Ana içeriğe geç
Sözlük

dinlemek ile cümle

dinlemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bizi dinlemek zorundasın.You have to listen to us.
Onları dinlemek zorundasın.You have to listen to them.
Onu dinlemek zorundasın.You have to listen to him.
Biz onları dinlemek için alacağız.We'll get them to listen.
Ben onları dinlemek için alacağım.I'll get them to listen.
Ben onu dinlemek için alacağım.I'll get him to listen.
Acılı şarkıları dinlemek beni mutlu eder.Listening to sad music makes me happy.
Radyo dinlemek ister misin?Do you want to listen to the radio?
Beni dinlemek için zamanın var mı?Do you have the time to listen to me?
Tom'un hikayelerini dinlemek istiyorum.I like to listen to Tom's stories.
Bu, Tom'un dinlemek istediği müzik türü.This is the kind of music that Tom likes to listen to.
O parçayı hep dinlemek istemişimdir.I always wanted to hear that piece.
Müzik dinlemek benim favori istirahatimdir.Listening to music is my favourite relaxation.
Senin teorilerinden birini bile dinlemek benim ilgimi çekmiyor.I'm not interested in hearing any of your theories.
O anda müzik dinlemek beni rahatlattı.Listening to music in that moment relaxed me.
Bir şarkı söylememi dinlemek ister misin?Would you like to hear me sing a song?
Tom ve Mary hakkında dinlemekten usandım.I'm tired of hearing about Tom and Mary.
Müzik dinlemek rahatlamak için harika bir yol.Listening to music is a great way to relax.
Tom muhtemelen bunu dinlemekten hoşlanırdı.Tom would probably enjoy listening to this.
Kuşların cıvıldamalarını dinlemekten hoşlanırız.We like to listen to birds singing.
Onu dinlemek beni yoruyor.Listening to him exhausts me.
Hiç kimse beni dinlemekle ilgilenmediği için için sadece sessiz kaldım.Since no one was interested to listen to me, I just kept quiet.
Bir hikaye dinlemek istiyorum.I want to hear a story.
Hikayelerini dinlemek istemiyorum. Ben zaten onların hepsini biliyorum.I don't want to hear your stories. I already know them all.
Hikayemi dinlemek istiyor musun?Do you want to hear my story?
Tüm hikayeyi dinlemek istiyorum.I want to hear the whole story.
Hikayenin tamamını dinlemek istiyorum, hiçbir ayrıntıyı atlama.I want to hear the whole story, and don't skip any details.
Bir hikaye dinlemek istemiyorum.I don't want to hear a story.
Ben bir hikaye dinlemek istiyorum!I want to hear a story!
Ne tür bir hikaye dinlemek istiyorsun?What kind of story do you want to hear?
Bu hikayeyi dinlemek istiyor musun yoksa istemiyor musun?Do you want to hear this story or not?
Rusça konuşmayı dinlemekten zevk alıyorum.I enjoy listening to Russian speech.
Beni dinlemek için gelmediğini biliyorum.I know you didn't come to listen to me.
Beni dinlemek için gelmediğinizi biliyorum.I know you didn't come to listen to me.
Tom bizi dinlemek zorunda.Tom has to listen to us.
Onu dinlemek zorunda değilim.I do not have to listen to that.
Ben hep aynı şeyi dinlemekten bıktım.I'm sick of always hearing the same thing.
Sürekli aynı tür müziği dinlemekten usandım.I'm tired of always listening to the same kind of music.
Bir fıkra dinlemek ister misin?Want to hear a joke?
Sesli mesajı dinlemekten nefret ederim.I hate listening to voicemail.
Onları dinlemekten keyif aldım.I enjoyed listening to them.
Geri bildirimini dinlemek için sabırsızlanıyorum.I look forward to hearing your feedback.
Kimse beni dinlemek istemedi.No one wanted to listen to me.
Bunun hakkında daha fazla konuşmanızı dinlemek isterim.I'd like to hear you talk more about that.
Tom ev ödevini yaparken müzik dinlemekten hoşlanıyor.Tom likes to listen to music while he's doing his homework.
İnsanların endişelerini dinlemek istiyorum.I want to hear people's concerns.
Tom bunu dinlemek istemedi.Tom didn't want to hear it.
Dinlemek için aşağıya tıklayın.Click below to listen.
Dikkat etmek ve dinlemek zorundayız.We have to pay attention and listen.
Şarkı söylememi dinlemek ister misin?Would you like to hear me sing?
Tom eski radyo programlarını dinlemekten hoşlanıyor.Tom likes to listen to old radio programs.
Tekrar şarkı söylemeni dinlemek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to hear you sing again.
Bir şey çevirirken müzik dinlemekten hoşlanırım.I like listening to music while I'm translating something.
Bir hikaye dinlemek isterim.I'd like to hear a story.
Korkunç bir hikaye dinlemek ister misiniz?Would you like to hear a scary story?
Söylemek zorunda olduğum şeyi dinlemek istemediler.They didn't want to listen to what I had to say.
Onun söylemek zorunda olduğu şeyleri dinlemek istemedim.I didn't want to listen to what he had to say.
Tom ve Mary'nin tartışmasını dinlemek istemedim.I didn't want to listen to Tom and Mary arguing.
Tom'un söylediği şeyi dinlemek istemedim.I didn't want to listen to what Tom was saying.
Tom'un söylemek zorunda olduğu şeyi dinlemek istemedim.I didn't want to listen to what Tom had to say.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod