Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Unul zgâria la un capăt al băţului celălalt copil asculta la celălalt capăt al băţului.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Yang satu menggores ujung tongkat itu dan anak lain mendengar pada ujung satunya.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Το ένα παιδί ΄γρατζούνιζε' το ένα άκρο, το άλλο άκουγε από την άλλη άκρη.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Едното дращело по края на една пръчка, а другото слушало с другия край на пръчката.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Один скрёб конец палки, а второй приложил ухо к другому ее концу.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.אחד גירד את קצה המקל והאחר האזין בקצה השני.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.وكان واحداً منهما يخدش نهاية العصا والآخر يستمع بالطرف الآخر.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.もう一人が別の端っこで音を聞いていました ラエンネックは思いつきました
Daha da beterleşiyor: mesajlarımı dinlemek için aradığımda, ilk duyduğum şu: "87 mesajınız var.E diventa anche peggio: quando chiamo per riascoltare i miei messaggi, prima di tutto : " Hai 87 messaggi.
Daha da beterleşiyor: mesajlarımı dinlemek için aradığımda, ilk duyduğum şu:Aber es kommt noch schlimmer. Wenn ich anrufe, um meine Nachrichten abzuhören, höre ich zuerst:
Daha da beterleşiyor: mesajlarımı dinlemek için aradığımda, ilk duyduğum şu:Dalej jest jeszcze gorzej: jak dzwonię, żeby odsłuchać wiadomości słyszę najpierw:
Daha da beterleşiyor: mesajlarımı dinlemek için aradığımda, ilk duyduğum şu:En dan wordt het erger: als ik bel om mijn berichten op te halen, allereerst:
Daha da beterleşiyor: mesajlarımı dinlemek için aradığımda, ilk duyduğum şu:Et ce n'est pas le pire: lorsque j'appelle pour consulter mes messages:
Daha da beterleşiyor: mesajlarımı dinlemek için aradığımda, ilk duyduğum şu:그리고 상황은 점점 더 나빠집니다. 그리고 드디어 'My Message" 메뉴로 접근하면
Daha da beterleşiyor: mesajlarımı dinlemek için aradığımda, ilk duyduğum şu:Si apoi se inrautateste. cand sun sa-mi ascult mesajele, in primul rand:
Daha da beterleşiyor: mesajlarımı dinlemek için aradığımda, ilk duyduğum şu:Và còn có thứ tệ hơn nữa: khi tôi gọi để khôi phục lại tin nhắn đầu tiên sẽ là:
Daha da beterleşiyor: mesajlarımı dinlemek için aradığımda, ilk duyduğum şu:Y después se pone peor: cuando llamo para escuchar mis mensajes; primero que nada:
Daha da beterleşiyor: mesajlarımı dinlemek için aradığımda, ilk duyduğum şu:Дальше - хуже: когда я звоню прослушать свои сообщения, для начала:
Daha da beterleşiyor: mesajlarımı dinlemek için aradığımda, ilk duyduğum şu:Става и по-зле. Когато се обадя да прослушам съобщенията си, първо:
Daha da beterleşiyor: mesajlarımı dinlemek için aradığımda, ilk duyduğum şu:ואז זה מחמיר: כשאני מתקשר לשמוע את ההודעות שלי,
Daha da beterleşiyor: mesajlarımı dinlemek için aradığımda, ilk duyduğum şu:ويصبح الامر اكثر سوءا: عندما اتصل لاستلم رسائلي,
Daha da beterleşiyor: mesajlarımı dinlemek için aradığımda, ilk duyduğum şu:留守電を聞こうとすると まず「87件の留守番電話があります
Daha fazla yaygara yapmadan, dinlemek ister misiniz?Deci, fără multă tevatură, vreţi s-o auziţi?
Daha fazla yaygara yapmadan, dinlemek ister misiniz?Donc, sans parler plus, souhaitez-vous l'entendre ?
Daha fazla yaygara yapmadan, dinlemek ister misiniz?Entonces, sin más preámbulos, ¿les gustaría oírla?
Daha fazla yaygara yapmadan, dinlemek ister misiniz?Jadi, tanpa perlu ditunda lagi, Kalian ingin mendengarnya?
Daha fazla yaygara yapmadan, dinlemek ister misiniz?Không chần chờ gì nữa, mọi người muốn nghe tiếng đàn quay chứ?
Daha fazla yaygara yapmadan, dinlemek ister misiniz?그럼..이것저것 할 것 없이, 연주를 한번 들어보시겠어요?
Daha fazla yaygara yapmadan, dinlemek ister misiniz?Kurz und gut: Möchten Sie es sich einmal anhören?
Daha fazla yaygara yapmadan, dinlemek ister misiniz?Så, för att komma till sak, vill ni höra hur den låter?
Daha fazla yaygara yapmadan, dinlemek ister misiniz? (Seyirciler:Chega de conversa, alguém a quer ouvir?
Daha fazla yaygara yapmadan, dinlemek ister misiniz? (Seyirciler: Evet.)Λοιπόν, χωρίς άλλη καθυστέρηση, θα θέλατε να το ακούσετε; (Κοινό:
Daha fazla yaygara yapmadan, dinlemek ister misiniz?Szóval, további szövegelés helyett nem akarják inkább meghallgatni?
Daha fazla yaygara yapmadan, dinlemek ister misiniz?Tak więc, bez dalszych ceregieli, chcecie posłuchać?
Daha fazla yaygara yapmadan, dinlemek ister misiniz?Takže bez ďalších okolkov, chceli by ste ju počuť?
Daha fazla yaygara yapmadan, dinlemek ister misiniz?Zijn jullie er klaar voor om een stukje te horen?
Daha fazla yaygara yapmadan, dinlemek ister misiniz?И така, без повече празни приказки, искате ли да я чуете?
Daha fazla yaygara yapmadan, dinlemek ister misiniz?Ну, хватит разговоров! Вы хотите услышать её?
Daha fazla yaygara yapmadan, dinlemek ister misiniz?Що ж, годі теревенів. Хочете почути її?
Daha fazla yaygara yapmadan, dinlemek ister misiniz?אם כך, ללא שום עיקובים נוספים, האם תרצו לשמוע אותו?
Daha fazla yaygara yapmadan, dinlemek ister misiniz?لذلك، ومن دون أن نكثر من الكلام، هل تودّون سماعه؟
Daha fazla yaygara yapmadan, dinlemek ister misiniz?みなさん聞きたいですか? (聴衆: 聞きたい)
Derek: Beni çalarken dinlemek ister misiniz?Chcete mě slyšet hrát?
Derek: Beni çalarken dinlemek ister misiniz?제가 연주해 드릴까요?
Derek: Beni çalarken dinlemek ister misiniz?Möchten Sie mich spielen hören?
Derek: Beni çalarken dinlemek ister misiniz?Que voulez-vous m'écouter jouer ?
Derek: Beni çalarken dinlemek ister misiniz?Quý vị có muốn nghe tôi chơi không?
Derek: Beni çalarken dinlemek ister misiniz?Szeretnék hallani ahogy játszom?
Derek: Beni çalarken dinlemek ister misiniz?Volete sentirmi suonare?
Derek: Beni çalarken dinlemek ister misiniz?Willen jullie me horen spelen?
Derek: Beni çalarken dinlemek ister misiniz?Θα θέλατε να με ακούσετε να παίζω;
Derek: Beni çalarken dinlemek ister misiniz?Искате ли да чуете как свиря?
Derek: Beni çalarken dinlemek ister misiniz?Хотите, чтобы я сыграл?
Derek: Beni çalarken dinlemek ister misiniz?Що ви хочете, щоб я зіграв?
Derek: Beni çalarken dinlemek ister misiniz?האם תרצו לשמוע אותי מנגן?
Derek: Beni çalarken dinlemek ister misiniz?هل ترغبون في سماعي أعزف؟
Derek: Beni çalarken dinlemek ister misiniz?(聴衆:「『パガニーニの主題』」)
Diğerlerini dikkate almak ve dinlemek Finlandiya’da iyi davranışlar olarak kabul edilir.En Finlande, on considère comme une bonne attitude de prendre les autres en considération, et de les écouter.
Diğerlerini dikkate almak ve dinlemek Finlandiya’da iyi davranışlar olarak kabul edilir.En Finlandia se considera un comportamiento correcto prestar atención a los demás y escucharlos.
Diğerlerini dikkate almak ve dinlemek Finlandiya’da iyi davranışlar olarak kabul edilir.I Finland anses det vara välartat att ta hänsyn till och lyssna på andra.