Ana içeriğe geç
Sözlük

dinlemek ile cümle

dinlemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dinlemek mi?Neyi dinliyim?Høre på hvad?
Dinlemek mi?Neyi dinliyim?-Kaj naj poslušam?
Dinlemek mi?Neyi dinliyim?-Kuuntelen mitä?
Dinlemek mi?Neyi dinliyim?Luisteren. Naar wat luisteren.
Dinlemek mi?Neyi dinliyim?Lyssna. Lyssna på vad?
Dinlemek mi?Neyi dinliyim?Mám vyslechnout co?
Dinlemek mi?Neyi dinliyim?Nghe, nghe cái gì?
Dinlemek mi?Neyi dinliyim?Wysłuchać czego?
Dinlemek mi?Neyi dinliyim?Zuhören? Zuhören wozu?
Dinlemek mi?Neyi dinliyim?Άκου. Τι να ακούσω;
Dinlemek mi?Neyi dinliyim?Какво да слушам?
Dinlemek mi?Neyi dinliyim?Послушать. Что послушать?
Doc Watson'ın çaldığı gitarın sesi, Muddy Waters'ın ve Uncle Dave Macon'ın eski kayıtlarını dinlemek.Doc Waston jouant de la guitarre, écouter un vieil enregistrment de Muddy Waters et d'oncle Dave Macon.
Doc Watson'ın çaldığı gitarın sesi, Muddy Waters'ın ve Uncle Dave Macon'ın eski kayıtlarını dinlemek.Doc Watson cântând la chitară, discurile vechi cu Muddy Waters şi Uncle Dave Macon.
Doc Watson'ın çaldığı gitarın sesi, Muddy Waters'ın ve Uncle Dave Macon'ın eski kayıtlarını dinlemek.Doc Watson gitárjátékának hangja, régi Muddy Waters és Uncle Dave Macon felvételek hallgatása.
Dr. King'in konuşmasını dinlemek için 250.000 kişi geldi.킹 목사의 연설을 듣으려고 워싱톤 광장에 모여들엇습니다.
Dr. King'in konuşmasını dinlemek için 250.000 kişi geldi.招待状が送られたわけではなく 日にちを告知するウェブサイトもなく
Duymak bir histir, dinlemekse bir beceri.Auzul e un simț, iar ascultatul o calitate.
Duymak bir histir, dinlemekse bir beceri.Beh, l'udito è un senso e l'ascolto è una capacità
Duymak bir histir, dinlemekse bir beceri.Eh bien, l'audition est un sens et l'écoute est une compétence.
Duymak bir histir, dinlemekse bir beceri.Nghe là một giác quan còn lắng nghe là kỹ năng
Duymak bir histir, dinlemekse bir beceri.Otóż słuch to zmysł, a słuchanie to umiejętność.
Duymak bir histir, dinlemekse bir beceri.כי השמיעה היא חוש ואילו ההקשבה היא מיומנות.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.Alors qu'entendre est une capacité passive; nous devons travailler à écouter.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.Amíg a hallás passzív, a hallgatás olyan dolog, amin dolgoznunk kell.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.Horen is passief, maar luisteren is iets waar we aan moeten werken.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.반면에 듣기는 수동적입니다, 경청은 특정 장소나 시간에 우리가 해야만 하는 일과 같은 것이죠.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.Mentre sentire è passivo, ascoltare è qualcosa dobbiamo fare consciamente.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.Mientras oír es algo pasivo, escuchar es algo en lo que tenemos que trabajar.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.Pe câtă vreme auzitul e pasiv, ascultarea e ceva la care trebuie să muncim.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.Sedangkan mendengar adalah pasif, mendengarkan adalah sesuatu yang harus kita usahakan.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir. Ses ile ilişkidedir.Počúvanie je niečo, na čom musíme pracovať - je to vzťah so zvukom.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.Słyszenie jest pasywne, słuchanie jest pracochłonne.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.Trong khi nghe thấy là bị động, thì lắng nghe có nghĩa là ta phải thực hiện hành động đó.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.Während Hören ein passiver Vorgang ist, muss man beim Zuhören arbeiten.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.Zatímco slyšení je pasivní, poslouchání je něco, na čem musíme pracovat.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.Ενώ η ακοή είναι παθητική, η ακρόαση είναι κάτι για το οποίο πρέπει να δουλεύουμε.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.В то время как слышание пассивно, над слушанием надо работать.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.Докато чуването е пасивно, слушането е нещо, над което трябва да работим.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.Слух є пасивним, а слухання - це щось, над чим ми маємо працювати.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.אם השמיעה היא סבילה. הרי שההקשבה דורשת מאיתנו השקעה:
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.لان الاستماع مهارة سلبية .. اما الانصات .. فهو شيء يجب بذل الجهد من اجله
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.自分から働きかけなければなりません
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.하지만 24시간을 줄창 들어야 한다면, 그건 매우 피곤한 일 일겁니다.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.24 tuntia tauotta saattaisi olla kova koettelemus.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Ak by som ho mal počúvať 24 hodín v kuse, mohlo by to byť veľmi únavné.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Als ik er 24 uur per dag, non-stop naar moest luisteren, zou het erg vermoeiend zijn.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Dacă ar trebui să-l ascult 24 de ore, non-stop, ar fi foarte obositor.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Gdybym musiał go słuchać cały czas, stałby się nużący.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Ha 24 órán keresztül folyamatosan kellene hallgatnom, lehet, hogy nagyon fárasztó lenne.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Jika saya harus mendengarkannya 24 jam, non-stop, mungkin akan melelahkan.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Mas, ter de ouvi-lo 24 horas sem parar, pode ser muito cansativo.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Nhưng nếu tôi phải nghe nó 24 giờ, không ngừng nghỉ, thì sẽ rất mệt mỏi.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Om jag tvingades lyssna nonstop 24 timmar, skulle det nog vara mycket tröttsamt.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Se dovessi sentirlo 24 ore, senza interruzioni, potrebbe diventare molto faticoso.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Si je devais l"écouter 24 heures non-stop, ça pourrait être très fatigant.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Wenn ich ihn mir 24 Stunden lang ununterbrochen anhören müsste, könnte das sehr ermüdend werden.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Αλλά εάν έπρεπε να τον ακούω για 24 ώρες, χωρίς διακοπή, θα γινόταν πολύ κουραστικό.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Ако трябваше да го слушам 24 часа без прекъсване, щеше да е уморително.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Але якщо б мені довелося слухати його 24 години на день, це напевно б втомило мене.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod