Ana içeriğe geç
Sözlük

dinlemek ile cümle

dinlemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
En son Dinlemek için gidiyoruz şeyAz utolsó dolog fogsz hallani
En son Dinlemek için gidiyoruz şey Bana tetiği çekiyor.De laatste wat je gaat horen is me overhalen van de trekker.
En son Dinlemek için gidiyoruz şey Bana tetiği çekiyor.Den sidste ting du kommer til at høre er mig, trækker på aftrækkeren.
En son Dinlemek için gidiyoruz şeyCuối cùng điều bạn sẽ nghe
En son Dinlemek için gidiyoruz şeyDie letzten was willst du hören ist mir abzudrücken.
En son Dinlemek için gidiyoruz şeyLe dernier chose que vous allez entendre me tire sur la gâchette.
En son Dinlemek için gidiyoruz şeyLos últimos Lo que usted va a escuchar se me aprieta el gatillo.
En son Dinlemek için gidiyoruz şeyL'ultimo cosa si sta per ascoltare mi sta tirando il grilletto.
En son Dinlemek için gidiyoruz şeyOstatni rzeczą, którą będziemy słyszeć jest mi pociągnięciem za spust.
En son Dinlemek için gidiyoruz şeyO último coisa que você vai ouvir é me puxar o gatilho.
En son Dinlemek için gidiyoruz şeyPoslední věc, kterou budete poslouchat
En son Dinlemek için gidiyoruz şeyPosledný vec, ktorú budete počúvať
En son Dinlemek için gidiyoruz şeyUltimul lucru pe care se va auzi mă trage de declanşare.
En son Dinlemek için gidiyoruz şeyViime asia te tulette kuulemaan on minulle liipaisimen.
En son Dinlemek için gidiyoruz şeyYang terakhir hal yang Anda akan mendengar adalah saya menarik pelatuk.
En son Dinlemek için gidiyoruz şeyZadnje stvar, ki jo bodo slišali se mi vleče na sprožilec.
En son Dinlemek için gidiyoruz şeyОстанній річ, яку ви збираєтеся слухати це я на курок. Де він?
En son Dinlemek için gidiyoruz şeyПоследний вещь, которую вы собираетесь слушать это я на курок. Где он?
En son Dinlemek için gidiyoruz şeyПоследното нещо, което ще да чуе ми да дръпне спусъка.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.A drugo soboto se je skoro vse mesto zbralo, da bi slišali besedo Božjo.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.A következõ szombaton aztán majdnem az egész város egybegyûle az Isten ígéjének hallgatására,
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.Am folgenden Sabbat aber kam zusammen fast die ganze Stadt, das Wort Gottes zu hören.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.A nasledujúcu sobotu sa shromaždilo skoro celé mesto počuť slovo Božie.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.A w drugi sabat niemal wszystko miasto się zgromadziło na słuchanie słowa Bożego.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.De volgende sabbat liep bijna de hele stad te hoop om te horen wat er over Jezus Christus zou worden gezegd.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.El sábado siguiente se reunió casi toda la ciudad para oír la palabra de Dios
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.Följande sabbat kom nästan hela staden tillsammans för att höra Guds ord.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.Il sabato seguente quasi tutta la città si radunò per ascoltare la parola di Dio
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.În Sabatul viitor, aproape toată cetatea s'a adunat ca să audă Cuvîntul lui Dumnezeu.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.그 다음 안식일에는 온 성이 거의 다 하나님 말씀을 듣고자 하여 모이니
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.Le sabbat suivant, presque toute la ville se rassembla pour entendre la parole de Dieu.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.Men på den følgende Sabbat forsamledes næsten hele Byen for at høre Guds Ord.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.Ngày Sa-bát sau, gần hết cả thành đều nhóm lại để nghe đạo Chúa.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.Ngày_Sa - bát sau , gần hết cả thành đều nhóm lại để nghe đạo Chúa .
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.No sábado seguinte reuniu-se quase toda a cidade para ouvir a palavra de Deus.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.Pada hari Sabat berikutnya, hampir semua orang di kota itu datang mendengar perkataan Tuhan
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.På den næste sabbat samlet da næsten hele byen sig for å høre Herrens ord.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.Seuraavana sapattina kokoontui lähes koko kaupunki kuulemaan Jumalan sanaa.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.V druhou pak sobotu téměř všecko město sešlo se k slyšení slova Božího.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.το δε ερχομενον σαββατον σχεδον ολη η πολις συνηχθη δια να ακουσωσι τον λογον του Θεου.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.А другої суботи мало не ввесь город зібрав ся слухати слово Боже.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.А юдеите като видяха множествата, изпълниха се със завист, опровергаваха това, което говореше Павел, и хулеха.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.В следующую субботу почти весь город собрался слушать слово Божие.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.ובשבת השנית נקהלה כמעט כל העיר לשמע את דבר יהוה׃
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.وفي السبت التالي اجتمعت كل المدينة تقريبا لتسمع كلمة الله‎.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.到 下 安 息 日 、 合 城 的 人 、 幾 乎 都 來 聚 集 、 要 聽 神 的 道
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.到下 安息日 、 合城 的 人 、 幾乎 都 來 聚集 、 要 聽神 的 道
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz. Farklı odalarda dinlemek istiyorsunuz ya da her ne istiyorsanız.Bạn muốn nghe nó được chơi bởi nhạc sĩ khác. muốn nghe nó ở phòng khác hoặc nơi khác.
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.Je wil het van verschillende muzikanten horen.
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.여러분은 다른 음악가가 연주한 곡을 듣고 싶습니다.
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.la misma canción, tocada mas tristemente que ayer.
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.La volete sentire suonata da diversi musicisti.
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.Sie möchten es von anderen Musikern gespielt hören.
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.Vous voulez l'entendre jouée par des musiciens différents.
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.Vrei să-l asculți interpretat de diferiți muzicieni.
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.Искате да я чуете свирена от различни музиканти.
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.И хотите услышать ее в исполнении других музыкантов.
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.אתם רוצים לשמוע את זה מנוגן על-ידי מוזיקאים שונים.
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.تريد أن يعزفها لك موسيقيون مختلفون
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.違う部屋で聞きたい、など。「スタートレック」的な思いは、
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod