Tom ne tür müzik dinlemek ister?What kind of music does Tom like to listen to?
Tom'un odasından gelen müzik dinlediğimi sanıyordumI thought I heard music coming from Tom's room.
Tom, Mozart dinlemek istiyordu.Tom wanted to listen to Mozart.
Tom Mozart'ı dinlemek istiyor.Tom wanted to listen to Mozart.
Tom, Mozart'la ilgili bir şey dinlemek istedi.Tom wanted to listen to something by Mozart.
Tom Mozart tarafından bir şey dinlemek istiyor.Tom wanted to listen to something by Mozart.
Tom biraz Mozart dinlemek istiyordu.Tom wanted to listen to some Mozart.
Tom bir Mozart dinlemek istedi.Tom wanted to listen to some Mozart.
Büyükannem dindar olduğumu düşünüyor.My grandmother thinks that I am religious.
Bilgili bir kişiyi dinlemek harika.It's marvellous to listen to a learned person.
Onlar ayrıca Snow White'ın dinsiz üvey annesini de davet ettiler.They also invited Snow White's godless stepmother.
Ben ne dinliyorum?What am I listening to?
O müzik dinlerken bir mektup yazdı.He wrote a letter while listening to music.
Mary'nin zırvasını daha fazla dinlemek zorunda kalırsam, deliririm.If I have to listen to Mary's twaddle any further, I'll get mad.
Mary'nin zırvalarını daha fazla dinlemek zorunda kalırsam, deliririm.If I have to listen to Mary's twaddle any further, I'll get mad.
Mary'nin zırvalıklarını daha fazla dinlersem delireceğim.If I have to listen to Mary's twaddle any further, I'll get mad.
Fransız müziği dinliyordum.I was listening to French music.
Onun beni neden dinlemediğini anlayamıyorum.I cannot understand why he doesn't listen to me.
Tom fiziken ve zihnen hâlâ çok dinç.Tom is physically and mentally still very active.
Kendileriyle ilgili biriyle konuşun ve onlar saatlerce dinleyecekler.Talk to someone about themselves and they'll listen for hours.
İki kulağımız ve bir ağız var, bu nedenle söylediklerimizden daha çok dinlemeliyiz.We have two ears and one mouth, so we should listen more than we say.
Tom radyo dinlemeyi sever.Tom likes to listen to the radio.
Lütfen Tom'un söylemek zorunda olduklarını dinleyin.Please listen to what Tom has to say.
Herkes Tom'un hikayesini dinledi.Everyone listened to Tom's story.
Tom odasında müzik dinliyor.Tom is listening to music in his room.
Tom öğretmenlerini dinlemiyor.Tom doesn't listen to his teachers.
Tom ve ben farklı şekillerde dinleniyoruz.Tom and I relax in different ways.
Tom'un güçlü dini inançları var.Tom has strong religious beliefs.
Biz sık sık Mozart dinleriz.We often listen to Mozart.
Kar dinmiyor.The snow isn't letting up.
Tom Mary'nin yanına oturdu ve sessizce dinledi.Tom sat next Mary and listened quietly.
Chuck's Diner kapandı.Chuck's Diner has closed.
Biraz dinlenmeniz gerekiyor.You need to relax a bit.
Biraz dinlenmeliyim.I need to get some rest.
Tom sadece caz dinler.Tom only listens to jazz.
Ben artık tamamen dinlendim.I'm all rested now.
İnsanlar kendilerini dinlenme peşinde yorarlar.Men tire themselves in pursuit of rest.
Tom kimseyi dinlemez.Tom won't listen to anyone.
Onların yeni plaklarını birlikte dinleyeceğiz.We're going to listen to their new record together.
Onların yeni albümünü birlikte dinleyeceğiz.We'll be listening to their new album together.
Söylediğin her şeyi dinleyeceğimize söz veriyorum.I promise we'll listen to everything you say.
Bu ilaç ağrını dindirecek.This medicine will assuage the pain.
Tom Mary'nin söylediği herhangi bir şeyi dinlemeye istekli görünmüyordu.Tom didn't seem to be willing to listen to anything Mary said.
Tom'un dinlemeyeceğini biliyordum.I knew Tom wasn't going to listen.
Biraz müzik dinlemek ister misin?Do you want to listen to some music?
Hangi şarkıyı dinlemek istiyorsun?What song do you want to listen to?
Ne dinlemek istersin?What do you want to listen to?
Ne dinlemek istiyorsun?What do you want to listen to?
Müzik dinlemek istiyorum.I'd like to listen to music.
Tom bir din adamı değildi.Tom wasn't a religious man.
Radyo dinleyebilir miyim?May I listen to the radio?
Neden dinlemedin?Why wouldn't you listen?
Hâlâ dinliyor musun?Are you still listening?
Biraz dinleneyim.Let me rest a little.
Sami, Leyla'nın dinliyor olduğunu düşündü.Sami thought Layla was listening.
Konuş. Dinliyorum.Talk. I'm listening.
Açıkla. Dinliyorum.Explain. I'm listening.
Tom dikkatlice dinledi, ama hiçbir şey duymadı.Tom listened carefully, but he didn't hear anything.
Geç kahvaltı için hiç Chuck's Diner'a gittin mi?Have you ever been to Chuck's Diner for brunch?
Tom, Mary'nin Chuck's Diner'da yemek yemesini istediğini biliyordu.Tom knew Mary wanted to eat at Chuck's Diner.