.This is a concept which I introduced to listen to complaints, listen to grievances.
Berbat bir müzik dinlemektense iyisi, hepimizin işine gelir. ama Peter,We'll all be better off if good music is played rather than terrible music. But Peter,
Ama şişman ve çirkin bir kızın... ...şarkısını dinlemek isterseniz...But if you wanna hear... ...that fat, ugly girl sing...
Fiji müziğini dinlemek benim için gerçekten zor.It's really difficult for me to listen to Fijian music.
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.My son calls this "making popcorn while listening to a badly-tuned A.M. station."
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.I know that it's incredibly boring to hear about other people's happinesses.
Kendini mi dinlemek istiyorsun?Then, would you listen to yourself?
Yürüyordum ve haberleri dinlemek istedimYet we put them in our computers, our appliances, couches, mattresses, even some pillows.
Duymak bir histir, dinlemekse bir beceri.Well, hearing is a sense and listening is a skill.
Bilirsiniz, yatağınızda uzanıp, açık pencereden yağmurun tatlı sesini dinlemek gibi.You know the feeling of lying in bed with the window open, listening to gentle rain outside?
Kadýnlarýn gevezeliklerini dinlemek hiç eðlenceli deðil.It's no fun listening to women's talk.
Hafif bir müzik dinlemek istiyorum.I want to hear a grooming song.
Sonrasını dinlemek istiyor musunuz?And you want to hear more?
Tanrının Süleymana verdiği bilgeliği dinlemek için bütün dünya onu görmek isterdi.All the earth sought the presence of Solomon, to hear his wisdom, which God had put in his heart.
Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsayı dinlemek için Ona akın ediyordu.Now all the tax collectors and sinners were coming close to him to hear him.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod