Ana içeriğe geç
Sözlük

dinlemek ile cümle

dinlemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.Maar muziek is nog krachtiger als je ze niet alleen beluistert, maar ook zelf maakt.
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.Mais la musique a encore plus de pouvoir quand on ne fait pas que l'écouter et qu'on en joue.
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.Pero la música es mucho más poderosa si no sólo la escuchas, sino que la haces tú mismo.
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.Αλλά η μουσική είναι ακόμα πιο δυνατή αν δεν την ακούς μόνο, αλλά τη δημιουργείς κιόλας.
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.Но музиката е дори още по-мощна, ако не просто я слушаш, а я създаваш самият ти.
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.Но музыка имеет ещё большее значение, если мы не только её слушаем, но даже сами её создаём.
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.אבל המוסיקה היא אפילו יותר עוצמתית אם אתה לא רק מקשיב לה, אלא יוצר אותה בעצמך.
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.لكن الموسيقى تكون أكثر تأثيراً إذا قمت بعزفها بنفسك بدلاً من الاستماع إليها
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.もっと音楽は力強いものになります これが最初のテーマです
"Ne orada yer dinlemek ', Hall?" Dedi diye sordu."A čo tvoj listenin" tam, Hall? "Povedala spýtal sa.
"Ne orada yer dinlemek ', Hall?" Dedi diye sordu."A co tvůj listenin" tam, Hall? "Řekla zeptal se.
"Ne orada yer dinlemek ', Hall?" Dedi diye sordu."Apa Yer listenin 'sana, Hall?" Dia bertanya.
"Ne orada yer dinlemek ', Hall?" Dedi diye sordu."Ce asculti yer 'acolo pentru, Hall?", A a întrebat.
"Ne orada yer dinlemek ', Hall?" Dedi diye sordu."Co yer słucha" tam, Hall? "Ona zapytał.
"Ne orada yer dinlemek ', Hall?" Dedi diye sordu."Kaj yer poslušaš tam, Hall?" Je vprašal.
"Ne orada yer dinlemek ', Hall?" Dedi diye sordu.Layer mới listenin có, Hall? " hỏi.
"Ne orada yer dinlemek ', Hall?" Dedi diye sordu."Lo que yer oyendo allí, Hall?" Ella preguntó.
"Ne orada yer dinlemek ', Hall?" Dedi diye sordu."Mitä Yer listenin" siellä, Hall? ", Hän kysyi.
"Ne orada yer dinlemek ', Hall?" Dedi diye sordu."Mi yer listenin" ott, Hall? "Lány kérdezte.
"Ne orada yer dinlemek ', Hall?" Dedi diye sordu."O que yer escutando lá por, Hall?", Ela perguntou.
"Ne orada yer dinlemek ', Hall?" Dedi diye sordu."Quello che yer listenin 'lì, Hall?", Ha ha chiesto.
"Ne orada yer dinlemek ', Hall?" Dedi diye sordu."Qu'est-ce yer listenin 'là pour, Hall?" Elle demandé.
"Ne orada yer dinlemek ', Hall?" Dedi diye sordu."Vad yer listenin" där, Hall? "Hon frågade.
"Ne orada yer dinlemek ', Hall?" Dedi diye sordu."Was yer listenin 'dort, Halle?" Sie gebeten.
"Ne orada yer dinlemek ', Hall?" Dedi diye sordu."Wat yer listenin 'er voor, Hall?" Zij gevraagd.
"Ne orada yer dinlemek ', Hall?" Dedi diye sordu."Τι yer listenin" εκεί για, Hall; "αυτή ρώτησε.
"Ne orada yer dinlemek ', Hall?" Dedi diye sordu."Какво Yer listenin", зала? " попита.
"Ne orada yer dinlemek ', Hall?" Dedi diye sordu."Что йер listenin 'там, зал?" Она спросил.
"Ne orada yer dinlemek ', Hall?" Dedi diye sordu."Що Йер listenin 'там, зал?" Вона запитав.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Aber er wollte nicht gehorchen und überwältigte sie und schwächte sie und schlief bei ihr.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Ale nechtěl uposlechnouti hlasu jejího, nýbrž zmocniv se jí, učinil jí násilí a ležel s ní.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Dar el n'a vrut s'o asculte; a silit -o, a necinstit -o şi s'a culcat cu ea.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Han, vilde dog ikke høre hende, men tog hende med Vold, krænkede hende og lå hos hende.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.암논이 그 말을 듣지 아니하고 다말보다 힘이 세므로 억지로 동침하니라
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Lecz on nie chciał usłuchać głosu jej, ale zmógłszy ją, uczynił jej gwałt, i leżał z nią.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Ma egli non volle ascoltarla: fu più forte di lei e la violentò unendosi a lei
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Mais il ne voulut pas l`écouter; il lui fit violence, la déshonora et coucha avec elle.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Men han vilde ikke høre på henne; og han blev henne for sterk og krenket henne og lå hos henne.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Men han ville icke lyssna till hennes ord och blev henne övermäktig och kränkte henne och låg hos henne.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Mutta tämä ei tahtonut kuulla häntä, vaan voitti hänet, teki hänelle väkivaltaa ja makasi hänet.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Nhưng Am-nôn không khứng nghe nàng; và vì người mạnh hơn, bèn gian hiếp nàng, nằm cùng nàng.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Nhưng_Am - nôn không khứng nghe nàng ; và vì người mạnh hơn , bèn gian hiếp nàng , nằm cùng nàng .
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.No, nechcel počuť na jej hlas, ale, keď sa bránila, bol silnejší ako ona a ponížil ju a ležal s ňou.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Õ azonban nem akart szavára hallgatni, hanem erõsebb levén nála, erõt vett rajta, és vele feküvék.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Pero él no la quiso escuchar; sino que, siendo más fuerte que ella, la forzó y se acostó con ella
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Toda on ni hotel poslušati glasu njenega, in jo je premogel in posilil ter ležal pri njej.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Todavia ele não quis dar ouvidos � sua voz; antes, sendo mais forte do que ela, forçou-a e se deitou com ela.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Но он не хотел слушать слов ее, и преодолел ее, и изнасиловал ее, и лежал с нею.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Но той отказа да послуша гласа й: и понеже бе по-як от нея, насили я и лежа с нея.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.ולא אבה לשמע בקולה ויחזק ממנה ויענה וישכב אתה׃
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.فلم يشأ ان يسمع لصوتها بل تمكن منها وقهرها واضطجع معها.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.但 暗 嫩 不 肯 聽 他 的 話 . 因 比 他 力 大 就 玷 辱 他 、 與 他 同 寢
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.但 暗嫩 不 肯 聽 他 的 話.因 比他 力大 就 玷辱 他 、 與他 同寢
‹‹Ne var ki, atalarımız onun sözünü dinlemek istemediler. Onu reddettiler, Mısıra dönmeyi özler oldular.A kinek nem akartak engedni a mi atyáink, hanem eltaszíták maguktól, és szívökben Égyiptom felé fordulának,
‹‹Ne var ki, atalarımız onun sözünü dinlemek istemediler. Onu reddettiler, Mısıra dönmeyi özler oldular.ao qual os nossos pais não quiseram obedecer, antes o rejeitaram, e em seus corações voltaram ao Egito,
‹‹Ne var ki, atalarımız onun sözünü dinlemek istemediler. Onu reddettiler, Mısıra dönmeyi özler oldular.Ấy là người là tổ phụ chúng ta không chịu vâng lời, đã bỏ người đặng nghiêng lòng về xứ Ê-díp-tô,
‹‹Ne var ki, atalarımız onun sözünü dinlemek istemediler. Onu reddettiler, Mısıra dönmeyi özler oldular.Ấy_là người là tổ_phụ chúng_ta không chịu vâng lời , đã bỏ người đặng nghiêng lòng về xứ Ê - díp-tô ,
‹‹Ne var ki, atalarımız onun sözünü dinlemek istemediler. Onu reddettiler, Mısıra dönmeyi özler oldular.Jehož nechtěli poslušni býti otcové naši, ale zavrhli jej, a odvrátili se srdci svými do Egypta,
‹‹Ne var ki, atalarımız onun sözünü dinlemek istemediler. Onu reddettiler, Mısıra dönmeyi özler oldular.ki mu pa niso hoteli biti pokorni očetje naši, ampak so ga zavrgli in obrnili srca svoja v Egipt,
‹‹Ne var ki, atalarımız onun sözünü dinlemek istemediler. Onu reddettiler, Mısıra dönmeyi özler oldular.우리 조상들이 모세에게 복종치 아니하고자하여 거절하며 그 마음이 도리어 애굽으로 행하여
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod