dinlemek ile cümle
dinlemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Vừa tảng sáng, cả dân sự đến cùng Ngài trong đền thờ, đặng nghe Ngài dạy.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Vừa tảng_sáng , cả dân_sự đến_cùng Ngài trong đền thờ , đặng nghe Ngài dạy .
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Y todo el pueblo venía a él desde temprano para oírle en el templo
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.και πας ο λαος απο του ορθρου συνηρχετο προς αυτον εν τω ιερω δια να ακουη αυτον.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.И весь народ с утра приходил к Нему в храм слушать Его.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.И всичките люде подраняваха при Него в храма да Го слушат.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Усї ж люде сходились рало до Него в церкву слухати Його.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.וכל העם השכימו לבוא אליו במקדש לשמע אותו׃
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.وكان كل الشعب يبكرون اليه في الهيكل ليسمعوه
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.眾 百 姓 清 早 上 聖 殿 、 到 耶 穌 那 裡 、 要 聽 他 講 道
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.眾百姓 清早 上 聖殿 、 到 耶穌那裡 、 要聽 他 講道
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Bara lyssna en stund", sade chefen i rummet bredvid, "han är att vrida på nyckeln.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Bare lyt et øjeblik," sagde manager i næste rum, "han er at dreje tasten.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Basta ascoltare per un momento", ha detto il manager nella stanza accanto, "sta girando il chiave.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Basta ouvir por um momento", disse o gerente na sala ao lado, "ele está transformando o chave.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Csak figyelj egy pillanatra", mondta a menedzser a szomszéd szobában, "ő fordult a gombot.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Il suffit d'écouter pour un moment", a déclaré le directeur de la chambre d'à côté, "il est tournant le clés.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Jen si poslechněte na chvíli," řekl manažer ve vedlejším pokoji, "Je to otáčením klíč.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."잠깐 들어, 그냥"옆방에 매니저는 말했다, "그가를 돌려
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Kuunnelkaa hetki", sanoi johtaja viereisessä huoneessa, "hän kääntämällä avain.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Len si vypočujte na chvíľu," povedal manažér vo vedľajšej izbe, "Je to otáčaním kľúč.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Nur für einen Moment zuhören", sagte der Manager in den nächsten Raum, "er dreht den
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Nur für einen Moment zuhören", sagte der Manager in den nächsten Raum, "er dreht den Schlüssel.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Samo poslušaj za trenutek," je rekel ravnatelj v sosednji sobi, "je za obračanje ključ.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Wystarczy posłuchać przez chwilę", powiedział dyrektor w pokoju obok, "on jest włączenie klucza.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Μόλις ακούσουν για μια στιγμή", δήλωσε ο διευθυντής στο διπλανό δωμάτιο?
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Просто слухайте на хвилину", сказав менеджер в сусідній кімнаті, "він поворотом ключ.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Просто слушайте на минуту", сказал менеджер в соседней комнате, "он поворотом ключ.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Просто слушам за момент," каза мениджър в съседната стая, той е превръщането на ключ.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."תקשיב רגע", אמר מנהל בחדר הסמוך, "הוא הופך את
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."مجرد الاستماع للحظة واحدة" ، وقال المدير في الغرفة المجاورة ، "انه تحول
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın.キー。"大きな励みとなったグレゴールのため。
Sen de gelip dinlemek ister misin?" derdi.Át akarsz jönni meghallgatni?"
Sen de gelip dinlemek ister misin?" derdi.Chcesz przyjść i posłuchać?"
Sen de gelip dinlemek ister misin?" derdi.여기와서 우리들의 이야기를 들을래요?"
Sen de gelip dinlemek ister misin?" derdi."Vill du komma över och lyssna?"
Sen de gelip dinlemek ister misin?" derdi.Voulez-vous venir et écouter ? "
Sen de gelip dinlemek ister misin?" derdi.Vrei să vii şi să asculţi?"
Sen de gelip dinlemek ister misin?" derdi.Vuoi venire ad ascoltare?"
Sen de gelip dinlemek ister misin?" derdi.Wil je hierheen komen om te luisteren?"
Sen de gelip dinlemek ister misin?" derdi.Wollen Sie kommen und zuhören?"
Sen de gelip dinlemek ister misin?" derdi.Θέλεις να έρθεις από δω και να μας ακούσεις;"
Sen de gelip dinlemek ister misin?" derdi.Искаш ли да дойдеш и да слушаш?"
Sen de gelip dinlemek ister misin?" derdi.Хочешь прийти и послушать?"
Sen de gelip dinlemek ister misin?" derdi.אתה רוצה לבוא ולהקשיב?"
Sen de gelip dinlemek ister misin?" derdi.هل تود القدوم إلى هنا وتستمع ؟
Sen de gelip dinlemek ister misin?" derdi.「もちろん 伺いたいです」と答えると
Sessizliğin seslerini dinlemekteyim.Estoy escuchando los sonidos del silencio.
Sessizliğin seslerini dinlemekteyim.Iar acum ascult sunetul tăcerii.
Sessizliğin seslerini dinlemekteyim.Ik luister naar het geluid van de stilte
Sessizliğin seslerini dinlemekteyim.J'écoute le son du silence.
Sessizliğin seslerini dinlemekteyim.Sto ascoltando il suono del silenzio.
Sessizliğin seslerini dinlemekteyim.Tôi đang lắng nghe thanh âm của sự yên lặng.
Sessizliğin seslerini dinlemekteyim.Wsłuchuję się w dźwięki ciszy.
Sessizliğin seslerini dinlemekteyim.Ακούω τους ήχους της σιωπής.
Sessizliğin seslerini dinlemekteyim.Слушам звука на тишината.
Sessizliğin seslerini dinlemekteyim.Я слушаю звук тишины.
Ses üzerine koskoca bir kitap yazdım. Yani hayatım dinlemekle geçiyor.소리에 대해서 책도 썼어요. 전 듣기위해 삽니다.
Ses üzerine koskoca bir kitap yazdım. Yani hayatım dinlemekle geçiyor.כתבתי ספר שלם על זה. כך שאני חי כדי להקשיב.
Ses üzerine koskoca bir kitap yazdım. Yani hayatım dinlemekle geçiyor.لقد كتبت كتاب كاملاً عن الصوت .. انا أعيش لكي استمع