Ana içeriğe geç
Sözlük

dinlemek ile cümle

dinlemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Petrus ve öbür elçiler şöyle karşılık verdiler: ‹‹İnsanlardan çok, Tanrının sözünü dinlemek gerek.Бог на бащите ни възкреси Исуса, когото вие убихте като го повесихте на дърво.
Petrus ve öbür elçiler şöyle karşılık verdiler: ‹‹İnsanlardan çok, Tanrının sözünü dinlemek gerek.Озвав ся ж Петр і апостоли, і рекли: Більше треба коритись Богу нїж людям.
Petrus ve öbür elçiler şöyle karşılık verdiler: ‹‹İnsanlardan çok, Tanrının sözünü dinlemek gerek.Петр же и Апостолы в ответ сказали: должно повиноваться больше Богу, нежели человекам.
Petrus ve öbür elçiler şöyle karşılık verdiler: ‹‹İnsanlardan çok, Tanrının sözünü dinlemek gerek.ויען פטרוס והשליחים ויאמרו הלא עלינו להקשיב בקול אלהים מהקשיב בקול בני אדם׃
Petrus ve öbür elçiler şöyle karşılık verdiler: ‹‹İnsanlardan çok, Tanrının sözünü dinlemek gerek.‎فاجاب بطرس والرسل وقالوا ينبغي ان يطاع الله اكثر من الناس‎.
Petrus ve öbür elçiler şöyle karşılık verdiler: ‹‹İnsanlardan çok, Tanrının sözünü dinlemek gerek.彼 得 和 眾 使 徒 回 答 說 、 順 從 神 、 不 順 從 人 、 是 應 當 的
Petrus ve öbür elçiler şöyle karşılık verdiler: ‹‹İnsanlardan çok, Tanrının sözünü dinlemek gerek.彼得 和 眾使徒 回答 說 、 順從 神 、 不 順從人 、 是 應當的
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.파이파이힐 레조트에서 저는 텔레비전으로부터 다소 떨어진 코너에서 쓰나미에 관해 언급하는 보도를 들을 수 있었습니다.
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.Ở Resort Phi Phi Hill, tôi nép vào góc tường cách xa tivi nhất nhưng lại rất căng thẳng nghe thông tin.
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.W kurorcie Phi Phi Hill stałem w kącie, najdalej od telewizora, jednak wciąż słuchałem informacji.
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.בגבעת הנופש פאי-פאי הייתי תקוע בפינה הרחוקה ביותר מן הטלוויזיה, אבל התאמצתי להקשיב לאינפורמציה
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.في منتجع فاي فاي هيل كنت منطوياً في أبعد زاوية و بعيداً عن التلفزيون ولكني كنت استمع بتوتر للحصول على معلومات
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.私はテレビから遠くの部屋の隅に押し込まれたが テレビからの情報に耳をそばだてていた その情報によると スマトラでM8.5の地震が起き
Planın ellili doğru dışarı birim i düz dinlemek i gibi diyor Orada yardım gönderirCinquanta fuori proprio del piano Unità dice che proprio come ho ascoltare il piano manda di assistenza non
Planın ellili doğru dışarı birim i düz dinlemek i gibi diyor Orada yardım gönderirJednotka hovorí, že som rovnako ako aj počúvať bytu pošle pomoc tam
Planın ellili doğru dışarı birim i düz dinlemek i gibi diyor Orada yardım gönderir계획의 오십 오른쪽 출력 단위는 내가 평면 들어, 난 것과 같이 말합니다 그는 거기 지원을 보내
Planın ellili doğru dışarı birim i düz dinlemek i gibi diyor Orada yardım gönderirProzess selbst auf die von der Armaturen Ausfahrt sieben Tausend Stadtrat fünfziger Jahren direkt aus dem Plan
Planın ellili doğru dışarı birim i düz dinlemek i gibi diyor Orada yardım gönderirБлок говорит, что я так же, как я слушаю в квартире Он посылает помощь там
Planın ellili doğru dışarı birim i düz dinlemek i gibi diyor Orada yardım gönderirБлок говорить, що я так само, як я слухаю в квартирі Він посилає допомогу там
Planın ellili doğru dışarı birim i düz dinlemek i gibi diyor Orada yardım gönderirالخمسينات الحق في الخروج من خطة وحدة تقول أنا تماما كما أستمع الى الشقة انه يرسل المساعدات هناك
Planın ellili doğru dışarı birim i düz dinlemek i gibi diyor Orada yardım gönderirユニットは、私はちょうど私がフラットに耳を傾けるように述べてい 彼はそこに援助を送る すべての学生プラスですciencias 公約を果たすための表面
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.A všecken lid na úsvitě přicházel k němu do chrámu, aby ho poslouchal.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.A všetok ľud prichádzal na úsvite k nemu do chrámu počúvať ho.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.A wszystek lud rano się schodził do niego, aby go słuchał w kościele.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.És kora reggel hozzá megy vala az egész nép, hogy õt hallgassa a templomban.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.E todo o povo ia ter com ele no templo, de manhã cedo, para o ouvir.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Et tout le peuple, dès le matin, se rendait vers lui dans le temple pour l`écouter.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.E tutto il popolo veniva a lui di buon mattino nel tempio per ascoltarlo
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.In prihajalo je vse ljudstvo zgodaj k njemu, poslušat ga v templju.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Ja kaikki kansa tuli varhain aamuisin hänen tykönsä pyhäkköön kuulemaan häntä.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.모든 백성이 그 말씀을 들으려고 이른 아침에 성전에 나아가더라
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Och allt folket kom bittida om morgonen till honom i helgedomen för att höra honom.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Og alt folket kom tidlig om morgenen til ham i templet for å høre ham.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Og hele Folket kom årle til ham i Helligdommen for at høre ham.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Setiap pagi semua orang datang ke Rumah Tuhan untuk mendengar Yesus mengajar
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Şi tot norodul venea dis de dimineaţă la El în Templu, ca să -L asculte.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Und alles Volk machte sich früh auf zu ihm, im Tempel ihn zu hören.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Vừa tảng sáng, cả dân sự đến cùng Ngài trong đền thờ, đặng nghe Ngài dạy.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Vừa tảng_sáng , cả dân_sự đến_cùng Ngài trong đền thờ , đặng nghe Ngài dạy .
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Y todo el pueblo venía a él desde temprano para oírle en el templo
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.και πας ο λαος απο του ορθρου συνηρχετο προς αυτον εν τω ιερω δια να ακουη αυτον.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.И весь народ с утра приходил к Нему в храм слушать Его.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.И всичките люде подраняваха при Него в храма да Го слушат.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Усї ж люде сходились рало до Него в церкву слухати Його.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.וכל העם השכימו לבוא אליו במקדש לשמע אותו׃
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.وكان كل الشعب يبكرون اليه في الهيكل ليسمعوه
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.眾 百 姓 清 早 上 聖 殿 、 到 耶 穌 那 裡 、 要 聽 他 講 道
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.眾百姓 清早 上 聖殿 、 到 耶穌那裡 、 要聽 他 講道
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Bara lyssna en stund", sade chefen i rummet bredvid, "han är att vrida på nyckeln.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Bare lyt et øjeblik," sagde manager i næste rum, "han er at dreje tasten.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Basta ascoltare per un momento", ha detto il manager nella stanza accanto, "sta girando il chiave.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Basta ouvir por um momento", disse o gerente na sala ao lado, "ele está transformando o chave.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Csak figyelj egy pillanatra", mondta a menedzser a szomszéd szobában, "ő fordult a gombot.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Il suffit d'écouter pour un moment", a déclaré le directeur de la chambre d'à côté, "il est tournant le clés.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Jen si poslechněte na chvíli," řekl manažer ve vedlejším pokoji, "Je to otáčením klíč.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."잠깐 들어, 그냥"옆방에 매니저는 말했다, "그가를 돌려
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Kuunnelkaa hetki", sanoi johtaja viereisessä huoneessa, "hän kääntämällä avain.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Len si vypočujte na chvíľu," povedal manažér vo vedľajšej izbe, "Je to otáčaním kľúč.
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Nur für einen Moment zuhören", sagte der Manager in den nächsten Raum, "er dreht den
"Sadece bir an için dinlemek," dedi yan odada yöneticisi; "diye dönüm tuşuna basın."Nur für einen Moment zuhören", sagte der Manager in den nächsten Raum, "er dreht den Schlüssel.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dinlemek ile cümle - Sayfa 30 - dinlemek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App