dinlemek ile cümle
dinlemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Odysseus en iyi şekilde rol yapar ve "Çöz beni, Çöz beni o şarkıyı dinlemek istiyorum.E o Odisseu faz a sua melhor encenação possível e diz: "Solta-me. Solta-me.
Odysseus en iyi şekilde rol yapar ve "Çöz beni, Çöz beni o şarkıyı dinlemek istiyorum.És Odüsszeusz legjobbját hozva játsza a szerepét, és mondja: "Oldozz el! Oldozz el!"
Odysseus en iyi şekilde rol yapar ve "Çöz beni, Çöz beni o şarkıyı dinlemek istiyorum.Iar Odiseu îşi joacă rolul cât poate el de bine şi spune: "Dezleagă-mă. Dezleagă-mă.
Odysseus en iyi şekilde rol yapar ve "Çöz beni, Çöz beni o şarkıyı dinlemek istiyorum.그리고 오디세우스는 최선의 연기를 펼치며 말합니다, "나를 풀어줘. 나를 풀어줘. 나는 노래가 듣고싶어. 나를 풀어줘."
Odysseus en iyi şekilde rol yapar ve "Çöz beni, Çöz beni o şarkıyı dinlemek istiyorum.Luego Odiseo juega su papel y dice, "Desátenme. Desátenme. Quiero oír esa canción.
Odysseus en iyi şekilde rol yapar ve "Çöz beni, Çöz beni o şarkıyı dinlemek istiyorum.Odisseo fa di tutto per convincerli [a slegarlo] dicendo loro: "Slegatemi, slegatemi. Voglio udire quel canto.
Odysseus en iyi şekilde rol yapar ve "Çöz beni, Çöz beni o şarkıyı dinlemek istiyorum.Odysseus acteert zo goed hij kan en zegt: "Maak me los. Maak me los.
Odysseus en iyi şekilde rol yapar ve "Çöz beni, Çöz beni o şarkıyı dinlemek istiyorum.Odysseus forsøger sig med sit bedste skuespil og siger: "Bind mig op. Bind mig op.
Odysseus en iyi şekilde rol yapar ve "Çöz beni, Çöz beni o şarkıyı dinlemek istiyorum.Und Odysseus gibt sein Bestes beim Schauspielern und sagt: "Binde mich los. Binde mich los.
Odysseus en iyi şekilde rol yapar ve "Çöz beni, Çöz beni o şarkıyı dinlemek istiyorum.А Одисей дал най-доброто от себе си, за да играе ролята, и повтарял: "Отвържи ме. Отвържи ме.
Odysseus en iyi şekilde rol yapar ve "Çöz beni, Çöz beni o şarkıyı dinlemek istiyorum.Одиссей показывает все свои актёрские способности. Он просит: "Развяжи меня.
Odysseus en iyi şekilde rol yapar ve "Çöz beni, Çöz beni o şarkıyı dinlemek istiyorum.Одіссей вдавав, ніби він пручається, і кричав: "Розв'яжіть мене! Розв'яжіть мене!
Odysseus en iyi şekilde rol yapar ve "Çöz beni, Çöz beni o şarkıyı dinlemek istiyorum.ואודיסאוס עושה את תפקידו בהעמדת פנים ואומר, "שחרר אותי. שחרר אותי. אני רוצה לשמוע את השיר. שחרר אותי."
Odysseus en iyi şekilde rol yapar ve "Çöz beni, Çöz beni o şarkıyı dinlemek istiyorum.فكوا وثاقي .. فكوا وثاقي اريد ان استمع لتلك الاغنية .. فكوا وثاقي ولكن مساعده يرفض ذلك
Odysseus en iyi şekilde rol yapar ve "Çöz beni, Çöz beni o şarkıyı dinlemek istiyorum.「縄をほどいてくれ!自由にしてくれ! あの歌が聴きたいんだ!」 一等航海士は忠実に言いつけを守り
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.A fiam ezt úgy hívja: kukorica-pattogtatás egy rosszul hangolt rádióállomást hallgatva.
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.제 아들은 이것을 "잘못 조정된 AM 라디오를 들으면서 팝콘 만들기"라고 부릅니다.
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Con trai tôi gọi đây là " tiếng bắp nổ khi đang nghe đài bị nhiễu sóng"
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Fiul meu îi spune "a face floricele în timp ce asculţi un post de radio A.M. prost reglat."
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Mein Sohn nennt das "Popcorn machen, wenn das Radio rauscht".
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Meu filho chama isso de: "fazer pipoca ouvindo uma radio A.M. fora do ar"
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Mi hijo llama a esto "haciendo palomitas de maiz mientras se escucha una emisora AM mal sintonizada".
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Mijn zoon noemt dit "popcorn maken terwijl je luistert naar een slecht afgestemde AM-radiozender."
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Min søn kalder dette "at lave popcorn mens man lytter til en dårlig indstillet A.M. station."
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Mio figlio lo chiama "fare i popcorn mentre si ascolta una stazione radio AM mal sintonizzata."
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Moj sin temu pravi "pripravljanje pokovke med poslušanjem slabo uglašene A.M. postaje".
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Mój syn mówi, że to dźwięk "robienia popcornu w trakcie słuchania źle nastrojonej stacji AM".
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Mon fils appelle ça "faire du popcorn en écoutant une station de radio grandes ondes mal réglée."
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Můj syn tomu říká "dělání popcornu během poslechu špatně naladěné AM stanice".
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Ο γιος μου λέει είναι "σαν να φτιάχνεις ποπκόρν, ακούγοντας έναν σταθμό στα μεσαία με κακή λήψη".
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Мой сын говорит, что это похоже на "попкорн, взрывающийся под звуки шипящей радиоволны".
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Синът ми го нарича "правене на пуканки, докато слушате лошо настроена радио станция".
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.הבן שלי מכנה זאת "קליית פופקורן תוך האזנה לתחנת בוקר בלתי מכוונת".
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.يسمّي ابني ذلك ب"إعداد الفشار أثناء الاستماع إلى مذياع سيّء الضبط."
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.これが脳です
Öğüt dinlemek için:Aby usłyszeć dobrą radę:
Öğüt dinlemek için:At høre godt råd:!
Öğüt dinlemek için:Att höra goda råd:
Öğüt dinlemek için:Če želite slišati dober nasvet:!
Öğüt dinlemek için:Để nghe tư vấn tốt:
Öğüt dinlemek için:Hallani jó tanács:
Öğüt dinlemek için:! 좋은 충고를 들으려면 :
Öğüt dinlemek için:Kuulla hyvä neuvo:
Öğüt dinlemek için:Om te horen een goede raad:
Öğüt dinlemek için: O, neyi öğrenme - Efendim, ben my lady gelecek anlatacağım.Ak chcete počuť dobrú radu: o to, čo učenie - Môj Pane, poviem pani prídete.
Öğüt dinlemek için: O, neyi öğrenme - Efendim, ben my lady gelecek anlatacağım.Chcete-li slyšet dobrou radu: o to, co učení - Můj Pane, řeknu paní přijdete.
Öğüt dinlemek için: O, neyi öğrenme - Efendim, ben my lady gelecek anlatacağım.لسماع الموعظة الحسنة : يا ، ما هو التعلم -- يا سيدي ، انا اقول لك سيدتي سيأتي.
Öğüt dinlemek için: O, neyi öğrenme - Efendim, ben my lady gelecek anlatacağım.ロメオは、そう、とたしなめるに私の甘い準備を入札。
Öğüt dinlemek için:Para escuchar un buen consejo:
Öğüt dinlemek için:Para ouvir um bom conselho:
Öğüt dinlemek için:Pentru a asculta sfat bun:!
Öğüt dinlemek için:Per ascoltare buoni consigli:
Öğüt dinlemek için:Pour entendre un bon conseil:
Öğüt dinlemek için:Um zu hören, guten Rat:
Öğüt dinlemek için:Untuk mendengar nasihat:
Öğüt dinlemek için:Για να ακούσετε καλή συμβουλή:!
Öğüt dinlemek için:За да чуете добър съвет:
Öğüt dinlemek için:Чтобы услышать хороший совет:
Öğüt dinlemek için:כדי לשמוע עצה טובה:
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.ao qual disse: Este é o descanso, dai descanso ao cansado; e este é o refrigério; mas não quiseram ouvir.