Durup dinlenelim.Let's stop and rest.
Tom iyi bir dinleyiciydi.Tom was a good listener.
Sami dinsel bir cemaat üyesiydi.Sami was a member of the congregation.
Sami'nin telefonları dinlendi.Sami's phones were wiretapped.
Rock müzik dinlemek hoşunuza gidiyor mu?Do you like to listen to rock music?
Neden hiç dinleyemiyorsun?Why can't you ever listen?
Sami sadece arkasına yaslandı ve Leyla'yı dinlerken "aham" demeye devam etti.Sami just sat back and kept saying "aham" while he listened to Layla.
Sami bir süre dinlenmek istedi.Sami wanted to rest for a while.
Sami, Leyla'nın tavsiyesini dinleyecek kadar akıllıydı.Sami was smart enough to listen to Layla's advice.
Sami oturup dinlenmedi bile.Sami didn't even sit down and relax.
Hastaysan lütfen dinlen.If you're sick, please rest.
Sami dindar bir adamdır.Sami is a religious man.
Şimdi dinlenmek zorundayım.Now I have to rest.
Tom, Mary'ye her şeyi açıklamaya çalıştı ama o dinlemedi.Tom tried to explain everything to Mary, but she wouldn't listen.
Sami çocukların televizyon programlarını dinledi.Sami listened to children's TV programs.
Tom asla söylediğim şeyi dinlemez.Tom never listens to what I say.
Kızma. Gerçekten dinlenmek zorundayım.Don't be angry. I really have to rest.
Genellikle ne zaman müzik dinlersin?When do you usually listen to music?
Bütün gündür klasik müzik dinliyorum.I've been listening to classical music all day.
Caz dinlemek hoşuna gidiyor mu?Do you like listening to jazz?
Sami'nin, annesini dinlemesi gerekir.Sami should listen to his mother.
Sami sesli postayı dinledi.Sami listened to the voice mail.
Sami, Leyla'yı dinliyordu.Sami was listening to Layla.
Sami'nin onu dinlemesi gerek.Sami needs to listen to that.
Bu öğleden sonra dinleneceğim.This afternoon, I'll rest.
Tom'un biraz dinlenmesine izin vermemiz gerektiğini düşünüyorum.I think that we should let Tom rest a bit.
Gerçekten herhangi birinin dinlediğini düşünüyor musun?Do you really think anyone is listening?
Kimse seni dinlemeyecek.No one will listen to you.
Dinlemeye gerek görmedim.I didn't need to hear that.
Dinlememe gerek yoktu.I didn't need to hear that.
Bu istatistiklerin dinamik olarak güncellenmesi gerekmez.These statistics don't need to be dynamically updated.
Müziği dinlerken yemeği hazırlar.She prepares the meal while listening to music.
Anne, lütfen beni dinle.Mom, please listen to me.
Tom bir ağacın gölgesinde dinleniyor.Tom is resting in the shade of a tree.
Belki bir dahaki sefere dikkatli olmanı söylediğimde beni dinlersin.Maybe next time you'll listen to me when I tell you to be careful.
Tom'un grubunu dinlemekten zevk aldım.I enjoyed listening to Tom's band.
Tom klasik müzik dinlemekten hoşlanır.Tom likes listening to classical music.
Tom, Mary'nin söylediklerini dinlememeli.Tom shouldn't listen to what Mary says.
Tom dindar bir adam.Tom is a religious man.
Tom'un çok dikkatli dinlediğini sanmıyorum.I don't think Tom was listening very carefully.
Tom bize yetişene kadar burada dinlenelim.Let's rest here until Tom catches up with us.
Tom dincidir.Tom is a religious fanatic.
Biraz dinlenmene izin vereceğim.I'll let you rest a little.
Tom dinliyor, değil mi?Tom is listening, isn't he?
Dinlenmen gerekiyor, değil mi?You're supposed to be resting, aren't you?
Dinleniyor olman gerekiyor, değil mi?You're supposed to be relaxing, aren't you?
Tom şimdi dinleniyor, değil mi?Tom is resting now, isn't he?
Ne zaman radyo dinlemek istersiniz?When do you like to listen to the radio?
Dün klasik müzik dinledin mi?Did you listen to classical music yesterday?
Kendinizi dindar biri olarak görüyor musunuz?Do you consider yourself a religious person?
Radyodaki haberleri sık sık dinler misiniz?Do you often listen to the news on the radio?
Tom gerçekten beni hiç dinlemez.Tom really never listens to me.
Tom şimdi dinliyor, değil mi?Tom is listening now, isn't he?
"Hiç radyo dinler misin?" "Evet, araba sürerken radyo dinlerim. ""Do you ever listen to the radio? "Yes, I listen to the radio when I'm driving."
Doktor bana birkaç gün dinlenmemi söyledi.The doctor told me to rest for a few days.
Otur ve dinlen.Take the weight off your feet. Sit down and relax.
Çalışırken müzik dinlerim.I listen to music while I work.
Yaşlı adam abuk subuk konuşurken Tom sabırla dinledi.Tom listened patiently as the old man rambled on.
Tom bir dinlenme alanında durdu.Tom stopped at a rest area.
Telefonunu kaldır ve beni dinle.Put your phone away and listen to me.