Ana içeriğe geç
Sözlük

dindar ile cümle

dindar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Demokratlar da, Cumhuriyetçiler de, seçilmek için dindarlıklarıyla caka satarlar.Демократи, так само як і республіканці хизуються своєю релігійністю, якщо хочуть бути обраними.
Demokratlar da, Cumhuriyetçiler de, seçilmek için dindarlıklarıyla caka satarlar.Демократы, так же как и республиканцы, демонстрируют свою религиозность, если они хотят быть избранными.
Demokratlar da, Cumhuriyetçiler de, seçilmek için dindarlıklarıyla caka satarlar.И демократи, и републиканци парадират с тяхната религиозност ако искат да бъдат избрани.
Demokratlar da, Cumhuriyetçiler de, seçilmek için dindarlıklarıyla caka satarlar.הוא ידע שזה לא מאיים על בחירתו; להיפך. הן הדמוקרטים והן הרפובליקנים מתפארים בדתיותם אם ברצונם להיבחר.
Demokratlar da, Cumhuriyetçiler de, seçilmek için dindarlıklarıyla caka satarlar.הן הדמוקרטים והן הרפובליקנים מפגינים את דתיותם
Demokratlar da, Cumhuriyetçiler de, seçilmek için dindarlıklarıyla caka satarlar.يتباهى الديموقراطيون والجمهوريون بتدينهم..
Demokratlar da, Cumhuriyetçiler de, seçilmek için dindarlıklarıyla caka satarlar.もし選挙で当選したいなら どちらの政党も「神の下の一つの国」と唱えます
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Религии же занимают гораздо более разумную позицию в отношении искусства.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Религиите, обаче, имат много по-здравомислещо отношение към изкуството.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.כעת, לדתות יש גישה שפויה בהרבה לאמנות.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.الاديان لديها موقف اكثر عقلانية تجاه الفن
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.芸術の意味を説明するのに躊躇いません
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Assurdo, dice il punto di vista religioso nel mondo.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.C'est absurde, selon la vision du monde qu'ont les religions.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Disparate, diz o ponto de vista do mundo religioso.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.종교적인 사고 방식으로 보면 어림도 없는 말이죠.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Mustahil, kata orang-orang dengan sudut pandang dunia religius.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Nesmisel, pravi religiozni pogled na svet.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Nezmysel, hovorí náboženstvo.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Nonsens, odpowiedzą religie na całym świecie.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Nonsens, zegt het religieuze wereldbeeld.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Ostobaság, mondja a vallásos világnézet.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Prostii, spune perspectiva religioasă.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Skitsnack, säger religionens världsbild.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Sludder, siger den religiøse verdensopfattelse.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Tonterías, dice el mundo religioso.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor."Unsinn", sagt das religiöse Weltbild.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Vô lý, quan điểm tôn giáo thế giới lên tiếng.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Z náboženského pohledu nesmysl.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Ανοησίες, λέει η θρησκευτική θεώρηση.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Глупости, казва религиозният светоглед.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor."Дурниці," - заперечує релігія.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.שטויות, אומרות השקפות העולם הדתיות.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.ذلك هراء من وجهة نظر العالم المتدين.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.宗教的観点では 暦が必要であり スケジュールが必要であり
Dindar biri olsanız da olmasanız da, çoğu modern takvim İsa'nın doğumunu başlangıç noktası kabul ederÉs ha vallásosak vagyunk, ha nem, a modern dátumaink Jézus születésétől függőek.
Dindar mısınız?Bạn có theo đạo không?
Dindar mısınız?Czy jesteście religijni?
Dindar biri olsanız da olmasanız da, çoğu modern takvim İsa'nın doğumunu başlangıç noktası kabul eder그리고 종교의 유무에 상관없이 대부분 날짜는 예수의 탄생을 기준으로 하지요
Dindar biri olsanız da olmasanız da, çoğu modern takvim İsa'nın doğumunu başlangıç noktası kabul ederSea que seamos religiosos o no, el caso es que
Dindar biri olsanız da olmasanız da, çoğu modern takvim İsa'nın doğumunu başlangıç noktası kabul ederTento člověk žil v Bagdádu a v této části světa se našlo hodně z historie algebry.
Dindar biri olsanız da olmasanız da, çoğu modern takvim İsa'nın doğumunu başlangıç noktası kabul ederUanset om du er religiøs eller ej, så er vores moderne tidsregning år efter fødslen af Jesus.
Dindar biri olsanız da olmasanız da, çoğu modern takvim İsa'nın doğumunu başlangıç noktası kabul ederאז זה.... ציר זמן ואז בלי קשר לשאלה אם אתה דתי
Dindar biri olsanız da olmasanız da, çoğu modern takvim İsa'nın doğumunu başlangıç noktası kabul ederو بغض النظر عما كنت متديناً ام لا فمعظم التواريخ الحديثة متعلقة بمولد المسيح
Dindar biri olsanız da olmasanız da, çoğu modern takvim İsa'nın doğumunu başlangıç noktası kabul eder現代の歴史は西暦で、キリストの誕生に起源します。 ここにおきます。
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.A vallásos nézet szerint szükségünk van naptárakra, az idő strukturálására, a találkozások szinkronizálására.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.Dat zegt dat we kalenders nodig hebben, we moeten tijd structureren, we moeten ontmoetingen synchroniseren.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.종교는 우리에게 시간을 관리할 달력도 필요하고 모임을 마련해 주는 체계도 필요하다고 말합니다.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.La religión dice: necesitamos calendarios, estructurar el tiempo, tenemos que sincronizar encuentros.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.Potrebujeme kalendáre, potrebuje určenie času, potrebujeme načasovať myšlienky.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.Religia spune că ne trebuie calendare, trebuie să structurăm timpul. trebuie să sincronizăm evenimentele.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.Według religii potrzebujemy kalendarzy, dzielenia czasu, musimy synchronizować wydarzenia.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.Z náboženského pohledu potřebujeme kalendáře, strukturovat čas, synchronizovat setkání.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.Λέει πως χρειάζονται ημερολόγια, χρειάζεται δομή στο χρόνο, χρειάζεται συγχρονισμός στις συναντήσεις.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.השקפות עולם דתיות אומרות כי אנו צריכים לוחות שנה, אנחנו צריכים לארגן את הזמן, אנחנו צריכים לתאם מפגשים.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.وجهة النظر الدينية تقول اننا نحتاج الى تقويم زمني , نحتاج الى هيكل زمني, نحتاج الى مزامنة اللقاءت
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.出会いを仕組む必要があるのです これはまた
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.A vallásoknak sokkal józanabb a művészethez való hozzáállásuk.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Kini, agama-agama memiliki perilaku yang lebih masuk akal terhadap seni.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.종교는 예술에 대해 훨씬 더 온전한 아이디어를 가지고 있습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dindar ile cümle - Sayfa 11 - dindar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App