dinlemek ile cümle
dinlemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.colui che aveva detto loro: «Ecco il riposo! Fate riposare lo stanco. Ecco il sollievo!». Ma non vollero udire
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.han, som dog sagde til dem: "Her er der Hvile, lad den trætte hvile, her er der Ro!" men de vilde ej høre.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.han som sa til dem: Dette er ro, unn den mødige ro, og dette er hvile. Men de vilde ikke høre.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.im, ktorým povedal: Toto je odpočinutie; dajte odpočinúť ustalému, a toto utíšenie! Avšak nechceli počuť.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.전에 그들에게 이르시기를 이것이 너희 안식이요 이것이 너희 상쾌함이니 너희는 곤비한 자에게 안식을 주라 하셨으나 그들이 듣지 아니하였으므로
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.on, ki jim je rekel: To je pravi pokoj, pokoja dajte trudnemu; in to je odpočitek! A niso hoteli poslušati.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler."So hat man Ruhe, so erquickt man die Müden, so wird man still"; und sie wollen doch solche Predigt nicht.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.TUHAN menawarkan tempat istirahat kepada kamu semua, tetapi kamu tak mau mendengarkan Dia
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.Им говорили: „вот – покой, дайте покой утружденному, и вот успокоение". Но они не хотели слушать.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.אשר אמר אליהם זאת המנוחה הניחו לעיף וזאת המרגעה ולא אבוא שמוע׃
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.الذين قال لهم هذه هي الراحة. اريحوا الرازح وهذا هو السكون. ولكن لم يشاءوا ان يسمعوا.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.他 曾 對 他 們 說 、 你 們 要 使 疲 乏 人 得 安 息 . 這 樣 纔 得 安 息 、 纔 得 舒 暢 . 他 們 卻 不 肯 聽
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.他 曾 對 他 們說 、 你 們 要 使 疲乏 人 得 安息 . 這樣纔 得 安息 、 纔 得 舒暢 . 他 們卻 不 肯 聽
Onların ne düşündüklerini dinlemek benim hoşuma gider;Gosto de saber em que estão a pensar.
Onların ne düşündüklerini dinlemek benim hoşuma gider;Ich mag es, zu hören worüber sie nachdenken;
Onların ne düşündüklerini dinlemek benim hoşuma gider;Ik wil horen waaraan ze denken;
Onların ne düşündüklerini dinlemek benim hoşuma gider;Jag tycker om att höra vad de funderar kring;
Onların ne düşündüklerini dinlemek benim hoşuma gider;저는 그들이 생각하는 바를 경청하기 좋아합니다.
Onların ne düşündüklerini dinlemek benim hoşuma gider;Saya suka mendengar apa yang mereka pikirkan;
Onların ne düşündüklerini dinlemek benim hoşuma gider;Szeretem hallani, hogy hogyan vélekednek.
Onların ne düşündüklerini dinlemek benim hoşuma gider;Мені подобається чути про що вони думають;
Onların ne düşündüklerini dinlemek benim hoşuma gider;אני אוהב לשמוע על מה הם חושבים;
Onların ne düşündüklerini dinlemek benim hoşuma gider;يعجبني سماع ما يفكرون فيه؛
Onların ne düşündüklerini dinlemek benim hoşuma gider;何にリンクしているか見たり
Onu dinlemek gerçekten çok heyecan verici.Các bạn sẽ thấy thú vị khi lắng nghe.
Onu dinlemek gerçekten çok heyecan verici.E' davvero un piacere sentirlo.
Onu dinlemek gerçekten çok heyecan verici.É muito entusiasmante ouvi-lo.
Onu dinlemek gerçekten çok heyecan verici.Je velmi vzrušující ho poslouchat.
Onu dinlemek gerçekten çok heyecan verici.그의 연주는 정말 끝내줍니다.
Onu dinlemek gerçekten çok heyecan verici.Und es ist sehr aufregend, ihm zuzuhören.
Onu dinlemek gerçekten çok heyecan verici.וזה מאוד מרגש להקשיב לו.
Onu dinlemek gerçekten çok heyecan verici.و أنه لمن الممتع الاستماع له
Onu dinlemek gerçekten çok heyecan verici.用意はいいですか?
Onunla iletişim kurmak için. Konuşmak için. Dinlemek için.대화를 나누기도 하지요. 말하고, 듣고
Onunla iletişim kurmak için. Konuşmak için. Dinlemek için.Общаться с ними, говорить, слушать.
Onunla iletişim kurmak için. Konuşmak için. Dinlemek için.לנהל עם זה שיחה. לדבר. להקשיב.
Onunla iletişim kurmak için. Konuşmak için. Dinlemek için.لاجراء محادثة معه, لتتحدث وتسمع
"O şarkıyı dinlemek istiyorum""Chcę usłyszeć tę pieśń.
"O şarkıyı dinlemek istiyorum""Chci tu píseň slyšet.
"O şarkıyı dinlemek istiyorum""Eu quero ouvir essa canção.
"O şarkıyı dinlemek istiyorum""Ich möchte dieses Lied anhören.
"O şarkıyı dinlemek istiyorum""Ik wil dat lied horen.
"O şarkıyı dinlemek istiyorum""Io voglio ascoltare quel canto.
"O şarkıyı dinlemek istiyorum""Jeg vil høre den sang.
"O şarkıyı dinlemek istiyorum"" Je veux entendre cette chanson.
"O şarkıyı dinlemek istiyorum""나는 그 노래를 듣고 싶다.
"O şarkıyı dinlemek istiyorum""Meg akarom hallgatni ezt a dalt.
"O şarkıyı dinlemek istiyorum""Saya ingin mendengar nyanyian itu.
"O şarkıyı dinlemek istiyorum""Tôi muốn nghe bài hát đó.
"O şarkıyı dinlemek istiyorum""Vreau să aud acel cântec.
"O şarkıyı dinlemek istiyorum""Yo quiero oír esa canción.
"O şarkıyı dinlemek istiyorum""Θέλω να ακούσω αυτό το τραγούδι.
"O şarkıyı dinlemek istiyorum""Искам да чуя тази песен.
"O şarkıyı dinlemek istiyorum""Я хочу почути цю пісню.
"O şarkıyı dinlemek istiyorum""Я хочу услышать эту песню.
"O şarkıyı dinlemek istiyorum""אני רוצה לשמוע את השיר.
"O şarkıyı dinlemek istiyorum"أريد ان اسمع هذه الاغنية
"O şarkıyı dinlemek istiyorum"だから私はこうしようと思う。
"Peki, bunu nasıl yapacağız? Biliyorsun, müzik tamamen dinlemekle ilgili.""어떻게 하면 좋을까? 음악은 들을 수 있어야 하는건데"
"Peki, bunu nasıl yapacağız? Biliyorsun, müzik tamamen dinlemekle ilgili.""Πώς θα δουλέψουμε; Ξέρεις, η μουσική είναι κάτι σχετικό με την ακοή."