Tom, Mary'nin Chuck's Diner'da yemek yemek istediğini söylüyor.Tom says Mary wants to eat at Chuck's Diner.
Tom Mary'yi dinlemediğim için bana kızdı.Tom got mad at me for not listening to Mary.
Artık asla klasik müzik dinlemiyorum.I never listen to classical music anymore.
Tom'un gerçekten ihtiyacı olan şey biraz dinlenmek.What Tom really needs now is some rest.
Hangi CD'yi dinlemek istersiniz?Which CD would you like to listen to?
Tom çok dindar bir kişi değildir.Tom isn't a very religious person.
Tom sadece heavy metal dinliyor..Tom only listens to heavy metal.
Ben bütün gün müzik dinlerim.I listen to music all day long.
Eve gitmelisin ve dinlenmelisin.You should go home and relax.
Tom sadece internete kopyalanan yayınları dinler.Tom only listens to podcasts.
Tom'un Mary'yi dinlemesi gerekiyor.Tom needs to listen to Mary.
Tom Mary'yi dinlemeli.Tom needs to listen to Mary.
Tom Mary'yi dinlemek zorunda.Tom has to listen to Mary.
Sami'nin beni dinlemesi gerek.Sami should listen to me.
Sami'nin beni dinlemesi lazım.Sami should listen to me.
Dün gece radyo dinledim.I listened to the radio last night.
Sami dini bütün bir aileden geliyordu.Sami was from a practising Muslim family.
Sami İslam'ın barış dini olduğunu söyledi.Sami said that Islam is a religion of peace.
Sami İslami bir radyo kanalı dinliyordu.Sami was listening to a Muslim radio station.
Sami İslam'ın bir terör dini olduğuna inanıyordu.Sami believed that Islam was a religion of terror.
Sami caminin arka tarafında oturup Kuran dinledi.Sami sat in the back of the mosque and listened to the Quran.
Sami birkaç Kuran ayeti dinledi.Sami listened to a few verses from the Quran.
Sami İslam'ı harika bir din olarak gördü.Sami found Islam an amazing religion.
Tom'un konuşmasını dinlemek için çok geç geldim.I arrived too late to hear Tom's speech.
Tom ve Mary aynı tür müzik dinlemekten hoşlanır mı?Do Tom and Mary like to listen to the same kind of music?
Tom Mary'nin dinlediğini düşünüyordu, ama o dinlemiyordu.Tom thought Mary was listening, but she wasn't.
Tom odasında, müzik dinliyor.Tom is in his room, listening to music.
Tom gerçekten dikkatle dinliyordu.Tom was paying really close attention.
Tom pek çok din okudu.Tom has studied many religions.
Tom haberi dinliyordu.Tom was listening to the news.
Tom haber dinliyor.Tom is listening to the news.
Tom dinlenmek istemiyor.Tom doesn't want to relax.
Tom dinlenmek istemedi.Tom didn't want to relax.
Tom dinlenmek istiyordu.Tom wanted to relax.
Tom'a söylemeye çalışmayı sürdürdüm, ama o dinlemedi.I kept trying to tell Tom that, but he wouldn't listen.
Bir ağacın gölgesinde dinlendim.I rested in the shade of a tree.
Tom annesini dinlemiş olmalıydı.Tom should've listened to his mother.
Tom konuşunca insanlar dinler.When Tom speaks, people listen.
Tom konuştuğu zaman insanlar dinler.When Tom speaks, people listen.
Tom'un dinlenmesi gerekiyor.Tom needs to rest.
Radyo dinlemek hoşuma gidiyor.I enjoy listening to the radio.
Artık rap dinlemiyorum.I don't listen to rap anymore.
Tom'un Mary'yi dinlemesi gerekir.Tom should listen to Mary.
Tom dinlenmeye ihtiyacı olduğunu söyledi.Tom said he needed a rest.
Beni dinlemediği için Tom'a kızgınım.I got mad at Tom for not listening to me.
Tom'a dinlenmesi gerektiğini söyledim.I told Tom he should rest.
Sami hikayeyi dinledi.Sami listened to the story.
Sami anlatıyı dinledi.Sami listened to the story.
Tom söylediklerimi daha dikkatli dinleseydi güzel olurdu.It would've been nice if Tom had listened to what I said more carefully.
Soğuk kış aylarında çoğu balık yavaşlar ve dibe yakın yerlerde dinlenir.Most fish slow down and "rest" near the bottom during cold winter months.
Tom bolca dinleniyor.Tom gets plenty of rest.
Sami, Leyla'yı dinler.Sami listens to Layla.
Klasik müzik dinlemeyi sever misin?Do you like to listen to classical music?
Caz dinlemeyi sever misin?Do you like to listen to jazz?
Sami sohbeti dinledi.Sami heard the conversation.
Tom ve ben sahilde dalgaların sesini dinleyerek oturduk.Tom and I sat on the beach listening to the sound of the waves.
Chuck's Diner pazartesi günleri kapalıdır.Chuck's Diner is closed on Mondays.
Radyoyu dinle.Listen to the radio.
Çocukken, radyo dinleyerek saatler geçirirdim.When I was a kid, I used to spend hours listening to the radio.
Bugünlerde radyoyu sadece araba kullanırken dinliyorum.Nowadays, I only listen to the radio when I'm driving.