Beni dinlemek isteyeceğini düşünüyorum.I think you'll want to hear me out.
Hikayenin geri kalanını dinlemek istiyorum.I want to hear the rest of the story.
Sadece bunun hakkında konuştuğunu dinlemek istiyorum.I just want to hear you talk about it.
Tom'un senden dinlemek istediğinden eminim.I'm sure Tom would want to hear from you.
Çocuklar bir korku hikayesi dinlemek istediler.The children wanted to hear a scary story.
Teorilerini dinlemek istemiyorum.I don't want to hear your theories.
Tom'un o şarkıyı tekrar söylemesini dinlemek zorunda olmak istemiyorum.I don't want to have to listen to Tom sing that song again.
Dün bunu seninle konuşmak istedim ama sen dinlemek istiyor gibi görünmüyordun.I wanted to discuss this with you yesterday, but you didn't seem to want to listen.
Sadece o şarkıyı dinlemek bana seni düşündürüyor.Just listening to that song makes me think of you.
Şikayetlerini dinlemekten yoruldum.I'm tired of listening to your complaints.
Senin şikayetlerini dinlemekten yoruldum.I'm tired of listening to your complaints.
"Ne tür müzik dinlemek istersin?" "Romantik bir şey koy.""What kind of music do you want to hear?" "Put on something romantic."
Bunu dinlemek için kalmıyorum! İyi günler!I'm not staying to listen to this! Have a nice day!
Dinlemek istemiyorsan kulaklarını kapat.If you don't want to listen, cover your ears.
İyi ilacın tadı acıdır, iyi bir tavsiyeyi dinlemek zordur.Good medicine tastes bitter, good advice is hard to listen to.
Dinlemek için buradayım.I'm here to listen.
Konuşmanı gizlice dinlemekten kendimi alamadım.I couldn't help but overhear your conversation.
Tom'u dinlemekten kendimi alamadım.I couldn't help but listen to Tom.
Ben bunu dinlemek zorunda değilim.I don't have to listen to this.
Seni dinlemek zorunda değilim.I don't have to listen to you.
Tom'un şikâyetini dinlemekten usandım.I got tired of listening to Tom complaining.
Tom, Mary' yi dinlemek zorunda kalmadı.Tom didn't have to listen to Mary.
Boston hakkında daha çok dinlemek istiyorum.I want to hear more about Boston.
Seni dinlemekten usandım.I'm tired of listening to you.
Seni dinlemekten bıktım.I'm tired of listening to you.
Sen Tom'u dinlemek zorundasın.You have to listen to Tom.
Beni dinlemek zorundasın.You have to listen to me.
Herhangi biri müzik dinlemekle ilgileniyor mu?Is anyone interested in listening to music?
Hala Tom'un düşüncesini dinlemek istiyorum.I still want to hear Tom's opinion.
Herkesin kişisel sorunlarını dinlemekten usanmış olmalısın.You must be getting tired of listening to everyone's personal problems.
Sorunlarımı dinlemek istediğini sanmıyorum.I don't think you want to hear about my problems.
Tom sorunlarımı dinlemek istemiyordu.Tom didn't want to hear about my problems.
Ben her gece İtalyan müziği dinlemekten hoşlanırım.I like to listen to Italian music every night.
Neden beni dinlemek istemiyorsun?Why don't you want to listen to me?
O emirleri dinlemekten başka seçeneğim yok.I have no choice but to follow those orders.
Tom ebeveynlerini dinlemek istemiyor.Tom doesn't listen to his parents.
Tom şarkı söylemeyi severdi fakat hiç kimse onun şarkı söylemesini dinlemek istemiyordu.Tom loved to sing, but nobody wanted to listen to his singing.
Tom şarkı söylemeyi seviyordu. Fakat hiç kimse onu dinlemek istemiyordu.Tom loved singing. However, no one wanted to listen to him sing.
Artık senin feryadını dinlemek istemiyorum.I don't want to listen to your whining anymore.
Seni dinlemek beni hasta ediyor.It makes me sick to listen to you.
Bu şarkıyı dinlemek bana dans etmeyi istetiyor.Listening to this song makes me want to dance.
Bu şarkıyı dinlemek beni ağlatıyor.Listening to this song makes me cry.
Tom dinlemekten kendini alamadı.Tom couldn't help but listen.
Tom, Mary'nin piyano çalışını dinlemekten hoşlandı.Tom liked to listen to Mary play the piano.
Hikâyeyi bir de sizin ağzınızdan dinlemek istiyoruz.Please give us your side of the story.
Olayı bir de senin ağzından dinlemek istiyoruz.Please give us your side of the story.
Üzerinde çalıştığım yeni şarkıyı dinlemek ister misin?Would you like to hear the new song I'm working on?
Ben onu dinlemekten hoşlanıyorum.I like listening to him.
Ne tür müzik dinlemekten hoşlanırsın?What kind of music do you enjoy listening to?
Tom bu tür müzik dinlemekten nefret eder.Tom hates listening to this kind of music.
Senden daha yaşlıyım. Beni dinlemek zorundasın.I'm older than you. You have to listen to me.
Şikayet etmeni dinlemek istemiyorum.I don't want to listen to you complain.
Onları dinlemekten bıktım.I'm sick and tired of hearing them.
Tom dinlemek için öne doğru eğildi.Tom leaned forward to listen.
Tom dinlemek için eğildi.Tom leaned down to listen.
Yapman gereken bütün şey dinlemek.All you have to do is listen.
Tom bütün hikayeyi tekrar baştan dinlemek zorunda kaldı.Tom had to listen to the whole story all over again.
İlahi dinlemekten hoşlanırım.I like to listen to nasheeds.
Onları dinlemekten usandım.I'm tired of listening to them.
Onu dinlemekten usandım.I'm tired of listening to him.