Ana içeriğe geç
Sözlük

dindar ile cümle

dindar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dünyayı bölmenin en yaygın biçimi inananlar ve inanmayanlar, dindarlar ve ateistler olarak bölmek.احد الاساليب المعتادة لتقسيم العالم هو الى قسم المؤمنين واولئك غير المؤمنين --
Dünyayı bölmenin en yaygın biçimi inananlar ve inanmayanlar, dindarlar ve ateistler olarak bölmek.神を信じる人と 信じない人 信仰を持つ人と 無神論者という分け方でしょう
Finlilerin birçoğu Hristiyan olmasına rağmen pek dindar değildir.La plupart des Finlandais sont chrétiens, mais pas très pratiquants.
Finlilerin birçoğu Hristiyan olmasına rağmen pek dindar değildir.Många finländare är kristna men inte speciellt religiösa.
Finlilerin birçoğu Hristiyan olmasına rağmen pek dindar değildir.Monet suomalaiset ovat kristittyjä mutta eivät kovin uskonnollisia.
Finlilerin birçoğu Hristiyan olmasına rağmen pek dindar değildir.Muchos finlandeses son cristianos, pero no son muy practicantes.
Finlilerin birçoğu Hristiyan olmasına rağmen pek dindar değildir.Многие финны являются христианами, но в целом они не очень религиозны.
Finlilerin birçoğu Hristiyan olmasına rağmen pek dindar değildir.العديد من الفنلنديين مسيحيين، ولكنهم غير متدينين إلى حد كبير.
Finlilerin birçoğu Hristiyan olmasına rağmen pek dindar değildir.虽然许多芬兰人都是基督教徒,但芬兰人并不非常虔诚。在日常生活中却遵循许多基督教的教义。许多宗教节日都是芬兰的法定节假日,例如圣诞节和复活节。
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.- Det är bara smörgårdsbordsreligion. Du väljer bara det som passar.
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler."Hmph, se on vain kahvilauskontoa. Pelkkää valikoimista."
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.그들은 이것이 그저 뷔페식 종교라고, 사람들이 믿고 싶은 것만 골라서 믿는다고 비난합니다.
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler."Oh, eso es sólo una religión de cafetería. Simplemente estás escogiendo y seleccionando".
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler."Oh, isso é religião de café". "Só escolhe o que lhe convém".
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.Powiedzą: "To jest religijna kafeteria. Wybierasz to co ci akurat pasuje".
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.Tako rečejo: "Ah, to je samopostrežna vera, ker prebiraš."
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler."О, это просто религия кафетерия. Вы просто слишком разборчивы".
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.והם יאמרו, "אה, מה זה קפיטריה? אתה בוחר מה כן ומה לא."
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.و سوق يقولون "أوه ، إنها ليست سوى كافيتريا الدين" فأنت فقط تنتقي و تختار
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.ただ部分的に選択しているだけだと言います 私は、そのやり方はどこも悪くないと考えます
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.他們會說,"這只是自坐助餐式宗教。" 你只是在挑你喜歡的東西。
Kendinden menkul dindar bir Müslüman olan Jammeh, Allah'ın kararını asla sorgulamayacağını söyledi.Jammeh, autoproclamado musulmán devoto, dijo que nunca cuestionaría la decisión de Alá (Dios).
Kendinden menkul dindar bir Müslüman olan Jammeh, Allah'ın kararını asla sorgulamayacağını söyledi.M. Jammeh, qui se proclame fidèle musulman, a dit qu'il ne remettrait jamais en question la décision d'Allah.
Kendinden menkul dindar bir Müslüman olan Jammeh, Allah'ın kararını asla sorgulamayacağını söyledi.Ο Τζαμέ, ένας αυτοαποκαλούμενος ευσεβής μουσουλμάνος, είπε ότι ποτέ δεν θα αμφισβητήσει την απόφαση του Αλλάχ.
Kendinizi dindar olarak görüyorsanızHãy giơ tay lên.
Kendinizi dindar olarak görüyorsanız lütfen şimdi elinizi kaldırın.Bitte heben Sie jetzt ihre Hand, wenn Sie sich für einen religiösen Menschen halten.
Kendinizi dindar olarak görüyorsanız lütfen şimdi elinizi kaldırın.Kérem, emelje fel a kezét itt és most, aki vallásosnak tartja magát.
Kendinizi dindar olarak görüyorsanız lütfen şimdi elinizi kaldırın.Levez la main maintenant, s'il vous plait si vous vous considérez comme quelqu'un de croyant.
Kendinizi dindar olarak görüyorsanız lütfen şimdi elinizi kaldırın.Niech podniosą rękę ci, którzy uważają się za religijnych.
Kendinizi dindar olarak görüyorsanız lütfen şimdi elinizi kaldırın.Per favore alzate la mano se vi considerate delle persone religiose.
Kendinizi dindar olarak görüyorsanız lütfen şimdi elinizi kaldırın.Por favor levantem a mão direita agora se se consideram uma pessoa religiosa.
Kendinizi dindar olarak görüyorsanız lütfen şimdi elinizi kaldırın.Por favor levanten la mano ya, si se consideran personas religiosas.
Kendinizi dindar olarak görüyorsanız lütfen şimdi elinizi kaldırın.Prosím, zvedněte ruku, pokud se považujete za nábožného člověka.
Kendinizi dindar olarak görüyorsanız lütfen şimdi elinizi kaldırın.Steek je hand op als je vindt dat je een religieus persoon bent.
Kendinizi dindar olarak görüyorsanız lütfen şimdi elinizi kaldırın.Vă rog să ridicaţi o mână chiar acum dacă vă consideraţi o persoană religioasă.
Kendinizi dindar olarak görüyorsanız lütfen şimdi elinizi kaldırın.Σας παρακαλώ σηκώστε το χέρι σας τώρα αν θεωρείτε τον εαυτό σας θρησκευόμενο.
Kendinizi dindar olarak görüyorsanız lütfen şimdi elinizi kaldırın.Вдигнете ръка ако се считате за религиозен човек.
Kendinizi dindar olarak görüyorsanız lütfen şimdi elinizi kaldırın.Пожалуйста, поднимите руки, если считаете себя религиозными.
Kendinizi dindar olarak görüyorsanız스스로가 종교적(religious)이라고 생각하시면
Kendinizi dindar olarak görüyorsanızבבקשה הרימו את יד ימין
Kendinizi dindar olarak görüyorsanızمن فضلكم ارفعوا أيديكم فورا
Kendinizi dindar olarak görüyorsanız自分のことを宗教的だと思う人は。
Niteliğe gelelim. Zekâ ve dindarlık arasında, olumlu ya da olumsuz, bir bağıntı var mı?Existe alguma correlação, positiva ou negativa, entre a inteligência e a tendência para ser religioso?
Niteliğe gelelim. Zekâ ve dindarlık arasında, olumlu ya da olumsuz, bir bağıntı var mı?Van-e bármi összefüggés, pozitív vagy negatív, az intelligencia és a vallásosságra való hajlam között?
Onlar da "Sen de dindar mısın?" diyorlar."Czyli jednak jesteś wierzący?".
Onlar da "Sen de dindar mısın?" diyorlar.E loro dicono, "Quindi lei non è in qualche modo religioso?"
Onlar da "Sen de dindar mısın?" diyorlar."Então você não é uma espécie de religioso?"
Onlar da "Sen de dindar mısın?" diyorlar.En zij zeggen: "Ben je dan niet toch religieus?"
Onlar da "Sen de dindar mısın?" diyorlar."Na klar." Und sie sagen: "Also sind Sie irgendwie religiös?"
Onlar da "Sen de dindar mısın?" diyorlar."Seveda." In potem rečejo: "A nisi torej na nek način religiozen?"
Onlar da "Sen de dindar mısın?" diyorlar."Självklart" och de säger "Så är du inte lite religiös ändå?"
Onlar da "Sen de dindar mısın?" diyorlar."Takže jste tak trochu věřící?"
Onlar da "Sen de dindar mısın?" diyorlar."Természetesen." És ők azt felelik: "De akkor nem vagy félig-meddig vallásos?"
Onlar da "Sen de dindar mısın?" diyorlar.Y dicen: "¿Eres un poco religioso?
Onlar da "Sen de dindar mısın?" diyorlar.А вони мені: "Значить, ви таки релігійна людина?"
Onlar da "Sen de dindar mısın?" diyorlar."Конечно." Тогда они говорят: "Так вы в чем-то религиозны? "
Onlar da "Sen de dindar mısın?" diyorlar."Тогава не си ли донякъде религиозен?"
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.A byli w Jeruzalemie mieszkający Żydowie, mężowie nabożni, z każdego narodu tych, którzy są pod niebem.
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.A bývali v Jeruzaleme Židia, nábožní mužovia, zo všetkých národov, ktoré sú pod nebom.
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.Bivali so pa takrat v Jeruzalemu Judje, bogaboječi možje, iz vsakega naroda, ki je pod nebom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod