Ana içeriğe geç
Sözlük

din ile cümle

din kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Yağmur dinince yürüyüş yapalım.Let's go for a walk after it stops raining.
Kelt müziği dinliyoruz.We're listening to Celtic music.
İslam'ı öğretemiyoruz çünkü din eğitimi verecek öğretmenimiz yok.We can't teach Islam because we don't have a religious education teacher.
Tom damar şarkılar dinledi.Tom listened to sad music.
Tom hüzünlü parçalar dinledi.Tom listened to sad music.
Sami kasetin diğer yarısını dinledi.Sami listened to the other half of the tape.
Caz dinlemekten hoşlanırım.I enjoy listening to jazz.
Sami çok dindar bir Müslüman ailede yetişti.Sami grew up in a very religious Muslim family.
Sami Kuran dinliyordu.Sami was listening to the Quran.
Sami lisedeyken dini sohbetlere katılmaya başlamıştı.Sami started attending a halaqa at high school.
Sami gerçek dinin İslam olduğunu biliyor.Sami knows that Islam is the true religion.
Sami gerçek dinin İslam olduğunu söyledi.Sami said that Islam is the true religion.
Sami bunu dinliyordu.Sami was listening to this.
Sami'nin dinle alakası yok. Namaz kılmayı bile bilmez.Sami isn't religious at all. He doesn't even know how to pray.
Dinlenme bedeni ve zihni besler.Rest nurtures the body and the mind.
Dinlenme vücudu ve aklı besler.Rest nurtures the body and the mind.
Dinlemeyi reddediyorum.I refuse to listen.
Alman filozof ve ekonomist Karl Marx şunu söyledi: Din halkın afyonudur.Karl Marx, a German philosopher and economist, said: Religion is the opium of the people.
Mary'nin sesi dinlendiricidir.Mary's voice is soothing.
Dışarısı aşırı soğuk olduğundan dolayı yatakta dinleniyorum.I'm staying in bed, because it's too cold outside.
Sami camide cuma hutbesini dinledi.Sami listened to the Friday sermon at the mosque.
Sami Fazıl'ın okuduğu cuma hutbesini dinledi.Sami listened to the Friday sermon delivered by Fadil.
Dinlenmeye ihtiyaçları var.They need their rest.
Tom, beni dinle!Tom, listen to me!
Tom müzik dinlemeyi seviyor.Tom likes to listen to music.
Tom radyoda haber dinliyor.Tom is listening to the news on the radio.
Tom radyoda haberleri dinliyor.Tom is listening to the news on the radio.
Senin mazeretlerini dinlemekten bıktım.I'm tired of hearing your excuses.
Tom dindardır.Tom is religious.
Tom dini bütündür.Tom is religious.
Dinlemekten keyif aldığım müzik türü bu.This is the kind of music that I like to listen to.
Tom'un önerisini dinlemeliydik.We should've taken Tom's advice.
Bu şarkıyı dinlerken Tom'u düşünüyorum.When I hear this song, I think of Tom.
Hayat hikâyeni dinleyecek zamanım yok.I don't have time to listen to your life story.
Gerçekten dinliyor musun, yoksa konuşmak için sıranı mı bekliyorsun?Are you really listening, or just waiting for your turn to speak?
Beni dinliyor musun ki?Are you even listening to me?
Beni dinliyor musun sen?Are you even listening to me?
Belki de Tom'u dinlemelisin.Maybe you should listen to Tom.
Tom'un sincabı rock müzik dinlemeyi sever.Tom's squirrel likes to listen to rock music.
Din hakkında konuşmayalım.Let's not talk about religion.
Dinimi hiç düşünmedim.I never thought about my religion.
İslam gerçek dindir.Islam is the true religion.
İslam, hak dindir.Islam is the true religion.
İslam, gerçeğin dinidir.Islam is the religion of truth.
Benim dinim İslam'dır.My religion is Islam.
İslam barış dinidir.Islam is a religion of peace.
Tanrıya inanmak için dindar olmanıza gerek yok.You don't need to be religious to believe in God.
Doktor beni dinlemiyordu.The doctor wasn't listening to me.
Tom'u dinlemedi.She didn't listen to Tom.
Tom bir dinî tarikata girdi.Tom joined a religious cult.
Geceleri ambiyans müziği dinlemeyi severim.I like listening to ambient music at night.
Gece ambient müzik dinlemesini seviyorum.I like listening to ambient music at night.
Tom'un üzerinde dinleme cihazı var.Tom is wearing a wire.
İslam şuan da taptığım dindir.Islam is the religion that I follow.
Allah indinde din İslam'dır.Islam is the religion of God.
Dinini sorguluyordu.He was questioning his religion.
Uzun bir günün ardından kanepede dinlenmeyi sever.He likes to rest on the couch after a long day.
Tüm gün çalıştığı için dinlenmek istedi.Having worked all day, he wanted to take a rest.
Kıpırdamadan sessizce dinledi.He stood motionless, listening carefully.
Yağmur dinene kadar burada kalmayı düşünüyor.He plans to stay here until it stops raining.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod