Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Las religiones tienen una actitud mucho más sana con el arte.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Le religioni hanno un atteggiamento molto più sano nei confronti dell'arte.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Les religions ont une attitude beaucoup plus raisonnable envers l'art.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Náboženský přístup k umění je mnohem zdravější.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Náboženstvá majú voči umeniu omnoho rozumejší postoj.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Obecnie religie mają rozsądniejsze podejście do sztuki.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Ora as religiões têm uma atitude muito mais sã em relação à arte.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Religies hebben een veel gezonder instelling tot kunst.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Religiile au o atitudine mult mai sănătosă către artă.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Religije pa imajo veliko razumnejši odnos do umetnosti.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Religionen haben eine viel vernünftigere Herangehensweise.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Religioner har et meget mere sundt forhold til kunst.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Religion har en mycket sundare inställning till konst.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Tôn giáo có một thái độ đúng mực hơn với nghệ thuật.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Οι θρησκείες έχουν μια πολύ πιο λογική στάση απέναντι στην τέχνη.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Натомість релігії розсудливіше ставляться до мистецтва.
Dindar olduğunu sanıp da dilini dizginlemeyen kişi kendini aldatır. Böylesinin dindarlığı boştur.누구든지 스스로 경건하다 생각하며 자기 혀를 재갈 먹이지 아니하고 자기 마음을 속이면 이 사람의 경건은 헛것이라
Dindar olduğunu sanıp da dilini dizginlemeyen kişi kendini aldatır. Böylesinin dindarlığı boştur.Se alguém cuida ser religioso e não refreia a sua língua, mas engana o seu coração, a sua religião é vã.
Dindar olduğunu sanıp da dilini dizginlemeyen kişi kendini aldatır. Böylesinin dindarlığı boştur.Коли хто думав, що він вірен між вами, не уздаючи язика свого, а обманюючи серце своє, у того марна віра.
Dindar olduğunu sanıp da dilini dizginlemeyen kişi kendini aldatır. Böylesinin dindarlığı boştur.Обаче, ако изпълнявате царският закон, според писанието: +Да обичаш ближният си като себе си+, добре правите.
Dindar olduğunu sanıp da dilini dizginlemeyen kişi kendini aldatır. Böylesinin dindarlığı boştur.איש מכם אם ידמה להיות עבד אלהים ואיננו שם רסן ללשנו כי אם מתעה הוא את לבבו עבדתו אך לריק תהיה׃
Dindar olduğunu sanıp da dilini dizginlemeyen kişi kendini aldatır. Böylesinin dindarlığı boştur.ان كان احد فيكم يظن انه ديّن وهو ليس يلجم لسانه بل يخدع قلبه فديانة هذا باطلة.
Dindar olduğunu sanıp da dilini dizginlemeyen kişi kendini aldatır. Böylesinin dindarlığı boştur.若 有 人 自 以 為 虔 誠 、 卻 不 勒 住 他 的 舌 頭 、 反 欺 哄 自 己 的 心 、 這 人 的 虔 誠 是 虛 的
Dindar olduğunu sanıp da dilini dizginlemeyen kişi kendini aldatır. Böylesinin dindarlığı boştur.若 有 人 自 以 為虔誠 、 卻 不 勒住 他 的 舌頭 、 反 欺哄 自己 的 心 、 這人 的 虔誠 是 虛的
Dindar olmak istediğimizde ise tanrımızın yılı anlamına gelen A.D. diyoruz'A.D.'라고 하면 되겠습니다 라틴어 'Anno Domini'의 약자로
Dindar olmak istediğimizde ise tanrımızın yılı anlamına gelen A.D. diyoruzAmi azt jelenti, hogy az urunk éve.
Dindar olmak istediğimizde ise tanrımızın yılı anlamına gelen A.D. diyoruz'Anno Domini', eu acredito
Dindar olmak istediğimizde ise tanrımızın yılı anlamına gelen A.D. diyoruz"dopo Cristo", credo
Dindar olmak istediğimizde ise tanrımızın yılı anlamına gelen A.D. diyoruzHvis vi er religiøse, så siger vi efter Kristus, Det forkortes e.Kr.
Dindar olmak istediğimizde ise tanrımızın yılı anlamına gelen A.D. diyoruzJeśli jesteśmy wierzący, mówimy A.D. co oznacza "roku Pańskiego"
Dindar olmak istediğimizde ise tanrımızın yılı anlamına gelen A.D. diyoruzQuand on veut être religieux on dit A. D. (après J.-C.) ce qui signifie "l'année de notre Seigneur"
Dindar olmak istediğimizde ise tanrımızın yılı anlamına gelen A.D. diyoruzЯкщо ми є віруючими, кажемо н.е. що означає "від народження Христового"
Dindar olmak istediğimizde ise tanrımızın yılı anlamına gelen A.D. diyoruzאנחנו אומרים 'הספירה הכללית' ' לפני הספירה הכללית' כשאנחנו רוצים להיות דתיים אנחנו אומרים A.D (זה בליטינית)
Dindar olmak istediğimizde ise tanrımızın yılı anlamına gelen A.D. diyoruzأ.د و التى تعنى "سنة الرب" anno domino باللاتينية على ما اعتقد
Dindar olmak istediğimizde ise tanrımızın yılı anlamına gelen A.D. diyoruzこれは、'the year of our lord'を意味します。 ラテン語では'Anno Domini'でしょうか? 'the year of our lord' の意味です。
Dinin bunun üzerinde tekeli yoktur, fakat çok fazla tuhaf dindar tipler var.Agama tidak memiliki monopoli terhadap hal tersebut, namun banyak sekali orang-orang aneh yang beragama.
Dinin bunun üzerinde tekeli yoktur, fakat çok fazla tuhaf dindar tipler var.A vallásnak nincs erre monopóliuma, bár nagyon sok furcsa vallásos ember van.
Dinin bunun üzerinde tekeli yoktur, fakat çok fazla tuhaf dindar tipler var.종교가 괴짜들을 독점하지는 않습니다. 물론 종교적인 괴짜도 많이 있죠.
Dinin bunun üzerinde tekeli yoktur, fakat çok fazla tuhaf dindar tipler var.La religione non ha il monopolio al riguardo, ma ci sono molti folli religiosi.
Dinin bunun üzerinde tekeli yoktur, fakat çok fazla tuhaf dindar tipler var.La religion n'a pas le monopole à cet égard, néanmoins il existe de nombreux fous religieux.
Dinin bunun üzerinde tekeli yoktur, fakat çok fazla tuhaf dindar tipler var.La religión no tiene un monopolio en esta area, aunque sí hay un sinnúmero de lunáticos religiosos.
Dinin bunun üzerinde tekeli yoktur, fakat çok fazla tuhaf dindar tipler var.Náboženství nemá na to monopol, ale je mnoho náboženských cvoků.
Dinin bunun üzerinde tekeli yoktur, fakat çok fazla tuhaf dindar tipler var.Náboženstvo nemá na to monopol, ale je mnoho náboženských cvokov.
Dinin bunun üzerinde tekeli yoktur, fakat çok fazla tuhaf dindar tipler var.Religia nie ma na to monopolu, choć jest mnóstwo religijnych dziwaków.
Dinin bunun üzerinde tekeli yoktur, fakat çok fazla tuhaf dindar tipler var.Religia nu are un monopol în chestiunea asta, dar sunt o grămadă de ţăcăniţi religioşi.
Dinin bunun üzerinde tekeli yoktur, fakat çok fazla tuhaf dindar tipler var.Religie bezit geen monopolie daarop, maar er zijn veel religieuze excentriekelingen.
Dinin bunun üzerinde tekeli yoktur, fakat çok fazla tuhaf dindar tipler var.Tôn giáo không có sự độc tôn trong đó nhưng có rất nhiều điều không hay ở tôn giáo.
Dinin bunun üzerinde tekeli yoktur, fakat çok fazla tuhaf dindar tipler var.Η θρησκεία δεν έχει μονοπώλιο σε αυτό, αλλά υπάρχουν πολλοί θρησκευτικοί εκκεντρισμοί.
Dinin bunun üzerinde tekeli yoktur, fakat çok fazla tuhaf dindar tipler var.Религия не держит монополию на это, но есть множество и религиозных чудаков.
Dinin bunun üzerinde tekeli yoktur, fakat çok fazla tuhaf dindar tipler var.Религията няма монопол върху това, но има доста религиозни чешири.
Dinin bunun üzerinde tekeli yoktur, fakat çok fazla tuhaf dindar tipler var.Релігія не має монополії на це, але існує й безліч релігійних диваків.
Dinin bunun üzerinde tekeli yoktur, fakat çok fazla tuhaf dindar tipler var.לדת אין מונופול על זה, אבל יש הרבה משוגעים דתיים.
Dinin bunun üzerinde tekeli yoktur, fakat çok fazla tuhaf dindar tipler var.ليس للدين حكر على ذلك، لكن هناك الكثير من المهووسين دينياً.
Dinin bunun üzerinde tekeli yoktur, fakat çok fazla tuhaf dindar tipler var.宗教的変わり者はたくさんいます 非宗教的な変わり者だっています 賢い変人、馬鹿な変人
Dünyayı bölmenin en yaygın biçimi inananlar ve inanmayanlar, dindarlar ve ateistler olarak bölmek.Jedním ze nejběžnějších způsobů dělení světa je na ty kdo věří a ty kdo nevěří. Na věřící a ateisty.
Dünyayı bölmenin en yaygın biçimi inananlar ve inanmayanlar, dindarlar ve ateistler olarak bölmek.Jednym z najprostszych podziałów świata jest ten na wierzących i niewierzących, ludzi religijnych i ateistów.
Dünyayı bölmenin en yaygın biçimi inananlar ve inanmayanlar, dindarlar ve ateistler olarak bölmek.세상을 둘로 나누는 가장 통상적인 방법의 하나는 믿는 사람과 믿지 않는 사람
Dünyayı bölmenin en yaygın biçimi inananlar ve inanmayanlar, dindarlar ve ateistler olarak bölmek.Una de las formas más comunes de dividir al mundo es en creyentes y no creyentes, en religiosos y ateos.
Dünyayı bölmenin en yaygın biçimi inananlar ve inanmayanlar, dindarlar ve ateistler olarak bölmek.Un mod obișnuit de a împărţi lumea este în cei ce cred şi cei care nu cred -- în credincioşi şi atei.
Dünyayı bölmenin en yaygın biçimi inananlar ve inanmayanlar, dindarlar ve ateistler olarak bölmek.אחת הדרכים השכיחות ביותר לחלוקת העולם היא לאלו המאמינים ואלו שלא --